Melodik Zaman 11 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri ...

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7479

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Melodik Zaman 11

Sevgi, eksilmek değil, derinleşmektir.
Bir serçe su içti çeşmeden,
Rüzgâr saçlarını anımsattı bana.
Ne kadar sıradan görünürse görünsün dünya,
Bir tek hatıran bile onu bayrama çevirebiliyor.
İnsan ömrü,
Akşam güneşinin gölgeleri kadar kısa.
Ama bir kalpte bırakılan iyilik,
Mevsimlerin unuttuğu çiçek gibi yeniden açıyor.
Bir gün saçlarımız beyaza dönerse,
Varsın aynalar bunu sessizce söylesin.
Ben yine gözlerine bakıp,
İlk baharı görmüş gibi gülümserim.
Çünkü aşk,
Yılları durdurmak değildir;
Geçip giden zamana rağmen
Kalbin aynı şarkıyı söylemeye devam etmesidir.
Ve ömrün son akşamında bile,
Adını içimden usulca geçirirken
Şunu bilirim:
Hayat bana birçok mevsim verdi;
Ama en güzelini,
Seninle aynı gökyüzüne baktığım gün yaşadım.
Aşk

Sonbahardan Kalan Işık
Bir akşam, gün usulca çekildi bahçeden,
Çınar yaprakları sessizce yere indi.
Gökyüzü, mavisini toplarken ufuklardan,
Senin gülüşün kaldı, geceden daha derin.
Ne çok mevsim geçti avuçlarımızdan;
Yağmurlar eski sokakları ezberledi,
Rüzgâr aynı şarkıyı dallara söyledi.
Ama kalbim, seni ilk gördüğü günü unutmadı.
İnsan bazen bir ömrü,
Bir tek bakışta yaşar.
Sonra yıllar geçer,
O bakışın sıcaklığı
Bir kandil gibi içini aydınlatır.
Ben senden sonsuzluk istemedim.
Bir sonbahar yolunda,
Yan yana yürürken
Aynı sessizliği paylaşabilmek
Yeterdi bana.
Çünkü aşk,
Gökyüzüne yazılmış büyük bir destan değil;
Akşam çayının buharında,
Birbirine usulca gülümseyen
İki yüreğin ömrüdür.
Ve gün gelir de
Takvim son yaprağını bırakırsa,
Bırak bıraksın…
Eğer kalbimde adın hâlâ
İlk günkü gibi çiçek açıyorsa,
Ben zamanı değil,
Sevgiyi yaşamış sayarım.
Aşk

Bazı zenginlikler,
Sayılarla değil,
İnsanla ölçülür.
Seni sevmek,
Anlık bir heves değildi.
Yıllara yayılan,
Sabır isteyen,
Her günü yeniden seçilen
Bir karardı.
Aşk

En Değerli Yatırım
Herkes kazancı konuşuyordu.
Ben ise,
Kalbinin sessiz bilançosuna baktım.
Çünkü bazı zenginlikler,
Sayılarla değil,
İnsanla ölçülür.
Seni sevmek,
Anlık bir heves değildi.
Yıllara yayılan,
Sabır isteyen,
Her günü yeniden seçilen
Bir karardı.
Hayat,
Bazen inişler çizer,
Bazen umudu düşüren sert grafikler.
Ama güven,
En dalgalı zamanda bile
Değerini kaybetmeyen
Bir varlık gibidir.
Ben sende,
Kusursuzluğu aramadım.
Çünkü kusursuzluk,
Gerçek değildir.
Ben,
Zor günlerde bile
Sözünü değiştirmeyen
Yüreğini sevdim.
Birlikte kurulan bir gelecek,
En büyük servetten daha değerlidir.
Çünkü sevgi,
Bir günde kazanılan
Şans oyunu değil;
Her sabah yeniden emek verilen
Uzun vadeli bir inançtır.
Ve gün gelir,
Bütün hesaplar kapanır,
Bütün tablolar unutulur.
Geriye yalnızca
Birbirine güvenmiş
İki insanın,
Hayatı birlikte çoğaltan
Sessiz kazancı kalır.
Aşk

Hayat,
Bazen inişler çizer,
Bazen umudu düşüren sert grafikler.
Ama güven,
En dalgalı zamanda bile
Değerini kaybetmeyen
Bir varlık gibidir.
Ben sende,
Kusursuzluğu aramadım.
Çünkü kusursuzluk,
Gerçek değildir.
Ben,
Zor günlerde bile
Sözünü değiştirmeyen
Yüreğini sevdim.
Birlikte kurulan bir gelecek,
En büyük servetten daha değerlidir.
Çünkü sevgi,
Bir günde kazanılan
Şans oyunu değil;
Her sabah yeniden emek verilen
Uzun vadeli bir inançtır.
Ve gün gelir,
Bütün hesaplar kapanır,
Bütün tablolar unutulur.
Geriye yalnızca
Birbirine güvenmiş
İki insanın,
Hayatı birlikte çoğaltan
Sessiz kazancı kalır.
Aşk

Öyle büyük sözler bekleme benden.
Ben, gökyüzünü cebime koyamam.
Ama sabahın ilk ışığını, çayın buharını, denizin tuzunu, bir de seni aynı cümlede sevebilirim.
Aşk

Sana Doğru
Öyle büyük sözler bekleme benden.
Ben, gökyüzünü cebime koyamam.
Ama sabahın ilk ışığını, çayın buharını, denizin tuzunu, bir de seni aynı cümlede sevebilirim.
Çünkü aşk, şatafat değil.
Kapıyı çalınca "Gel," diyebilmektir.
Yorulunca aynı sessizliğe oturabilmektir.
İnsan sevince çiçekler daha güzel açmıyor belki.
Ama ekmeğin kokusu değişiyor, rüzgâr daha tanıdık esiyor, akşam eve biraz daha erken dönmek istiyor.
Ben seni, dünyadan kaçmak için değil, dünyaya daha çok karışmak için sevdim.
Sen varken sokaklar uzamıyor, yalnızlık kısalıyor.
Bir ömür dediğin, iki yüreğin aynı gökyüzüne bakarken aynı hayali kurabilmesi kadar uzun.
Bir gün saçlarımız bembeyaz olursa olsun.
Yeter ki gözlerimiz, ilk karşılaştığımız günkü gibi birbirini görünce gülümsemeyi unutmasın.
Gerisi mi?
Rüzgâr alır gider.
Sevgi kalır.
Aşk

Aşk, şatafat değil.
Kapıyı çalınca "Gel," diyebilmektir.
Yorulunca aynı sessizliğe oturabilmektir.
Aşk

Seni ilk gördüğüm gün,
Şehrin bütün saatleri
Bir anlığına
Kalbimin ritmine uydu sanki.
Bir serçe,
Çınarın en yüksek dalından
Sabahı bıraktı avuçlarıma.
Ben,
O günden sonra
Hiçbir gökyüzüne
Eskisi gibi bakamadım.
Aşk

Adını Söylemeyen Rüzgâr
Seni ilk gördüğüm gün,
Şehrin bütün saatleri
Bir anlığına
Kalbimin ritmine uydu sanki.
Bir serçe,
Çınarın en yüksek dalından
Sabahı bıraktı avuçlarıma.
Ben,
O günden sonra
Hiçbir gökyüzüne
Eskisi gibi bakamadım.
Çünkü mavi,
Bir renkten çok,
Gözlerinin sessizliğiydi artık.
Sen güldüğünde,
Deniz kıyıya değil,
İçime vuruyordu.
Rüzgâr,
Adını söylemeden
Saçlarının kokusunu
Mevsimlere dağıtıyordu.
Sana dokunmak,
Bir çiçeği koparmak değil,
Onun açışını
Sessizce seyretmekti.
Aşk,
Sahip olmakla değil,
Hayran kalmayı
Hiç unutmamakla güzeldi.
Bir gün
Bütün sokaklar değişse,
Bütün haritalar yeniden çizilse bile,
Ben seni,
Kalbimin en eski mahallesinde,
İlk heyecanın taze ışığıyla
Bekliyor olacağım.
Çünkü bazı aşklar,
Bir ömre sığmaz.
Bir bakışta başlar,
Bir evren boyunca
Kalbin içinde yürümeye devam eder.
Aşk

Gözlerin,
Bir renkten çok,
Duygularımın sesiydi artık.
Sen güldüğünde,
Deniz kıyıya değil,
İçime vuruyordu.
Rüzgâr,
Adını söylemeden
Saçlarının kokusunu
Mevsimlere dağıtıyordu.
Sana dokunmak,
Bir çiçeği koparmak değil,
Onun açışını
Sessizce seyretmekti.
Aşk,
Sahip olmakla değil,
Hayran kalmayı
Hiç unutmamakla güzeldi.
Aşk

Aşk,
Sahip olmakla değil,
Hayran kalmayı
Hiç unutmamakla güzeldi.
Bir gün
Bütün sokaklar değişse,
Bütün haritalar yeniden çizilse bile,
Ben seni,
Kalbimin en eski mahallesinde,
İlk heyecanın taze ışığıyla
Bekliyor olacağım.
Aşk

Bazı aşklar,
Bir ömre sığmaz.
Bir bakışta başlar,
Bir evren boyunca
Kalbin içinde yürümeye devam eder.
Aşk

Adını Söylemeyen Rüzgâr
Seni ilk gördüğüm gün,
Şehrin bütün saatleri
Bir anlığına
Kalbimin ritmine uydu sanki.
Bir serçe,
Çınarın en yüksek dalından
Sabahı bıraktı avuçlarıma.
Ben,
O günden sonra
Hiçbir gökyüzüne
Eskisi gibi bakamadım.
Çünkü mavi,
Bir renkten çok,
Gözlerinin sessizliğiydi artık.
Sen güldüğünde,
Deniz kıyıya değil,
İçime vuruyordu.
Rüzgâr,
Adını söylemeden
Saçlarının kokusunu
Mevsimlere dağıtıyordu.
Sana dokunmak,
Bir çiçeği koparmak değil,
Onun açışını
Sessizce seyretmekti.
Aşk,
Sahip olmakla değil,
Hayran kalmayı
Hiç unutmamakla güzeldi.
Bir gün
Bütün sokaklar değişse,
Bütün haritalar yeniden çizilse bile,
Ben seni,
Kalbimin en eski mahallesinde,
İlk heyecanın taze ışığıyla
Bekliyor olacağım.
Çünkü bazı aşklar,
Bir ömre sığmaz.
Bir bakışta başlar,
Bir evren boyunca
Kalbin içinde yürümeye devam eder.
Aşk

Şehir yine yağmura teslimdi.
Sokak lambaları, ıslak kaldırımlara yalnızlığın sarı mektuplarını bırakıyordu.
Ben, cebimde eksik bir umut, gözlerimde senin akşamınla yürüyordum.
Bir tren geçti uzaktan.
Sanki bütün ayrılıklar, aynı raylarda birbirine çarpıyordu.
Sen...
Geceyi omuzlarına almış sessiz bir kadın gibi rüzgârın içinden geçtin.
O an, bütün takvimler sustu.
Saatler, zamana küstü.
Çünkü bazı karşılaşmalar, bir ömrün bütün yıllarını tek bakışta tüketir.
Aşk

Geceyi Giyinen Kadın
Şehir yine yağmura teslimdi.
Sokak lambaları, ıslak kaldırımlara yalnızlığın sarı mektuplarını bırakıyordu.
Ben, cebimde eksik bir umut, gözlerimde senin akşamınla yürüyordum.
Bir tren geçti uzaktan.
Sanki bütün ayrılıklar, aynı raylarda birbirine çarpıyordu.
Sen...
Geceyi omuzlarına almış sessiz bir kadın gibi rüzgârın içinden geçtin.
O an, bütün takvimler sustu.
Saatler, zamana küstü.
Çünkü bazı karşılaşmalar, bir ömrün bütün yıllarını tek bakışta tüketir.
Seni sevmek,
Bir yangını saklamak gibiydi.
Dışarıdan soğukkanlı görünen, içeride ise kendi küllerini aydınlatan.
Ben adını duvarlara yazmadım.
Denize de söylemedim.
Yalnız, her gece bir yıldız eksildi gökyüzünden,
Ben, onu senin gözlerinde buldum.
Bir gün, şehrin bütün ışıkları sönebilir.
Rüzgâr, bütün izleri silebilir.
Ama bil ki,
Aşk,
Aynı gökyüzüne bakıp aynı yalnızlığı paylaşan iki yüreğin,
Geceye karşı susarak kazandığı en güzel zaferdir.
Aşk

Geceyi Giyinen Kadın
Şehir yine yağmura teslimdi.
Sokak lambaları, ıslak kaldırımlara yalnızlığın sarı mektuplarını bırakıyordu.
Ben, cebimde eksik bir umut, gözlerimde senin akşamınla yürüyordum.
Bir tren geçti uzaktan.
Sanki bütün ayrılıklar, aynı raylarda birbirine çarpıyordu.

Seni sevmek,
Bir yangını saklamak gibiydi.
Dışarıdan soğukkanlı görünen, içeride ise kendi küllerini aydınlatan.

Sen...
Geceyi omuzlarına almış sessiz bir kadın gibi rüzgârın içinden geçtin.
O an, bütün takvimler sustu.
Saatler, zamana küstü.
Çünkü bazı karşılaşmalar, bir ömrün bütün yıllarını tek bakışta tüketir.

Seni sevmek,
Bir yangını saklamak gibiydi.
Dışarıdan soğukkanlı görünen, içeride ise kendi küllerini aydınlatan.

Ben adını duvarlara yazmadım.
Denize de söylemedim.
Yalnız, her gece bir yıldız eksildi gökyüzünden,
Ben, onu senin gözlerinde buldum.

Seni sevmek,
Bir yangını saklamak gibiydi.
Dışarıdan soğukkanlı görünen, içeride ise kendi küllerini aydınlatan.

Bir gün, şehrin bütün ışıkları sönebilir.
Rüzgâr, bütün izleri silebilir.
Ama bil ki,
Aşk,
Aynı gökyüzüne bakıp aynı yalnızlığı paylaşan iki yüreğin,
Geceye karşı susarak kazandığı en güzel zaferdir.

Seni sevmek,
Bir yangını saklamak gibiydi.
Dışarıdan soğukkanlı görünen, içeride ise kendi küllerini aydınlatan.
Aşk

Oysa ben, senin gülüşünü kaybettiğim günden beri takvimlerin de eksik sayfa bastığına inanıyorum.
Aşk

Akşam olunca ceplerimi boşalttım.
Bir anahtar, iki eski bilet, birkaç bozuk para...
Ve fark ettim ki,
En kıymetli şeyi yıllardır cebimde taşıyormuşum:
Adını söylemeye cesaret edemediğim o küçük umut.
Aşk

Bir sabah uyandım.
Masanın üzerinde bir fincan çay, pencerede aceleci bir serçe,
parkta çınar ağaçları,
duvarda dünün gölgesi vardı.
Yalnız sen yoktun.
Aşk

Cebimde Unuttuğum Bahar
Bir sabah uyandım.
Masanın üzerinde bir fincan çay, pencerede aceleci bir serçe, duvarda dünün gölgesi vardı.
Yalnız sen yoktun.
Gariptir...
İnsan bazen bir kişiyi değil, onun yokluğunun eşyalarla kurduğu sessizliği özlüyor.
Sokağa çıktım.
Kaldırımlar beni tanıyordu, ama ayaklarım sanki başka bir adamın yürüyüşünü ödünç almıştı.
Bir çocuk güldü.
Dünya, hiçbir şey olmamış gibi dönmeye devam etti.
Oysa ben, senin gülüşünü kaybettiğim günden beri takvimlerin de eksik sayfa bastığına inanıyorum.
Bir güvercine sordum:
"Sevgi nereye gider?"
Kanatlarını çırptı.
Demek ki bazı cevaplar, yalnızca uçmayı bilenlere veriliyor.
Akşam olunca ceplerimi boşalttım.
Bir anahtar, iki eski bilet, birkaç bozuk para...
Ve fark ettim ki,
En kıymetli şeyi yıllardır cebimde taşıyormuşum:
Adını söylemeye cesaret edemediğim o küçük umut.
Belki aşk,
İnsanı olağanüstü yapan bir mucize değildir.
Belki de,
Her gün aynı sokağı yürüyüp
Sevdiği insanı düşünürken
Dünyayı yeniden şaşıracak kadar çocuk kalabilmektir.
Aşk

Gözlerin diyorum...
Bana her bakışında bir mevsim değiştirdi.
Yaz oldum, yağmur oldum, çiçek açan bir yalnızlık oldum.
Aşk

Sana rastladım.
Dünya değişmedi.
Ben değiştim.
Meğer
İnsan,
Kendi kalbine
En son varırmış.
Aşk

Senden Sonra
Sana rastladım.
Dünya değişmedi.
Ben değiştim.
Meğer
İnsan,
Kendi kalbine
En son varırmış.
Sen,
Bir kelime söylemedin.
Ben,
Bir ömür dinledim.
Çünkü bazı sessizlikler,
En uzun şiirdir.
Aşk,
Birlikte yürümek değildir yalnız.
Aynı gökyüzüne
Ayrı yerlerden bakarken
Birbirini eksik hissetmektir.
Sana her baktığımda,
Gözlerini değil,
Bende bıraktığın
İnsanı görüyorum.
Ne tuhaf...
Sevgi,
İki kişilik başlar.
Sonra,
Tek bir kalpte
İki hayat olur.
Bir gün
Adımı unutursan,
Üzülmem.
Yeter ki
Kalbin,
Benim için attığı
O küçücük anı
Unutmasın.
Çünkü bazı insanlar
Hatırlanmaz.
İçinde
Yaşamaya devam eder.
Aşk

Sana her baktığımda,
Gözlerini değil,
Bende bıraktığın
İnsanı görüyorum.
Aşk

Sabah, çiy taneleri çınar yapraklarına usulca konmuştu.
Güneş, hiç acele etmeden havaya, suya, toprağa yayılıyordu.
Doğa biliyordu:
Gerçek olan hiçbir şey, tez büyümez.
Seni de böyle sevdim.
Bir nehrin denize kavuşmayı beklediği sabırla,
Bir ağacın, meyvesini yıllarca sessizce hazırladığı emekle.
Aşk

Bir kuş,
Gece vakti yönünü yıldızlardan bulur.
Ben ise yıllardır kalbimin yolunu
Senin sessizliğinden öğreniyorum.
Bir gün, bütün sokak adları değişse,
Bütün evler başka renge boyansa,
Yine seni bulurum.
Çünkü insan, sevdiği kişiyi yüzünden önce
İçindeki ışığın bıraktığı izden tanır.
Ve aşk,
Birbirine ait olmak değil;
Birbirinin yalnızlığını
Çiçek açan bir bahçe gibi
Sabırla koruyabilmektir.
Aşk

Geceye Kalan Sen
Gece,
pencereme eğilmiş eski bir ağaç gibiydi.
Yaprakları karanlıktı,
ama dallarında senin adın
ince bir ışık gibi duruyordu.
Ben seni,
Kalabalık caddelerin ortasında değil,
Birdenbire içime çöken
sessiz bir akşamda buldum.
Şehir,
Kendi gürültüsünü dinlemekten
bizi fark etmedi.
İyi ki etmedi.
Bazı aşklar,
Kalabalıkların alkışına değil,
İki yalnızlığın
aynı göğe bakmasına ihtiyaç duyar.
Sen konuşunca,
Kelimeler anlamını değiştirmedi.
Ama susunca,
Dünya biraz daha derinleşti.
Bir kuş,
Gece vakti yönünü yıldızlardan bulur.
Ben ise
Yıllardır
Kalbimin yolunu
Senin sessizliğinden öğreniyorum.
Bir gün,
Bütün sokak adları değişse,
Bütün evler başka renge boyansa,
Yine seni bulurum.
Çünkü insan,
Sevdiği kişiyi
Yüzünden önce
İçindeki ışığın bıraktığı izden tanır.
Ve aşk,
Birbirine ait olmak değil;
Birbirinin yalnızlığını
Çiçek açan bir bahçe gibi
Sabırla koruyabilmektir.
Aşk

Kalbin Kılıcı
Seni sevdiğim gün,
Rüzgâr yalnızca ağaçları değil,
Kaderimi de başka bir yöne çevirdi.
O günden sonra,
Her sabah
Bir serüvenin ilk sayfası gibi açıldı önümde.
Çünkü sen,
Ulaşılacak bir kıyı değil,
Yolculuğun kendisiydin.
Ey sevdiğim,
Kalbime karşı açılmış hiçbir savaştan kaçmadım.
Ne ayrılıkların karanlık ordusu,
Ne zamanın paslı kılıcı
Sevgimin sancağını yere indirebildi.
İnsan,
Bazen tek bir bakış uğruna
Bütün ömrünü göze alır.
Ben de,
Senin gözlerinde gördüğüm umuda
Hiç tereddüt etmeden
Kendi yalnızlığımı emanet ettim.
Bir gün,
Şatolar yıkılır,
Taçlar unutulur,
Kahramanların adları tarihin tozuna karışır.
Ama gerçek sevda,
Hiçbir kitabın son sayfasında bitmez.
O,
İki kalbin
Aynı cesaretle attığı sürece
Yeniden yazılır.
Gel,
Ne kaderden korkalım
Ne de fırtınalardan.
Çünkü aşk,
Zafer kazanmak değildir.
Sevdiğin insanın elini,
En zor yolculukta bile
Bırakmamaktır.
İşte o zaman,
Bir ömür,
En güzel destana dönüşür.
Aşk

Gönül Aynası
Ey gönül, sevdayı yalnız ateş sanma,
Aşk, sabrın içre açan bir güldür aslında.
Her parlak yıldıza gönül bağlayan kişi,
Şafağın ilk ışığında kalır kendi hülyasında.
Sevdiysen incitme, sözünü tart da söyle;
Bir gönül kırmak değil, bir gönül yapmak övüle.
Çünkü en güzel ses, dilin söylediği değil,
Merhametin sessizce kalplere dokunduğu cümledir.
Ben seni yüzündeki bahar için sevmedim;
Mevsimler döner, güller solar vakti gelince.
Ben sende, fırtınaya eğilmeyen o vakarı,
Ve karanlıkta bile ışığını saklayan yüreği sevdim.
Nice nehirler denize kavuşur da adını yitirir;
Gerçek sevda ise özünü kaybetmeden çoğalır.
İki kalp, doğrulukla aynı yolda yürürse,
Zaman onların izini silemez, yalnız derinleştirir.
Ey sevgili, bil ki aşk bir övgü yarışması değildir;
Nefsi susturup sadakati konuşturan bir terbiyedir.
Gönül aynasını kibirle değil, vefayla parlatan,
Her bakışta yeniden sevgiyi ve kendini tanır.
Aşk

Gün gelir, takvimler tükenir,
Yollar başka yolcular tanır.
Ama içimde senin adın,
İlk açan gül gibi
Her bahar yeniden kokar.
Aşk

Akşamın Bıraktığı Gül
Akşam usulca indi çınarların gölgesine,
Gökyüzü mavisini sessizce topladı.
Bir serçe son türküsünü rüzgâra bıraktı,
Ben ise adını kalbimin en derin yerine.
Ne çok mevsim geçti aynı pencereden.
Yağmurlar camlara ince hatıralar çizdi,
Rüzgâr eski sokakları ezberledi,
Ama seni sevdiğim gün hiç eskimedi.
İnsan bazen bir ömrü,
Bir tek gülüşün içinde saklar.
Sonra yıllar gelir,
Saçlara usul usul kar serper;
Kalpteki bahar yine de eksilmez.
Sana büyük vaatlerim olmadı.
Bir sonbahar akşamında,
Yan yana yürürken
Aynı sessizliği dinlemek,
Bana bütün mutluluklardan yakındı.
Çünkü aşk,
Gösterişli sözlerin değil,
Bir fincan çayın buharında,
Bir pencere önünde bekleyen sabrın,
Bir bakışta çoğalan umudun adıdır.
Gün gelir, takvimler tükenir,
Yollar başka yolcular tanır.
Ama içimde senin adın,
İlk açan gül gibi
Her bahar yeniden kokar.
Ve anlarım ki,
Ömür dediğimiz şey,
Yılların uzunluğu değil;
Sevdiğin insanın kalbinde
Güzel bir iz bırakabilmektir.
Aşk

Ne zaman yağmur yağsa,
Penceremde senin gözlerin birikir.
Her damla,
Kalbime yazılmış eski bir mektubu
Yeniden okutur.
Aşk

Bir Gülüşün Kadar Ömür
Seni sevmek,
Bir denizin kıyıya usulca dokunuşu gibi;
Ne gürültülü,
Ne de gösterişli…
Yalnız derin.
Sabahın ilk ışığında
Adın düşüyor içime.
Bir kuş kanadında değil,
Bir duanın sessizliğinde
Geliyorsun bana.
Ne zaman yağmur yağsa,
Penceremde senin gözlerin birikir.
Her damla,
Kalbime yazılmış eski bir mektubu
Yeniden okutur.
Biliyor musun,
İnsan bazen bir ömür yaşar
Ve hiçbir yere varamaz.
Sonra bir gülüş görür,
Bütün yollar
Tek bir kalbe çıkar.
Ben senden
Mucizeler istemedim.
Elini tuttuğumda
Dünyanın biraz daha güzel olacağına
İnanmak yetti bana.
Bir gün saçlarımızı
Yılların beyazı örtecek.
Belki sesimiz yavaşlayacak,
Belki adımlarımız ağırlaşacak.
Ama sevgim,
İlk günkü heyecanıyla
Kalbinin kapısını çalmaya devam edecek.
Çünkü gerçek aşk,
Zamana yenilmeyen bir çiçektir;
Her mevsim yeniden açar,
Her ayrılıktan sonra
Sevdiğinin adında yeniden bahar olur.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 30.07.2026 13:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!