Hani çok yazmak isteyip de
Sürekli unuttuğum cümleler gibi
Geçip gidiyor hayat.
Bir asra sığacağına inanamadığın duygular
Küçücük bir ana sıkışıp kalabiliyor,
Daha önce ağladığın bir şeye
Yazmaktan zordur bir acıyı yaşamak
Yarım asırlık kederi
Bir güne sığdırabilmek,
Anlatabilmek
Dalgalı bir denizin durulmasını
Koskoca bir nehrin kurumasını
91 Ağustosuydu
Güneşi çaldılar göğümüzden
Buz tuttu kemikleri insanlığın...
Anladım
Yalnızken yazdıklarımız kadar değerli sözlerimiz yoktu
Birbirimize söyleyeceğimiz...
Aşka düşmüşsen
Her söz yarımdır artık.
Kırmızısı tükenmiş bir ressamın
Maviyle avutması gibi kendini…
Eski bir şiir
Kulaklarıma dolanan sesin büyüsü
Yanık izi kalmış akşamlardan
Ve keşke
Ben yazmış olsaydım diyecek kadar güzeldi
Delikanlım
Yaşamak mı dersin
Bu kurtlar sofrasında
Zalime kurban olarak
Yoksa ölmek mi onurunla
İlk çeyreğinde hayatın.
I.
Bir bilinmezi daha tükendi hayatın
Adımlar sıklaştı gözükünce diğer bilinmezlerin sınır kapısı
Bekliyor bizi yıllar elinde bir kamçılarıyla
Yaşanan bir bilinmezde olsa
Kimse yanmıyor artık kimse için
herkes kendi yangınından arda kalanı veriyor bir başkasına...
yürek sevmeyi unutuyor
kalem yazmayı
bir kuş unutup yeniden doğmayı
artık kimse kimse için ölmüyor ki
ölümü bekler gibi bir yaşayamamak herkesinki...




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle