Aşk,
esaretin en zarif adı değil;
iki özün
birbirinin sınırlarına
saygıyla dokunabilme sanatıdır.
Aşk
Seni sevmek,
Bir duyguya teslim olmak değil,
İnsan olmanın
En adil biçimini
Kalbimde yaşamaktır.
Aşk
Ey sevgili,
Kalbim senin için
Taht kurmadı.
Bir pencere açtı.
İstersen gel diye.
Çünkü davet,
Emirden daha güçlüdür.
Aşk
Rüzgâr,
bir çınarı eğebilir
ama köklerini
ikna edemez.
İnsan da
korkuyla susturulabilir;
fakat yalnızca sevgiyle
içten konuşur.
Bir nehir
kıyılarını zorla seçmez,
akışıyla biçim verir.
Gerçek sevgi de
baskıyla değil,
sabırla yol açar.
Aşk
Aşk,
iki insanın birbirini seyretmesi değil,
aynı gün batımında
farklı gölgeler bırakırken
aynı ışığa inanabilmesidir.
Aşk
SERÇE
Bir serçe,
çatının kenarında
dünyaya yeniden inanıyordu.
Ben de
gözlerine.
Çünkü bazı bakışlar,
yalnız insanı değil,
zamanı da iyileştirir.
Aaaaaaaaaaşk
Ey sevgili,
Kalbim senin için
Taht kurmadı.
Bir pencere açtı.
İstersen gel diye.
Çünkü davet,
Emirden daha güçlüdür.
Ooooooooooyyyy
Ey sevgili,
Kalbim senin için
Taht kurmadı.
Bir pencere açtı.
İstersen gel diye.
Çünkü davet,
Emirden daha güçlüdür.
Gerçek dediğimiz şey,
Belki de
İki kişinin aynı anı
Farklı biçimde hatırlamasıdır.
Ama sevgi,
Hatırlamanın değil,
Anlamaya çalışmanın adıdır.
Aaaaaaaaaaşk
Ey sevgili,
Kalbim senin için
Taht kurmadı.
Bir pencere açtı.
İstersen gel diye.
Çünkü davet,
Emirden daha güçlüdür.
Ooooooooooyyyy
Ey sevgili,
Kalbim senin için
Taht kurmadı.
Bir pencere açtı.
İstersen gel diye.
Çünkü davet,
Emirden daha güçlüdür.
Aşk
Zamana Karşı Bir Yemin
Ey sevgili,
Gece, yıldızlarını göğün siyah tacına dizerken
Adın düşer kalbimin sessiz tahtına.
Şafak, altın kapılarını açsa da
Benim günüm gözlerinle başlar.
Güller güzellikleriyle övünsün,
Ay kendi ışığını gecenin üzerine serpsin;
Hiçbiri senin bir bakışında
Kalbimde açan baharı taşıyamaz.
Zaman acımasızdır sevgilim;
Sarayları yıkar, taşları aşındırır,
En parlak yüzlere
Yılların ince çizgisini işler.
Fakat sana verdiğim sevgi
Ne mermerden bir heykeldir
Ne de rüzgârın savuracağı bir yaprak.
O, toprağın altında
Karanlığa rağmen büyüyen bir köktür.
Eğer kader önümüze
Binlerce uzaklık koyarsa,
Ben yine aynı yıldızın altında
Sana sadık kalırım.
Çünkü gerçek aşk,
Yol kısayken verilen söz değildir;
Yol uzadığında da
Bozulmayan yemindir.
Bir gün saçlarımız
Gecenin rengine bürünürse,
Ellerimiz yılların haritasını taşırsa,
Sana ilk baktığım günü
Yine hatırlayacağım.
Ve zaman bana,
"Artık yeter," dediğinde,
Kalbim ona şöyle cevap verecek:
"Sen yılları sayabilirsin;
Ben seni."
Çünkü aşk,
Ömrün içinde geçen bir mevsim değil,
Ömrün kendisine
Anlam veren şiirdir.
Aşk
Sana inanmak,
Gözlerimi kapatmak değildi;
Aksine,
Dünyanın bütün gürültüsüne rağmen
Kalbimin sesini duyabilmekti.
Aşk
Kalbin İnancı
Sana inanmak,
Gözlerimi kapatmak değildi;
Aksine,
Dünyanın bütün gürültüsüne rağmen
Kalbimin sesini duyabilmekti.
İnsan bazen
Kendi içinde bir mahkeme kurar.
Bir yanı korkar,
Bir yanı gitmek ister,
Bir yanı kalmayı savunur.
Ben o mahkemede
Seni değil,
Kendi sevgimi sorguladım.
Ve sonunda anladım:
Gerçek sevgi,
Şüphelerin hiç olmadığı yer değil;
Şüphelerin arasında bile
Doğru bildiğinden vazgeçmemektir.
Sana zincir vurmadım.
Çünkü sevgi,
Bir insanı kendine bağlamak değil,
Onun özgürlüğüne rağmen
Yanında kalmayı seçmesidir.
Bir gün yollarımız
Fırtınalarla ayrılırsa,
Kalbimdeki iyiliği
Sana karşı bir silaha çevirmeyeceğim.
Çünkü sevgi,
Kazanmaktan daha büyüktür;
Bazen haklı olabilecekken
Kırmamayı seçmektir.
Ve eğer bana
"Aşkın kanıtı nedir?" diye sorarlarsa,
Seni gösteremem.
Bir fotoğraf,
Bir yemin,
Bir söz yetmez buna.
Sadece şunu söylerim:
Bir insanın kalbinde
iyiliği çoğaltıyorsan,
orada sevgi vardır.
Benim kalbimde
Senin bıraktığın şey tam olarak bu:
Daha iyi bir insan olma arzusu.
Aşk
Eğer bana
"Aşkın kanıtı nedir?" diye sorarlarsa,
Seni gösteremem.
Bir fotoğraf,
Bir yemin,
Bir söz yetmez buna.
Sadece şunu söylerim:
Bir insanın kalbinde
iyiliği çoğaltıyorsan,
orada sevgi vardır.
Benim kalbimde
Senin bıraktığın şey tam olarak bu:
Daha iyi bir insan olma arzusu.
Aşk
Sana Ayrılan Akşam
Bu akşam yine seni düşündüm,
Güneş denize inerken yavaşça.
Gökyüzü turuncuya döndü,
Ben içimde sana biraz daha yaklaştım.
Bilmem kaçıncı kez
Adını söylemeden sevdim seni.
Çünkü bazı aşklar vardır,
İnsan onları anlatmaya başlayınca
Kendi sessizliğini kaybeder.
Bir yağmur başladı sonra.
Sokaklar ıslandı,
Çınarların yaprakları titredi.
Ben camın önünde durup
Sana ulaşmayan bütün yolları düşündüm.
Ama umudumu kaybetmedim.
Çünkü seninle öğrendim;
Beklemek bazen özlemek değildir,
Bir güzelliğin gerçekleşeceğine
Kalpten inanmaktır.
Yıllar geçecek, biliyorum.
Yüzümüzde zamanın ince izleri,
Saçlarımızda mevsimlerin rengi olacak.
Belki yürümek bile
Bugünkü kadar kolay olmayacak.
Ama sen yanımda olursan,
Bir bankta oturup
Denizi seyretmek bile
Bana koca bir ömür gibi gelecek.
Ben senden büyük şeyler istemiyorum.
Bir sabah uyanınca
Sesini duymak,
Akşam eve dönerken
Gözlerine rastlamak,
Bir fincan çayı paylaşırken
Elinin elimde olduğunu bilmek...
İşte benim aşk dediğim bu.
Ve günün birinde
Bütün kelimeler tükenirse,
Sana söyleyecek tek bir cümlem kalacak:
“Ben seni,
hayatın bana verdiği en güzel ihtimal değil,
gerçekleşmiş en güzel mucize olarak sevdim.”
Aşk
“Ben seni,
hayatın bana verdiği en güzel ihtimal değil,
gerçekleşmiş en güzel mucize olarak sevdim.”
Aşk
Ben senden büyük şeyler istemiyorum.
Bir sabah uyanınca
Sesini duymak,
Akşam eve dönerken
Gözlerine rastlamak,
Bir fincan çayı paylaşırken
Elinin elimde olduğunu bilmek...
Aşk
Aşkın Dipnotu
Seni sevmek,
Bir cümle kurmak değildi.
Bir ömrün bütün kelimelerini
Yeniden anlamlandırmaktı.
Ben seni,
Kalabalıkların ortasında
Kendime bile yabancılaştığım
O uzun akşamlarda buldum.
Sen bir insan değildin yalnız;
İçimde yıllardır kapalı duran
Bir kitabın
İlk kez açılan sayfasıydın.
Her bakışın,
Unuttuğum bir kelimeyi
Hatırlattı bana.
Her susuşun,
Bir kütüphanenin gecesinde
Yanıp sönen tek lambaydı.
Aşkı eskiden
İki kalbin birbirine yaklaşması sanırdım.
Yanılmışım.
Aşk,
İki yalnızlığın
Birbirini anlamaya
Cesaret etmesidir.
Sen geldin;
Dünyam genişlemedi.
Dünyaya bakışım değişti.
Aynı sokak,
Aynı gökyüzü,
Aynı insanlar...
Fakat hepsinin ardında
Yeni bir anlam vardı.
Belki de sevgi,
İnsana başka bir insanı değil,
Kendisinin daha derinini gösteren
Bir aynadır.
Bu yüzden senden
Sonsuza kadar kalmanı istemiyorum.
Kalmak,
Aşkın şartı değildir.
Yeter ki gittiğin yerde
Bende uyandırdığın iyiliği
Yanında taşı.
Çünkü gerçek sevgi,
Bir insanın hayatında
İsim bırakmak değil;
Onun ruhunda
Bir ışık yakmaktır.
Ve ben,
Seni sevdiğim günden beri
Kendimi biraz daha
Okuyabiliyorum.
Aşk
Aşkın Çıplak Gerçeği
Sana saraylar kurmadım.
Çünkü aşkın
Duvarlara ihtiyacı yok.
Bir gölgede oturduk,
Güneşi seyrettik.
Sen bana
"Mutluluk nedir?" diye sordun.
Dedim ki:
Yanında susabildiğim
Ve susarken de
Hiçbir şey kaybetmediğim
O an.
Ne altın istedim senden,
Ne yeminler,
Ne de sonsuza kadar sürecek
Büyük sözler.
Çünkü sonsuzluk,
İnsanın elinde değil.
Ama bugün,
Seninle aynı ekmeği bölmek,
Aynı gökyüzüne bakmak,
Aynı rüzgârı yüzümüzde hissetmek
Bizim elimizde.
İnsan sevdiğini
Kendine bağlamamalı.
Kuşu kafese koyarsan
Şarkısını değil,
Özgürlüğünü susturursun.
Ben seni
Yanımda kal diye değil,
İstersen git diye sevdim.
Ve sen kaldığında
Anladım:
Gerçek sevgi,
Birini tutabilmek değil;
Serbest bıraktığında bile
Geri dönmesine
İhtiyaç duymayacak kadar
Güvenebilmektir.
Dünyanın bütün zenginliklerini
Önüme koysalar,
Yine seninle
Bir taşın üzerinde oturmayı seçerim.
Çünkü aşk,
Sahip olduğumuz şeylerin çoğalması değil;
İhtiyaç duyduğumuz şeylerin azalmasıdır.
Ve insan,
Sevdiğinin yanında
Hiçbir şeye sahip olmadan da
Kendini zengin hissediyorsa,
Belki de
Gerçekten sevmiştir.
Aşk
Gerçek sevgi,
Birini tutabilmek değil;
Serbest bıraktığında bile
Geri dönmesine
İhtiyaç duymayacak kadar
Güvenebilmektir.
Aşk
Bir Günün İçinde Bir Ömür
Seni sevdiğimi sana söylemedim çünkü bazen insan söylemek istediği şeyi söylemek için tam doğru anı bekler ve o an geldiğinde artık söyleyecek hiçbir şeyi kalmamış gibi hisseder ama yine de susmanın da bir çeşit konuşmak olduğunu bilmek gerekir çünkü sen karşımda dururken gözlerinin içinde öyle uzun bir yol vardı ki ben o yolu yürümek yerine orada kalmayı tercih ettim ve belki de aşk dediğimiz şey tam olarak budur insanın bir yere varmak yerine sevdiği kişinin yanında kalmayı seçmesi
Sonra zaman geçti
Bunu herkes bilir
Fakat zamanın geçmesiyle bazı şeylerin kaybolduğunu sanmak yanlıştır çünkü insan sevdiği birini unutmaz yalnızca onu hatırlama biçimini değiştirir ve ben seni bugün ilk gördüğüm günkü gibi değil ilk gördüğüm günün bende bıraktığı insan olarak seviyorum
Bir gün yağmur yağdı
Sen pencereye yaklaştın
Ben dışarı baktım
İkimiz de aynı şeyi gördük ama başka başka şeyler düşündük ve aşkın tuhaflığı da burada değil midir iki insanın aynı manzaraya bakıp birbirinden farklı anlamlar çıkarmasına rağmen yine de yan yana kalabilmesi
Bana bir gün
"Benim için ne ifade ediyorum?" diye sorarsan
Sana uzun bir cevap vermeyeceğim
Çünkü insanın sevdiği kişiye verebileceği en dürüst cevap bazen şudur:
Sen hayatımın anlamı değilsin
Ama sen geldikten sonra
Hayatımın anlamlarını
Daha dikkatli aramaya başladım.
Ve belki de gerçek aşk budur
Bir insanın hayatımıza gelip bütün sorularımızı cevaplaması değil
Bizi kendi sorularımızdan korkmamayı öğretmesi
Şimdi yanımda olsan
Sana yine hiçbir şey söylemezdim
Sadece oturur
Birlikte susardık
Çünkü bazı sevgiler
Konuşarak değil
Aynı sessizliğe iki kişi sığabildiğinde
Gerçek olur.
Aşk
Herkes bilir zamanın geçmesiyle bazı şeylerin kaybolduğunu sanmak yanlıştır çünkü insan sevdiği birini unutmaz yalnızca onu hatırlama biçimini değiştirir ve ben seni bugün ilk gördüğüm günkü gibi değil ilk gördüğüm günün bende bıraktığı insan olarak seviyorum
Aşk
Bazı sevgiler
konuşarak değil,
aynı sessizliğe
iki kişi sığabildiğinde
gerçek olur.
Aşk
Kalabalığın İçinde İki Kişi
Kalabalıkların içinde
İnsan kendini kolayca kaybeder.
Binlerce ses,
Tek bir insanın sessizliğini
Bastırabilir.
Sen geldin.
Kalabalık hâlâ oradaydı,
Ama ben ilk kez
Bir kişinin sesini
Bütün dünyadan ayırabildim.
Aşk,
Bana göre artık
İki insanın birbirine sahip olması değil;
Kalabalığın içinden
Birbirini seçebilmesidir.
Çünkü insan
Sevdiği kişiyi bulduğunda
Dünyayı terk etmez.
Sadece dünyanın gürültüsüne
Artık teslim olmaz.
Senin yanında
Kendimi daha büyük hissetmedim.
Daha gerçek hissettim.
Maskelerim azaldı,
Gösterme ihtiyacım sustu,
Kendimi kanıtlama isteğim
Bir kenara çekildi.
Bir insanın seni sevmesi,
Sana güç vermesi değildir yalnız.
Bazen
Gücünü kullanmaya ihtiyaç bırakmamasıdır.
İşte bunu sende öğrendim.
Kalabalıklar değişir,
Şehirler büyür,
İnsanlar gelir geçer.
Fakat iki insan
Birbirinin içindeki sessizliği
Koruyabiliyorsa,
Dünyanın bütün gürültüsü
Bir anda uzaklaşır.
Ve aşk,
Belki de tam burada başlar:
Herkes seni başka biri yapmaya çalışırken,
Bir kişinin sana
"Olduğun gibi kal."
diyebilmesinde.
Aşk
Aşk,
Belki de tam burada başlar:
Herkes seni başka biri yapmaya çalışırken,
Bir kişinin sana
"Olduğun gibi kal."
diyebilmesinde.
Aşk
İki Kıyı Arasında
Sen başka bir kıyıydın,
ben başka bir yolcu.
Aramızda deniz vardı,
şehirler vardı,
unutulmuş dillerde söylenmiş
eski hikâyeler vardı.
Ama aşk,
Haritalara inanmaz.
Bir akşam
aynı gökyüzünün altında
göz göze geldik.
O an anladım:
İnsan,
Bir yere ait olmak için
doğmaz her zaman.
Bazen
bir insanın kalbinde
kendine bir ülke bulur.
Senin yanında
çocukluğumun sokaklarını,
hiç gitmediğim şehirleri,
bilmediğim dillerin
tanıdık kelimelerini buldum.
Sanki senden önce
yaşadığım bütün hayat,
Sana hazırlanmış
uzun bir yolculuktu.
Bana nereli olduğumu sordular.
Bir şehir söyledim.
Sonra düşündüm:
Hayır.
Ben artık
seninle aynı gökyüzünü
paylaştığım yerdeyim.
Çünkü insanın gerçek vatanı
bazen doğduğu toprak değil,
Kendini saklamak zorunda kalmadığı
bir kalbin içidir.
Eğer bir gün
yollarımız yeniden ayrılırsa,
Bil ki seni
bir ülkeyi kaybeder gibi
kaybetmeyeceğim.
Çünkü sen,
Bende bir yer değil,
Bir yön bıraktın.
Ne zaman yürüsem
kalbimin pusulası
sessizce sana dönecek.
Ve belki aşk dediğimiz şey,
İki insanın
aynı yerde yaşaması değil;
Dünyanın neresinde olursa olsun
birbirinin kalbinde
aynı dili konuşabilmesidir.
Aşk
Sen,
Bende bir yer değil,
Bir yön bıraktın.
Ne zaman yürüsem
kalbimin pusulası
sessizce sana dönecek.
Aşk
Seni ilk gördüğüm günü hatırlıyorum.
Dünyanın değişeceğini bilmiyorduk.
Önümüzde uzun yollar,
Bizi bekleyen yıllar,
Henüz yaşanmamış ayrılıklar vardı.
Ama sen gülmüştün.
Ben o gülüşü
Bir ömür taşıyacağımı
O zaman bilmiyordum.
Aşk
Yıllar geçti.
Sokak değişti.
Kahve kapandı.
Bazı insanlar öldü,
bazıları uzak şehirlere gitti.
Fakat aşkın garip bir huyu vardır:
Şehirler değişse bile
hatırladığı sokağı değiştirmez.
Ben hâlâ o akşamı
aynı köşede buluyorum.
Senin elinin elime değdiği yerde.
Aşk
Eğer hayat
Bizi son kez bir dağın tepesinde
Yan yana bırakırsa,
Uzaklara bakıp
Şunu söylemek isterim:
"Bütün bu yolu
Seninle yürümek,
Vardığımız yerden
Daha güzeldi."
Aşk
Seni sevmek
güzelliği korumak değildi.
Ben yüzünü değil,
yüzünün ardında
kimsenin görmediği o yalnızlığı sevdim.
Çünkü insan
en güzel hâlinde bile
içinde bir karanlık taşır.
Ve aşk,
O karanlıktan korkmadan
yanında kalabilmektir.
Aşk
Kayıt Tarihi : 13.08.2026 00:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!