Şiir yazıldı
Belki hiç okunmayacak,
Kapandı zarf içinde
Düğüm düğüm bütün kelimelerim
Belki hiçbir zaman
Hiç kimseye yollanmayacak
Bizim de güne bakanlarla dolu bereketli topraklarımızda gezindi
O çirkin yüzlü mezar kazıcılar…
Bizim de bestelenmemiş şarkılarımızı kurşuna dizdiler Şilili kardeşim
Bir eylül şafağı…
Dünyanın öbür ucunda suya düşen bir gül yaprağıydı adın
Belki sildiniz duvarlarımızdan
Yazdığımız yazıları
Ama yüreğimizden asla.
Biz ki
Güneşten koparttığımız kızıllıkla
Kazıdık her harfini
Sorun gitmek değil
Yada kalmak
Bana kal diyen kimse olmayacak
Bu şehirde
Ağlayışım bu yüzden...
Sonuna kadar arkasındayım kurduğum cümlelerin
Siper edip her bir kelimeyi kendime
Sonsuza dek saklanmak için karanlık yüzlerinizden...
Soldu bugün
Döktü bütün yapraklarını
Yurdumun meyve vermeyen tek ağacı
Niye dikmişlerdi ki zaten onu oraya
Gözü pek çocuklarının çıkıp ta
İnmeyi başaramadıkları tek ağacı
Ah benim kömür diye yaktığım genç ömrüm
bilirim artık alevim ısıtmaz kimseleri
yandıkça daha da üşür ilk yaz ortasında bir ülke..
ne bahtım
ne ellerim
Öyle çok şekle büründüm kendi yüreğimin ellerinde, öyle hallere düştüm ki bu sevdadan, yine de sorsalar pişman mısın diye, ömrüm boyunca söylediğim bütün evetleri silip atma pahasına hayır derdim.
Böyle birşey olsa gerek “acıya gönüllü olmak.” Yazılan onca şiiri tekrar tekrar okumanın verdiği buruk haz. Ben o evcilleştirilmiş acılarım sayesinde öğrendim aslında hergün biraz daha sağlam adımlarla yürümeyi hayatta…
Bilir misiniz nasıldır, hayatınızdaki herkesin sizi dinlemesi ancak söylediklerinizin tek kelimesini bile anlamaması.
İnsanlar vardı hayatımda, her anımda. İnsanlar vardı beni seven veya nefret eden… İnsanlar vardı, beni anlamayan ancak anladığını zannedip inatla yol göstermeye çalışan . Oysa mümkün müydü bir an için benim gözlerimle bakabilmeleri dünyaya.
Yağmur altında söylenen
Bir aşk şarkısı değildir bu
Yarin suskun dudağında sabahlamak değil
Yahut sahte hüzünler çıkarıp
Hiç yaşanmamış zamanlardan.
Yani sadece gerçek olanı yaşamak
Vaktidir artık ölümün yakasına yapışmanın
Ve en gerçek türküyü yakmanın
Kurumuş dudaklarımda
Düşüm daha karadır gözlerinden.
Haram edilmiştir gece uykularım
Her yanım kıtlık kıran




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle