Aşk, iki düşüncenin aynı umudu paylaşacak kadar cesur olmasıdır.
Aşk
Gerçek aşk,
Birini değiştirmek değil,
Onun bütün renkleriyle hayata karışabilmektir.
Aşk
İnsan,
Kalbine iyi geleni
Tesadüf sanır.
Oysa bazı karşılaşmalar,
Kaderin
Sessiz imzasıdır.
Aşk
Bir çınar, rüzgârla uzun uzun konuştu bugün.
Ne dediğini anlamadım.
Ama dallarından düşen sessizlik,
gelip omzuma sen diye kondu.
Aşk
Bazı sevgiler,
çiçek gibi açmaz;
toprak gibi bekler.
Ve bekledikçe
daha derin,
daha gerçek,
daha sen olur.
Aşk
Sessiz Yıldız
Bir akşam, göğün en duru mavisinde
Adını taşıyan bir yıldız aradım.
Bulamadım.
Çünkü sen, gökte değil,
Kalbimin en derin gecesinde parlıyordun.
Rüzgâr geçti usulca çiçeklerin arasından,
Bir gül eğildi senin hayaline.
Ben o an anladım;
Sevgi, sesini yükseltmez,
Sessizce kök salar zamana.
Ey gönlümün en ince türküsü,
Bir bakışın baharı çoğaltır içimde.
Kuşlar uzak ülkelere uçsa da
Umut, senin gülüşünde yuva kurar.
Eğer yollar bir gün ayrılırsa,
Üzülmeyeceğim.
Çünkü gerçek aşk,
Aynı yolu yürümekten önce,
Aynı gökyüzüne inanabilmektir.
Yıllar saçlarımıza kar bırakabilir,
Irmaklar başka denizlere akabilir.
Ama kalbime bıraktığın ilk ışık,
Mevsimlerin silemeyeceği kadar derindir.
Ve bir gün yeniden karşılaşırsak,
Geçmişi konuşmayalım.
Sen yalnız gülümse.
Ben o gülüşten
Bir ömür daha çıkarırım.
Çünkü bazı aşklar,
Zamana karşı kazanılmış bir zafer değil;
Zaman geçtikçe güzelleşen
Sessiz bir duadır.
Aşk
Ey gönlümün en ince türküsü,
Bir bakışın baharı çoğaltır içimde.
Kuşlar uzak ülkelere uçsa da
Umut, senin gülüşünde yuva kurar.
Aşk
Sen, gökte değil,
Kalbimin en derin gecesinde parlıyordun.
Rüzgâr geçti usulca çiçeklerin arasından,
Bir gül eğildi senin hayaline.
Ben o an anladım;
Sevgi, sesini yükseltmez,
Sessizce kök salar zamana.
Aşk
Aşk üzerine çok söz söylenmiş.
Ben ise en doğru cümlenin,
Birlikte susabilen iki insan arasında
Kurulduğunu düşünüyorum.
Aşk
Şafak, ince bir ışıkla dokundu ufka,
Çiğ düştü güllerin mahcup yüzüne.
Bir serin rüzgâr geçti bahçemden,
Adını fısıldayarak gönlüme.
Aşk
Ey kalbimde baharı çoğaltan ses,
Bir bakışınla aydınlanır geceler.
Sensiz kalan saatler,
Yaprağını yitirmiş dallar gibi
Sessizce bekler.
Aşk
Sabahın Sessiz Gülü
Şafak, ince bir ışıkla dokundu ufka,
Çiğ düştü güllerin mahcup yüzüne.
Bir serin rüzgâr geçti bahçemden,
Adını fısıldayarak gönlüme.
Ey kalbimde baharı çoğaltan ses,
Bir bakışınla aydınlanır geceler.
Sensiz kalan saatler,
Yaprağını yitirmiş dallar gibi
Sessizce bekler.
Gökyüzü her sabah yeniden mavi,
Deniz her akşam yeniden derindir.
Fakat insanın bir kez sevdiği yürek,
Her mevsimde aynı umutla çarpar.
Ne yıldızlardan taç isterim,
Ne de uzak ufuklardan bir saray.
Birlikte yürüdüğümüz dar bir yol,
Bana bütün cihan kadar geniş gelir.
Bir gün zaman,
Saçlarımıza usulca ak düşürse de,
Sevdamızın kökü toprağın altında
Sessizce yeşermeye devam eder.
Çünkü gerçek aşk,
Geçici bir ateş değil;
Her sabah yeniden doğan güneş gibi,
Işığını eksiltmeden
Kalpten kalbe yürüyen bir ömürdür.
Aşk
Ey bakışıyla akşamı sabaha çeviren,
Kalbimin en ince telinde titreyen nağme;
Rüzgâr seni anlatırken yapraklara,
Zaman sustu, gölgeler döndü bir ilâhiye.
Aşk
Bir gün sonbahar iner dallarımıza,
Yapraklar usulca toprağa karışır.
Fakat içimde senin için yanan o ince kandil,
Hiçbir mevsimde sönmeyi bilmez.
Aşk
Bir fecir indi gönlümün ıssız ufkuna,
Güller, senin adınla uyandı bahçelerde.
Bir damla nur gibi düştün ruhuma,
Sessizlik bile çiçek açtı perdelerde.
Aşk
Hakiki aşk,
Zamanın eskitemediği bir mısradır;
Her okunuşunda yeniden doğan,
Her sessizlikte yeniden söylenen
Ebedî bir bahar şarkısıdır.
Aşk
Nehrin suları gibi durmadan akan ömür,
Her kıvrımında senden bir akis taşıdı.
Bir kuşun kanadında yükselen umut,
Baharın kokusunu teninden aldı.
Aşk
Sevmek,
Birini yanında tutmak değil,
Onu düşündüğünde
İçinde çoğalan iyiliği
Koruyabilmektir.
Bu yüzden,
Seni değil yalnız,
Seninle daha güzel olan
Dünyayı da seviyorum.
Aşk
Ben seni
Bir cümlede değil,
Bir susuşta sevdim.
Aşk
Sessiz Yıldız
Bu akşam, göğün en duru mavisinde
Adını taşıyan bir yıldız aradım.
Nedense bulamadım.
Çünkü sen, gökte değil,
Kalbimin en derin gecesinde parlıyordun.
Rüzgâr geçti usulca çiçeklerin arasından,
Bir gül eğildi senin hayaline.
Ben o an anladım;
Sevgi, sesini yükseltmez,
Sessizce kök salar zamana.
Ey gönlümün en ince türküsü,
Bir bakışın baharı çoğaltır içimde.
Kuşlar uzak ülkelere uçsa da
Umut, senin gülüşünde yuva kurar.
Eğer yollar bir gün ayrılırsa,
Üzülmeyeceğim.
Çünkü gerçek aşk,
Aynı yolu yürümekten önce,
Aynı gökyüzüne inanabilmektir.
Yıllar saçlarımıza kar bırakabilir,
Irmaklar başka denizlere akabilir.
Ama kalbime bıraktığın ilk ışık,
Mevsimlerin silemeyeceği kadar derindir.
Ve bir gün yeniden karşılaşırsak,
Geçmişi konuşmayalım.
Sen yalnız gülümse.
Ben o gülüşten
Bir ömür daha çıkarırım.
Ve bazı aşklar,
Zaman geçtikçe güzelleşen
Sessiz bir duadır.
Aşk
Bir çınar akşamı taşıyordu omuzlarında,
Ben ise adını.
Şehir, yavaş yavaş ışıklarını yakarken
Kalbim, sana açılan bir pencere oluyordu.
Deniz, kıyıya değil,
İçimde büyüyen sessizliğe vuruyordu.
Bir martı geçti göğün mavi defterinden;
Kanadında, sana söyleyemediğim bir cümle vardı.
Sen gülünce
Yağmur, ıslanmayı unuttu.
Çiçekler renklerini değil,
Beklemeyi öğrendi.
Aşk,
Bir ömrü aynı evde geçirmek değil;
Bir bakışı, yıllar geçse de
İlk kez görüyormuş gibi taşıyabilmektir.
Adını hiçbir şiire yazmadım.
Kelimeler seni eksiltir diye korktum.
Bu yüzden seni,
Her sustuğum yerde
Yeniden söyledim.
Ve biliyorum...
Bir gün bütün sokaklar unutulsa bile,
Bir kalbin diğerine bıraktığı sıcaklık
Yeryüzünün en uzun şiiri olarak kalacak.
Aşk
Sen gülünce
Yağmur, ıslanmayı unuttu.
Çiçekler renklerini değil,
Beklemeyi öğrendi.
Aşk
Bir çınar akşamı taşıyordu omuzlarında,
Ben ise adını.
Şehir, yavaş yavaş ışıklarını yakarken
Kalbim, sana açılan bir pencere oluyordu.
Deniz, kıyıya değil,
İçimde büyüyen sessizliğe vuruyordu.
Bir martı geçti göğün mavi defterinden;
Kanadında, sana söyleyemediğim bir cümle vardı.
Aşk
Bir Çınar
Bir çınar akşamı taşıyordu omuzlarında,
Ben ise adını.
Şehir, yavaş yavaş ışıklarını yakarken
Kalbim, sana açılan bir pencere oluyordu.
Deniz, kıyıya değil,
İçimde büyüyen sessizliğe vuruyordu.
Bir martı geçti göğün mavi defterinden;
Kanadında, sana söyleyemediğim bir cümle vardı.
Aaaaaaaaaaaaşk
Ve biliyorum...
Bir gün bütün sokaklar unutulsa bile,
Bir kalbin diğerine bıraktığı sıcaklık
Yeryüzünün en uzun şiiri olarak kalacak.
Ooooooooooyyyyy
Ve biliyorum...
Bir gün bütün sokaklar unutulsa bile,
Bir kalbin diğerine bıraktığı sıcaklık
Yeryüzünün en uzun şiiri olarak kalacak.
Sen gülünce
Yağmur, ıslanmayı unuttu.
Çiçekler renklerini değil,
Beklemeyi öğrendi.
Aşk,
Bir ömrü aynı evde geçirmek değil;
Bir bakışı, yıllar geçse de
İlk kez görüyormuş gibi taşıyabilmektir.
Bu yüzden seni,
Her sustuğum yerde
Yeniden söyledim.
Aaaaaaaaaaaaşk
Ve biliyorum...
Bir gün bütün sokaklar unutulsa bile,
Bir kalbin diğerine bıraktığı sıcaklık
Yeryüzünün en uzun şiiri olarak kalacak.
Ooooooooooyyyyy
Ve biliyorum...
Bir gün bütün sokaklar unutulsa bile,
Bir kalbin diğerine bıraktığı sıcaklık
Yeryüzünün en uzun şiiri olarak kalacak.
Aşk
Ben seni,
çiçek bahçelerinde değil,
Hayata karşı dimdik duran
bakışlarında sevdim.
Aşk
Yarın seni görür müyüm, bilmiyorum.
Ama bilirim,
Bir insanın aklına günde birkaç kez aynı gülüş düşüyorsa,
Hayat, ona gizlice çiçek açıyordur.
Ben seni,
Şiir olsun diye değil,
Hayat biraz daha güzel olsun diye seviyorum.
Aşk
İnsan,
En büyük savaşını başkalarıyla değil,
Kendi kalbindeki korkularla verir.
Sen,
O savaşı kazandıran bir zafer değildin.
Sen,
Savaşmayı gereksiz kılan huzurdun.
Aşk
İnsan bazen, gideni değil, onun bıraktığı alışkanlıkları özlüyor.
Aşk
Bir zamanlar yanında olduğum insanı unutmak istemiyorum.
Aşk
Bir Çınarın Gölgesinde Sen
Bir çınar akşamı taşıyordu omuzlarında,
Ben ise adını.
Şehir, yavaş yavaş ışıklarını yakarken
Kalbim, sana açılan bir pencere oluyordu.
Deniz, kıyıya değil,
İçimde büyüyen sessizliğe vuruyordu.
Bir martı geçti göğün mavi defterinden;
Kanadında, sana söyleyemediğim bir cümle vardı.
Sen gülünce
Yağmur, ıslanmayı unuttu.
Çiçekler renklerini değil,
Beklemeyi öğrendi.
Aşk,
Bir ömrü aynı evde geçirmek değil;
Bir bakışı, yıllar geçse de
İlk kez görüyormuş gibi taşıyabilmektir.
Adını hiçbir şiire yazmadım.
Kelimeler seni eksiltir diye korktum.
Bu yüzden seni,
Her sustuğum yerde
Yeniden söyledim.
Ve biliyorum...
Bir gün bütün sokaklar unutulsa bile,
Bir kalbin diğerine bıraktığı sıcaklık
Yeryüzünün en uzun şiiri olarak kalacak.
Aşk
Seni sevmek,
Bir duygunun peşinden gitmek değildi.
Bir hakikatin kapısını aralamaktı.
İnsan, en büyük yalnızlığını kalabalıkların içinde yaşar.
Ve bazen tek bir bakış, bütün kütüphanelerden daha çok şey öğretir.
Aşk
Kalbin Kütüphanesi
Seni sevmek,
Bir duygunun peşinden gitmek değildi.
Bir hakikatin kapısını aralamaktı.
İnsan, en büyük yalnızlığını kalabalıkların içinde yaşar.
Ve bazen tek bir bakış, bütün kütüphanelerden daha çok şey öğretir.
Aşk...
Kör bir teslimiyet değildir.
İki ruhun, birbirinin düşüncesine de emanet olabilmesidir.
Sen bana yalnız sevmeyi değil,
Severken kendime yalan söylememeyi de öğrettin.
Çünkü gerçek sevgi, insanı küçültmez.
Onu, kendi ufkuna doğru büyütür.
Bir gün bütün kitaplar toza dönüşse bile,
Kalpte dürüstçe yazılmış tek bir cümle,
Yüzyılları aşar.
Ben seni,
Yalnız gözlerin için değil,
Beni hakikate bir adım daha yaklaştıran sessiz cesaretin için sevdim.
Ve anladım ki,
Aşk,
İki kalbin karşılaşması kadar,
İki vicdanın aynı ışığa inanmasıdır.
Aşk
Belki aşk,
ölçülebilen bir kuvvet değildir.
Ama insanın
en ağır yüklerini
en hafif hâline getiren
görünmez bir enerjidir.
Bir gün
bütün denklemler
yeniden yazılsa bile,
Bir kalbin
başka bir kalbe
dürüstçe yönelişi,
Evrenin değişmeyen
en zarif sabiti olarak kalacaktır.
Aşk
Sana baktığım her an,
Işığın hızını değil,
Umudun sessiz yayılışını
öğreniyorum.
Çünkü gerçek sevgi,
Evrenin en küçük sırrı kadar ince,
En büyük galaksisi kadar
sonsuzdur.
Aşk
Akşam, usulca kondu çınar dallarına,
Gökyüzü sessiz bir maviye çekildi.
Bir kuş, günün son türküsünü söylerken,
Kalbim senin adınla yeniden dirildi.
Ne çok mevsim geçti bu sokaklardan,
Yağmurlar indi, rüzgârlar dindi.
Fakat içimde açan o ilk bahar,
Senin gülüşünle hep taze kaldı.
Aşk
Yağmur ince ince konuşuyordu camlarla.
Her damla, unuttuğum bir cümlenin devamıydı.
Sen gülümsedin;
Gökyüzü mavi kalmadı artık,
Biraz umut, biraz hasret oldu.
Aşk
Sen Geçince
Şehir, sen geçince akşamı biraz daha yavaş giyindi.
Bir martı, denizi değil, içimdeki uzaklığı çizdi.
Çınarın gölgesi uzadı kaldırımlara;
Ben, adını söylemeden seni çoğalttım.
Yağmur ince ince konuşuyordu camlarla.
Her damla, unuttuğum bir cümlenin devamıydı.
Sen gülümsedin;
Gökyüzü mavi kalmadı artık,
Biraz umut, biraz hasret oldu.
Bir fincan çayın buharında
Yüzünün silik bir izi dolaştı.
Dokunmadım.
Bazı güzellikler,
Yalnız uzaktan sevilince eksilmez.
Aşk,
Bir kalbi fethetmek değil;
Onun sessizliğine incelikle misafir olabilmektir.
Bana, "Seni en çok ne değiştirdi?" diye sordular.
Ne zaman,
Ne yollar,
Ne de yıllar...
Yalnızca bir gün,
Gözlerimin içine bakıp
Hiçbir şey söylemeyen
Sen.
Çünkü bazı insanlar,
Bir ömre sığmayacak şiirleri
Tek bir bakışla yazarlar.
Aşk
Son Işığın Gülü
Akşam, usulca kondu çınar dallarına,
Gökyüzü sessiz bir maviye çekildi.
Bir kuş, günün son türküsünü söylerken,
Kalbim senin adınla yeniden dirildi.
Ne çok mevsim geçti bu sokaklardan,
Yağmurlar indi, rüzgârlar dindi.
Fakat içimde açan o ilk bahar,
Senin gülüşünle hep taze kaldı.
Bir pencereye düşen gün ışığı gibi
Ansızın girdin ömrümün içine.
O günden beri her sabah,
Dünya biraz daha umutla uyandı.
Büyük sözler bilmem ben.
Göğü avuçlarıma sığdıramam.
Ama elini tutarken duyduğum huzur,
Bütün yıldızlardan daha yakındı bana.
Gün gelir saçlarımız beyazlar,
Takvimler sessizce eksilir.
Yine de gerçek sevda,
Yılların değil,
Birlikte çoğalan yüreğin eseridir.
Ve ömrümün en son akşamında,
Pencereyi yine sana doğru açarım.
Çünkü bazı aşklar,
Bir ömür yaşanır;
Ama her gün
İlk kez sevilirmiş gibi çiçek açar.
Aşk
Bana, "Seni en çok ne değiştirdi?" diye sordular.
Ne zaman,
Ne yollar,
Ne de yıllar...
Yalnızca bir gün,
Gözlerimin içine bakıp
Hiçbir şey söylemeyen
Sen.
Çünkü bazı insanlar,
Bir ömre sığmayacak şiirleri
Tek bir bakışla yazarlar.
Aşk
Seni düşündüğüm her akşam
içimdeki şehir yeniden kuruluyor;
sokaklar aynı,
ışıklar aynı,
ama ben artık
hangi evde oturduğumu bilmiyorum.
Aşk
Bana "Neyi bekliyorsun?" dediler.
Beklemek değildi belki;
bir insanın,
bir başka insanın sesinde
kendi kayboluşunu bulmasıydı.
Ne mevsimler kurtardı beni,
ne de uzak yolların gösterişli hüznü.
Yalnızca sen,
bir akşamüstü
hiçbir şey söylemeden
içimdeki bütün şehirleri yerinden oynattın.
Aşk
Bana, "Seni ne değiştirdi?" dediler.
Uzun uzun düşündüm;
İnsan bazen bir ömrü,
Bir soruya sığdırmak zorunda kalıyor.
Ne trenler,
Ne mevsimler,
Ne de o çok konuşulan kader...
Yalnızca bir gün,
Bana bakıp
Sanki hiçbir şey olmamış gibi
Geçip giden
Sen.
Aşk
Sen Geçince
Şehir, sen geçince, biraz utanırdı kendinden.
Kaldırımlar ceketinin düğmesini ilikler gibi susardı.
Bir martı, denizi değil, benim içimdeki boşluğu dolaşırdı.
Ben de, her zamanki gibi,
Seni düşünmenin ciddi bir iş olduğuna inanırdım.
Yağmur, camlara küçük notlar bırakıyordu.
Okumadım;
Zaten bazı cümleler,
İnsan onları anlamasın diye yazılır.
Sen güldün.
Gökyüzü, o anda,
Biraz fazla mavi, biraz fazla yalnız kaldı.
Bir fincan çayın üstünde
Yüzünün buğulu bir ihtimali duruyordu.
Elimi uzatmadım.
Çünkü ben,
En çok dokunamadığım şeyleri seviyorum;
Bu da bende kalan eski bir alışkanlık.
Aşk dediğin,
Kalbin kapısını çalıp içeri buyur etmek değil;
Kendi evinde yabancı gibi oturmayı öğrenmektir.
Ben bunu senden önce bilmiyordum,
Senden sonra da tam öğrenemedim.
Bana, "Seni ne değiştirdi?" dediler.
Uzun uzun düşündüm;
İnsan bazen bir ömrü,
Bir soruya sığdırmak zorunda kalıyor.
Ne trenler,
Ne mevsimler,
Ne de o çok konuşulan kader...
Yalnızca bir gün,
Bana bakıp
Sanki hiçbir şey olmamış gibi
Geçip giden
Sen.
Çünkü bazı insanlar,
Bir odanın ışığını değil,
İçindeki karanlığın şeklini değiştirir.
Ve ben,
O günden beri,
Kendime biraz daha geç kalan biriyim.
Aşk
Aşk dediğin,
Kalbin kapısını çalıp içeri buyur etmek değil;
Kendi evinde yabancı gibi oturmayı öğrenmektir.
Ben bunu senden önce bilmiyordum,
Senden sonra da tam öğrenemedim.
Aşk
İnsan, en çok sevdiğiyle sınanır;
ve en derin yara, adını söyleyemediği sevgidir.
Aşk
Sen, beyaz bir sabah gibi, içime doğdun;
ne ateş kaldı ne de gece, yalnızca arınmış bir sessizlik.
Ben o sessizliğin içinde, adını dua gibi taşıdım,
göğsümde bir kandil, dudaklarımda titrek bir ışıkla.
Aşk
Kaderin ciddi yüzüne küçük bir gülüş kondurdun,
ve ben, en soğuk gerçeği bile seninle ısıttım.
Aşk
Evrenin en büyük sırrı, iki kalbin anlaşmasıdır.
Aşk
İnsan, çoğu kez yıldızlarda arar,
oysa benim gerçeğim, gözlerinin içinde doğar.
Aşk
Bir gün bana, "Aşk nedir?" diye sordular.
Uzun uzun düşünmedim.
"Bir insanın, başkasının sessizliğinde kendini evinde hissetmesidir," dedim.
Aşk
İnsan bazen, bir ömrü değiştirecek mutluluğu en sıradan hareketlerde buluyor.
Şimdi yağmur yağıyor.
Camlarda ince izler bırakıyor.
Hayat da böyle değil mi?
Geçiyor...
Ama bazı insanlar, geçip gitmiyor.
İçimizde, her mevsim aynı pencereye sessizce ışık oluyorlar.
Aşk
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 12:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!