kalbimin yalancısıyım ben
onun bana söylediğinden başka
hiçbir söylemiyorum sana...
Kalem kağıttan utanır
Ben gözlerinden.
Ne zaman ağzımı açacak olsam
Dilime dolanır bütün kelimelerim
Ne zaman bakacak olsam gözlerine
Yarım bırakıp kaçarım yazdığım şiirleri
Kalmadı size verecek ruhum
Kendime yetecek kadar bile
Ya siz fazlaydınız bana
Ya ben eksik kalmıştım hayata
Ben ki soyunup çıkmışım
Roman oldu yüreğimin defterine yazdıklarım
Yine de gidemedim bu şehirden
Omzuna yaslanıp uyumadan hiç kimselerin
Derin muhabbetine daldım kendi yalnızlığımın
Sonbahar düştü dallara
İlk kelimeyle başladı her şey
İlk dizesi gibi acemi bir şairin.
İlk öpücükte saklıydı aşkın büyüsü,
İlk adımındaydı sevinç
Yeni yürümeye başlayan çocuğun.
İlk ayrılışındaydı hüzün delikanlının sevdiğinden.
İçki masalarını değil
Kavgamı paylaştığım dostlarım olsun isterdim
Sözümüzde değil sadece
Özümüzde saklı olmalıydı sevdamız.
Bıçağın keğime dayandığı yerdeydi sabır
Kelimeler dar geliyor artık kendimi anlatmaya
Daha geniş bir anlama taşınmak gerek
İki göz
bir yürek olsa yeter...
İnandıklarımız
Ölürcesine inandıklarımız
Söyle bana
Bir yalan mıydı hepsi söyle
Neydi inandığımız
Neydi öldüğümüz uğruna
Ne bir bardak suya
Ne tok uyumaya benzer
Bir şeye inanmanın tadı.
Karanlık bir tünelde ilerlemek
Işığı hiç görememe ihtimalin olsa bile
İnsandım insanlar içinde
İnsana Hasret!
Kaç kez yıkıldım
Kaç kez yandım saymadım
Mahzuni’nin can eviydim.




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle