Kapımı çalmayın bu akşam
Yanmasın sizinde yüzünüz
Yüzümdeki yangınla.
Çalmayın kapımı artık ne olur
Görmeyin gözümden akan yaşları.
Sakladım sizden kederli yüzlerinizi
Cam kırıkları üzerinde dolaştım yıllar yılı
İzim kaldı kanlı ayaklarımla bastığım
Bütün topraklarında yurdumun.
Duydum gencecik bir yaşamı sona erdiren merminin
Namluya sürülürken çıkarttığı
O çelik kokan çığlığını
Hayat dediğimiz kafa karışıklığından başka bir şey değil. Bir cenaze töreninde acı çekmeyen insanların sahte hüznü gibi veya bir aşkın kavında yanarken boşver gitsin diyen birinin tuzu kuruluğu gibi sinir bozucu herşey...
Kendine saklananların kalabalığındayız hepimiz. Ağız dolusu gülmeyi de, adam gibi hüzünlenmeyi de bilmiyoruz
Saracağımız yerde daha da kanatıyoruz yaralarımızı aldırışsızlığımızla. Cevapsız bıraktığımız her cümle mahsun gözlerle ardımızdan bakıyor. Cevabını alamadığımız her cümle kurulduğuna utanıyor.
Kırılan ne varsa yanlış kaynıyor şu hayatta. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyoruz da pek de birşey değişmiyor aslında. Deneme yanılmalar arasında yarılıyor üzerine bastığımız zaman.
Biz aslında sevmeyi iyi biliyoruz da
anlamayı beceremiyoruz galiba...!
Kalbim ne acıları yendi
Senden de öte…
Aşk;
sen çok sevip de
seni sevmeyenlerin
Kalbinin aynasında gördüm yüzümü
bir sevda türküsünün yanıbaşında
süzülüp yanaklarından
yüreğime damladı söz pınarların
"unutturacaksa özlemeyi unutturmalı" dedim bu hayat bize
bu hayat durup durup
kalbimin yalancısıyım ben
onun bana söylediğinden başka
hiçbir söylemiyorum sana...
Kalem kağıttan utanır
Ben gözlerinden.
Ne zaman ağzımı açacak olsam
Dilime dolanır bütün kelimelerim
Ne zaman bakacak olsam gözlerine
Yarım bırakıp kaçarım yazdığım şiirleri
Kalmadı size verecek ruhum
Kendime yetecek kadar bile
Ya siz fazlaydınız bana
Ya ben eksik kalmıştım hayata
Ben ki soyunup çıkmışım
Roman oldu yüreğimin defterine yazdıklarım
Yine de gidemedim bu şehirden
Omzuna yaslanıp uyumadan hiç kimselerin
Derin muhabbetine daldım kendi yalnızlığımın
Sonbahar düştü dallara
İlk kelimeyle başladı her şey
İlk dizesi gibi acemi bir şairin.
İlk öpücükte saklıydı aşkın büyüsü,
İlk adımındaydı sevinç
Yeni yürümeye başlayan çocuğun.
İlk ayrılışındaydı hüzün delikanlının sevdiğinden.




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle