Suyu çekilmiş bir nehir gibi
Hissettim yokluğunu yine bu sabah
Aradım yüzünü zihnimde gecelerce
Bulamadım ama gördüğüm hiçbir rüyada.
Seni sensizliğinde sevmenin
Kozalaklarını
Kızıl alev topları gibi
Üzerimize savuran
Bu yangın sarmıştır her yanımızı
Sadece kaçmaktır
Buğulu bir gözlük mü anlatır
Uyuşan bir kol mu
Hiçbir zaman gelmeyecek bir sevgilinin
Düşlerdeki gülümsemesi mi?
Zamansız ölümüne kader süsü verilmiş bir çocukluktuk
Utanmıyorum artık göz yaşlarımdan.
Hatta gurur duyuyorum ağlayabildiğim için hala
İnsanların boş gözlerle baktığı çağda birbirlerinin acılarına
İnsanlar hala kanatırken
Saracakları yerde birbirlerinin yaralarını.
Kırgınlığım sana değil sevgili, bin yıllık bir yara saklıyorum ruhumun derinliklerinde. Sen yüzünü her döktüğünde o eski yara sızlıyor aslında gizliden gizliye.
Senin her susuşunda, annesinin bırakıp gittiği bir öksüz bir çocuğun gözleriyle bakışım bundandır.
Yüzyıllardır biliyorum bu duyguyu. Yüzünü bile görmediği insanlar için ölebilecekken, yüzünü görmediği insanlar tarafından öldürülen bir devrimcinin bildiği gibi…
İzlerini hiçbir zaman bulamadığım
Uşşak makamı bir sızısın hala içimde…
Belki hiçbir boğaz rüzgarı savurmadı saçlarını
Hiçbir kumru sığınmadı pencerene fırtınalarda
Masmavi bir çocuk düşüydün
Sen uzaklarda bekleyen adam
Gecemden süzdüm acını
Gündüzüme ekledim seni
Şiir susadı çaresizliğine
Damıttım kalbimin damarlarında
(Kazım Koyuncu anısına)
Ey ölüm
Ne istersin
Daha yazılmamış şiirlerimizden,
Hiç kimsenin dinlemediği şarkılarımızdan
Kim çizdi bu korkunç resmi
Şehrin üstüne
Kimin elinde o siyah kalem
Yarını karalayan
En keskin yerindeyim kılıcın




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle