Kendimle tanıştım bu akşam.
Tek başıma kaldığım bir an
Yazdım aklımdan bütün geçenleri bir kenara,
Hayata dair bildiğim ne varsa
Ne varsa
Aşka ve kavgaya dair.
Güzellikler direniyor yıllara
Karalar, kirler girse de araya.
Yok saymaya çalıştıkça
Daha da çoğalıyor cıvıltısı kuşların
Dalları kesilmiş ağaçlar
İnatla çiçeğe duruyor…
Kim derdi ki
Bu kadar yaralayacak çocuk yüreğimi bahçeme düşen kar tanesi
O hiç bitmesin dediğimiz beyazlık her kış beni böyle ağlatacak.
Papatyalar soluyor esmer teninde toprağın
Ayazlarda kalmış göğsüm soğuyor
Nereye çevirsem başımı
Hep kırık öyküler
Mevsimsiz açmış çiçekler gibi
Herkesin boynu eğik
Herkes kınında bir bıçak gibi
Parmak tetiğe dayalı
En büyük yangınlar
Bir kıvılcımdan doğar
En uzun yolculuklar
Küçük bir adımla başlar
En büyük sevgiler
Küçücük bir bakışla
Kolay iş değil elbet
Her gece paslı bıçakların sırtında yürümek
Kor bir alevi sıkı sıkı tutup avuçlarının içinde
Acı çeksen de kimseye belli etmemek
Şimdi benim bedenimde
Yüzüne bakıyorum
Uzun uzun ve tek kelime etmeden
Kendi yüzüme bakar gibi bakıyorum
Ve her baktığımda bir kez daha ölüyorum
Senin bedeninde yaratılmış bir ben oluyorum
Kimseler yok şimdi
Kıpkızıl kanadığım yerde
Uzun zaman düşündüm kendi kendime
Neden döndüğünü dünyanın
Unutmak için dedi bir ses
Kül soğusun
Kim bu dövüşen çamur deryası içinde
Kan revan içinde
Hangi ülkenin çocuklarıdır
Elindeki bir lokma ekmeği
Kaptırmamak uğruna
Gırtlağını sıkabilecek olan
Kim bu kalabalıklar üzerine yürüyen
Kim bu sınayan yüreğini
(Acıların acılarımdır dedim
En çok sen kanattın yaralarımı)




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle