Ben bir hamalın bu limanda
Düşlerinizi taşıyorum her gece karın tokluğuna
Sakat bir çocuğun
Kırmızı bisikletiyle rüzgarı giyinişini.
Kirletilmiş bir genç kızın
Beyaz gelinliğini
Bazılarının çocukları mektuplarda doğarlar
İlk adımlarını atarlar sararmış resimlerde
Baba demeyi öğrenirler ilk önce
Çok uzaklardan çağırırcasına hasretlerini
Ve bazılarının sevdikleri ölürler birgün o mektuplarda
Ben varım her yanda
Yazılmamış kitapta
Bembeyaz yalanda
Yasak bir şarkının ilk notasındayım
Bak
Beyaz bir gül gönder bana
Kefensiz çocuklar ülkesinden
Yüreğim dar geliyor artık acılarıma....
Ölümlerine mezar taşlarının bile ağladığı çocuklar tanıdım
Nasıl gülsün yüzüm
Ne zaman nerede doğacağını
Ne zaman nerede olacağını
Kimi seveceğini
ve onu kimin seveceğini
Bilemediği için böyle mutsuz
İnsan...!
bugün bembeyaz bir sayfa açtım hayata
Eksik kalanları yazdım
Ve senden arda kalanları...!
Uzaklaştıkça güzelleşen bir kadının
Ağlayan gözleridir ayrılık
Ve o yangını söndüren,
O ıslaklığı
Yanaklarına kavuşmadan kurutan
Parça parça vuruyorsun yüzüme
Yüzüme atom atom
Rengin süzülüyor boşlukta
Nefesin çarpıyor kalbime
Bölmeyin atomu
Gecemi aydınlatan alev toplarıdır
Güzel çocuklarının ellerinde savrulan
Kaldırımları ezen ruhsuz tank paletlerine
Ve karanlığın sokak çetelerine
Hesabıdır bu sorulacak olan
Üç kuruşa satılan üçüncü dünyaların
Yağmurlu bir yaz akşamıdır şimdi
Avuçlarımı dolduran berraklık
Terli bir haziran gününde
Vururken yüzüme serinliği
Bir şiir daha büyüyorum kendi ellerimde




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle