Yiten dostlarım geldi aklıma
Gülen yüzleri hiç gelmedi gözlerimin önüne
Herkesten çok şey bilmek
Herkesten biraz daha önce gitmeyi gerektiriyordu belki
Dünyayı sevmek
Bu çürümüş karanlık,
Bu bayatlamış ekmek,
Bu açlık,
Bu sevgisizlik,
Bu kimsesizlik,
Işıksa eğer bu karanlık yolun sonu
Yürümeye değecek bir şey var vardır uğrunda
Ölümün kalleşliği en fazla bir kez yakalar bizi
Ama bin defa yaşarız
Bakışımız kalır bir anıt gibi
Düştüğümüz yerde
Yorgun değilim
söylenen sözlerin ağırlığı var sadece üzerimde
biraz da yaşıyor olmanın sızısı
Akşam oluyor
Yine sisler çöküyor ruhumun kuytuluklarına
Kazandığımı sandıklarım
Kayıp gidiyor bir anda avucumun arasından.
Orada biliyorum
Yıllar geçti bir hediye almayalı
Ellerini getirsen yeterdi bana
Yüzüme sürseydim uzun uzun
Varsın son günüm olsun bu deseydim
Varsın son günüm olsun
Ne için yaşar ki insan
Yiğit kişilerin harcıdır
Işık için yakmak gözlerini hesapsızca
Savrulmak kavganın rüzgarında
Asılmak bir bahar sabahı bir şafak sorgusuzca
Suçu sadece güneşe bakmakken çıplak gözle
Bölüşmekken bir somun ekmeği kardeşçe
Hani çok yazmak isteyip de
Sürekli unuttuğum cümleler gibi
Geçip gidiyor hayat.
Bir asra sığacağına inanamadığın duygular
Küçücük bir ana sıkışıp kalabiliyor,
Daha önce ağladığın bir şeye
Yazmaktan zordur bir acıyı yaşamak
Yarım asırlık kederi
Bir güne sığdırabilmek,
Anlatabilmek
Dalgalı bir denizin durulmasını
Koskoca bir nehrin kurumasını
eğer bu dünyada sizi
gerçekten seven biri varsa
dikkatli bakın etrafınıza
hergün yürüdüğünüz sokakta ayak izlerini
başını okşadığınız kedi yavrusunun tüylerinde parmaklarını
en sevdiğiniz fotoğrafınızda saklı bakışlarını bulacaksınız...




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle