Mutluluğu ve acıyı
Bütün hücrelerimde yaşayacak kadar şairdir yüreğim
Gece yarıları
Hasta bir kız çocuğunun yaşama direncini düşünüp
Ağlayacak kadar insan...
Renli prometinin uğruna ateşi bir kez daha çaldığı çocuklarız biz
acıya gülüp
mutluluğa gözyaşı döken,
her ölümde bin defa dirileniz
ateşte değil
bir ateş için yanıyor bu yüzden yüreğimiz...
+Elbette gül kırmızı da olacak hayatlarımızda
Kar beyazı da
+Ölüm de acıtacak canımızı
Doğan bir bebeğin sevinç çığlığı da saracak...
-Zenginlik de olacak elbet bu dünya da
Özgür müsün kardeşim?
İster bir denizin kıyısında
Hüzün dalgalarıyla nemlenirken yüzün
İster bir dağın yamacında
Uzaklarda yanan ışıkları düşlerken…
Böyle miydi bir zamanlar
Şu griye kesmiş meydan,
Yeşili çalınmış meyve bahçesi
Ve yeni doğmuş bir bebeğin
Masmavi gözleri değil miydi bu Dünya
Gerçeküstü düşlerinizin
Öyle sevdik işte,
Donmuş bir gül dalını gözyaşlarımızla ısıtırcasına
Kendi ıslığına saklanması gibi
Karanlıktan korkan bir çocuğun…
Öyle sevdik işte,
Özgürlük;
Masmavi bir ışıltıdır çocuğun gözlerindeki
Gülebilmek en zor anında bile
Ağlayabilmek halkının gözleriyle.
Özgürlük;
Onurumuz bir namlu ucunda
Alınıp satılmakta, pazarlanmakta
Bir adam hor görülmenin hıncını
Kendinden çıkarmakta
Tüm su başlarını tutmuş itler
Yeşil banknotun üzerindeki
Omuzlarınıza güvenmedim ayakta durmaya çalışırken
Dostluğunuz sanmıştım
Beni böyle asırlık çınarlar gibi dimdik tutan
Aşkınız sanmıştım böyle şair kılan
Karanlıksa
Aşkı biz seçmedik
Aşk bizi buldu saklandığımız kuytulukta
Hayal:
Kara kalemle çizilmiş
İçi boş bırakılmış bir resim




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle