GECE
Gece ilerledi.
Şehir sustu.
Saatler kendi işine devam etti.
Ama kalbim,
senin bir bakışını
bir ömre yetecek kadar uzun saydı.
Şimdi hangi sokağa çıksam
biraz sen yürüyorsun önümde.
Bir kuşun kanadında,
bir çınarın gölgesinde,
bir çocuğun kahkahasında...
Oooooooooyyyy
Sen gelince
ev büyümedi,
şehir değişmedi,
gökyüzü yeni bir renk bulmadı.
Yalnızca sıradan şeyler
ilk kez kıymet kazandı.
Aaaaaaaaaaşşk
Sen gelince
ev büyümedi,
şehir değişmedi,
gökyüzü yeni bir renk bulmadı.
Yalnızca sıradan şeyler
ilk kez kıymet kazandı.
Bir gün bana,
"Sevgi nedir?" diye sordular.
"İşte," dedim,
Sen gidince
dünya yerinde kaldı.
Ama gölgeler,
insanların ayaklarına değil,
özlemlerine yapışmaya başladı.
Oooooooooyyyy
Sen gelince
ev büyümedi,
şehir değişmedi,
gökyüzü yeni bir renk bulmadı.
Yalnızca sıradan şeyler
ilk kez kıymet kazandı.
Aaaaaaaaaaşşk
Sen gelince
ev büyümedi,
şehir değişmedi,
gökyüzü yeni bir renk bulmadı.
Yalnızca sıradan şeyler
ilk kez kıymet kazandı.
Aşk
Bir gün yollarımız
aynı gölgeye düşerse,
sana "Seni özledim," demem.
"Bak,"
derim,
"Hayat,
bunca gürültü çıkardı,
ama ben hâlâ
senin sustuğun yeri
en güvenli cümlem sanıyorum."
Aşk
Geç Kalan Kalp
İnsan, bazı kapıları çalmaz.
Çünkü içeriden gelecek sesi
kaldıramayacağını bilir.
Ben seni böyle sevdim.
Ne büyük bir cesaretle,
ne de büyük bir korkuyla.
Daha çok,
kendi sessizliğime yakalanmış gibi.
Bazen düşünüyorum;
Belki de seni değil,
senin yanındayken
inandığım insanı özlüyorum.
Ne tuhaf...
Bir insan,
bir başkasının gözlerinde
kendine ait bir çocukluk bulabiliyor.
Sonra hayat geliyor.
Masaya faturalar bırakıyor,
takvimler asıyor duvarlara,
aynaları yaşlandırıyor.
Ama senin gülüşün,
bütün bu ciddi eşyaların arasında
fazla masum kalıyor.
Kimseye söylemedim.
Çünkü aşk,
ilan edilince büyüyen değil,
içinde sessizce kök salan bir ağaçtır.
Bir gün yollarımız
aynı gölgeye düşerse,
sana "Seni özledim," demem.
"Bak,"
derim,
"Hayat,
bunca gürültü çıkardı,
ama ben hâlâ
senin sustuğun yeri
en güvenli cümlem sanıyorum."
Ve belki de
aşk dediğimiz şey,
İki insanın
birbirini değiştirmesi değil;
Birbirinin yarım kalmış hikâyesini
yargılamadan okuyabilmesidir.
Aşk
Belki de
aşk dediğimiz şey,
İki insanın
birbirini değiştirmesi değil;
Birbirinin yarım kalmış hikâyesini
yargılamadan okuyabilmesidir.
Aşk
Sana rastladığım gün,
Akıl sustu demeyeceğim.
Hayır.
Akıl ilk kez, kendinden kuşku duymayı öğrendi.
Çünkü insan,
En sağlam düşüncesini bile
Bir tek bakış uğruna
Yeniden kurabiliyor.
Aşk
Kalbin Deneyi
Sana rastladığım gün,
Akıl sustu demeyeceğim.
Hayır.
Akıl ilk kez, kendinden kuşku duymayı öğrendi.
Çünkü insan,
En sağlam düşüncesini bile
Bir tek bakış uğruna
Yeniden kurabiliyor.
Seni sevmek,
Bir inanca teslim olmak değildi.
Her gün,
Aynı hakikati
Yeni bir soruyla sınamaktı.
Sen güldüğünde,
Dünya daha güzel olmuyordu.
Ama ben,
Dünyaya daha dikkatli bakıyordum.
Belki de aşk,
Eşyayı değiştirmez.
Bakanı değiştirir.
Bir çiçek,
Dün de aynı çiçekti.
Fakat onu seninle gördüğüm gün,
İlk kez açtığını sandım.
İnsan,
Sevdiği kişiyi tanırken
Aslında kendi sınırlarını keşfediyor.
Ve ben,
Sende kusursuzluğu değil,
Sürekli öğrenmeye çağıran
O derin insanlığını sevdim.
Çünkü gerçek aşk,
Kalbin akla karşı zaferi değildir.
Akıl ile kalbin,
Aynı hakikatin önünde
Birlikte hayran kalabilmesidir.
Aşk
Gerçek aşk,
Kalbin akla karşı zaferi değildir.
Akıl ile kalbin,
Aynı hakikatin önünde
Birlikte hayran kalabilmesidir.
Aşk
Belki de aşk,
Eşyayı değiştirmez.
Bakanı değiştirir.
Bir çiçek,
Dün de aynı çiçekti.
Fakat onu seninle gördüğüm gün,
İlk kez açtığını sandım.
Aşk
Sevgi,
Sözlerin değil,
Omuz omuza taşınan günlerin adıdır.
Bir insan,
Başka bir insanın
Umudunu büyütebildiyse,
Hiç yaşamamış sayılmaz.
Aşk
Bana dediler ki,
"Aşkı göster."
Gülümsedim.
Hakikatin en derin hâlleri, gözle değil, yaşanarak anlaşılır.
Bir düşünce gibi girdin ömrüme.
Önce itiraz ettim.
Çünkü akıl, alışık olmadığı ışığa şüpheyle yaklaşır.
Sonra fark ettim;
İnsan, en sağlam inançlarını bile bir tek içten bakış karşısında yeniden kurabilir.
Aşk
Sevginin Kanıtı
Bana dediler ki,
"Aşkı göster."
Gülümsedim.
Hakikatin en derin hâlleri, gözle değil, yaşanarak anlaşılır.
Bir düşünce gibi girdin ömrüme.
Önce itiraz ettim.
Çünkü akıl, alışık olmadığı ışığa şüpheyle yaklaşır.
Sonra fark ettim;
İnsan, en sağlam inançlarını bile bir tek içten bakış karşısında yeniden kurabilir.
Seni sevmek,
Bir hükme varmak değildi.
Her gün, aynı soruyu daha güzel bir cevapla yeniden sormaktı.
Bir çiçeğin neden açtığını botanik açıklar.
Ama bir insanın, başka bir insanın yanında neden huzur bulduğunu,
Hiçbir kitap tam olarak açıklayamaz.
Belki de aşk,
Bilginin bittiği yerde başlayan bir cehalet değildir.
Bilginin, hayranlığa dönüştüğü en sessiz andır.
Ve şimdi anlıyorum:
Kalp, aklın rakibi değildir.
İyi sevildiğinde,
İkisi de aynı gerçeğe farklı kapılardan ulaşır.
Aşk
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 22:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!