Yarası sağalmış bir sayıklamadır şiir
Kıyı kentlerini darmadağın eden
Büyük fırtınalardan sonra yazılmış.
Anlayamazsın acısını sıcakken
Etine saplanan kurşun yarasının.
Kozalaklarını
Kızıl alev topları gibi
Üzerimize savuran
Bu yangın sarmıştır her yanımızı
Sadece kaçmaktır
Suyu çekilmiş bir nehir gibi
Hissettim yokluğunu yine bu sabah
Aradım yüzünü zihnimde gecelerce
Bulamadım ama gördüğüm hiçbir rüyada.
Seni sensizliğinde sevmenin
eğer bu dünyada sizi
gerçekten seven biri varsa
dikkatli bakın etrafınıza
hergün yürüdüğünüz sokakta ayak izlerini
başını okşadığınız kedi yavrusunun tüylerinde parmaklarını
en sevdiğiniz fotoğrafınızda saklı bakışlarını bulacaksınız...
Eylül olmalı kızımın adı,
Eylül'ün hüznünü anlatmalı gözbebekleri
Tanksız, postalsız ve silahsız
Bir sonbaharı...
Ve oğlum Deniz;
Yorgun değilim
söylenen sözlerin ağırlığı var sadece üzerimde
biraz da yaşıyor olmanın sızısı
zaman ki
bir film makinesidir
düşürür
o en acılı
o en sevinçli
o en sıradan kareleri
Yürüyoruz hayatı adımlarımızı saymadan
Yaşanılandan geriye ne kaldığına aldırmadan
Yürüyorum dışarıda çelik gibi bir ayaz
Delip geçiyor göğsümü
Buharlaşarak çıkıyor ağzımdan şiirler
Zamansız söylenmiş sözler gibiydik
Bir imla hatası gibi yaşadığımız ömrümüzde
Aykırı cümleler gibiydik
Aykırı zamanlarda kurulmuş
Bir kez olsun tutuşmadan ellerimiz




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle