Kimseler yok şimdi
Kıpkızıl kanadığım yerde
Uzun zaman düşündüm kendi kendime
Neden döndüğünü dünyanın
Unutmak için dedi bir ses
Kül soğusun
Kim bu dövüşen çamur deryası içinde
Kan revan içinde
Hangi ülkenin çocuklarıdır
Elindeki bir lokma ekmeği
Kaptırmamak uğruna
Gırtlağını sıkabilecek olan
Kim bu kalabalıklar üzerine yürüyen
Kim bu sınayan yüreğini
(Acıların acılarımdır dedim
En çok sen kanattın yaralarımı)
Kar yağdı dağlarına şehrin bu sabah
Bu sabah çocukluğum geldi aklıma
Ağlamadım bu sabah
Boş boş baktım sadece
Hissizleştim
Ne aşk geldi aklıma bu sabah
Kanım kurumadı daha
Bedenim sıcak
Ben bir kız çocuğuyum Gazze’de.
Yasaklamışlar bana büyümeyi
Onun için hep küçücük ellerim
Sonsuza dek çocuk kalacak gözlerim.
(Kanamakta olan bir şair için
Acil olarak
Aşk aranıyor...)
Tükenmiş mürekkebi kalemimin
Günden güne kuruyor avuçlarımda
Kanayan Ülkeme Mektuplar-1
Güzel annem,
Burada geçirdiğim ilk günüm. “İnsanoğlu kuş misali” dedikleri ne kadar doğruymuş. Oysa daha dün dizlerinin dibinde otururken zamanın hiç geçmemesini böylece durmasını diliyordum tanrıdan.
Kuş deyince aklıma geldi. Dünyanın en güzel duygusu olsa gerek kuş misali uçabilmek. Belki kanatlarım yok benim ama dün uçağa ilk defa bindiğimde bu duyguyu tattım birkaç saatliğine de olsa. Haylaz bir çocuğun duvara çizdiği resim gibi görünüyordu yeryüzü binlerce metre yukarıdan.
Yolumuza otobüsle devam ettik uçaktan sonra. Otobüs yolculukları hep öğrencilik yıllarımı hatırlatır bana. En sevdiğim şiirler hep o otobüs yolculukları üzerine yazılmıştır. Ama keder verir insana daha önce hiç gitmediğin ve hiç kimsenin gitmek istemediği bir yere gidiyorsan. Yollar her zaman kavuşmalara uzanmıyor ne yazık ki anne.
Kapansın tüm kapılar
Bütün perdeleri çekilsin şehrin
Çoktan geldi de geçiyor şiir yazmanın vakti
Sorsana haydi kendine
Geceler kimin için böyle karanlık
Kapımı çalmayın bu akşam
Yanmasın sizinde yüzünüz
Yüzümdeki yangınla.
Çalmayın kapımı artık ne olur
Görmeyin gözümden akan yaşları.
Sakladım sizden kederli yüzlerinizi
Cam kırıkları üzerinde dolaştım yıllar yılı
İzim kaldı kanlı ayaklarımla bastığım
Bütün topraklarında yurdumun.
Duydum gencecik bir yaşamı sona erdiren merminin
Namluya sürülürken çıkarttığı
O çelik kokan çığlığını




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle