91 Ağustosuydu
Güneşi çaldılar göğümüzden
Buz tuttu kemikleri insanlığın...
Anladım
Yalnızken yazdıklarımız kadar değerli sözlerimiz yoktu
Birbirimize söyleyeceğimiz...
Aşka düşmüşsen
Her söz yarımdır artık.
Kırmızısı tükenmiş bir ressamın
Maviyle avutması gibi kendini…
Yankısı yok yine sesimin
Ve mevsim
Yine paramparça bir sonbahar
Ölüm ve doğumun en büyük randevusu yitik avlularda
En kırılgan çağı ömrümün
Adı yok doğan günün
bir baltaya sap olamadım bu hayatta
balta olmak da
sap olmak da uzak dursun
bir bahara yaprak olabildiysem
ne mutlu bana...
Yaralısın,
Şiiri yarım bırakılmış
Yitik bir şairsin sen
Bahaneler arıyordun
Sevgini söylememek için
Belki korkuyordun olanı da yitirmekten
Yarası sağalmış bir sayıklamadır şiir
Kıyı kentlerini darmadağın eden
Büyük fırtınalardan sonra yazılmış.
Anlayamazsın acısını sıcakken
Etine saplanan kurşun yarasının.
Kozalaklarını
Kızıl alev topları gibi
Üzerimize savuran
Bu yangın sarmıştır her yanımızı
Sadece kaçmaktır
Gökyüzü yok sizin dünyanızda
koşu bantları
üretim bantları
gelmeyen paydos düdükleriniz var
ıslık çalmak yok keyifli akşamlarınızda,




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle