Yağmur altında söylenen
Bir aşk şarkısı değildir bu
Yarin suskun dudağında sabahlamak değil
Yahut sahte hüzünler çıkarıp
Hiç yaşanmamış zamanlardan.
Yani sadece gerçek olanı yaşamak
Vaktidir artık ölümün yakasına yapışmanın
Ve en gerçek türküyü yakmanın
Kurumuş dudaklarımda
Düşüm daha karadır gözlerinden.
Haram edilmiştir gece uykularım
Her yanım kıtlık kıran
Suyu çekilmiş bir nehir gibi
Hissettim yokluğunu yine bu sabah
Aradım yüzünü zihnimde gecelerce
Bulamadım ama gördüğüm hiçbir rüyada.
Seni sensizliğinde sevmenin
Kozalaklarını
Kızıl alev topları gibi
Üzerimize savuran
Bu yangın sarmıştır her yanımızı
Sadece kaçmaktır
Eski bir şiir
Kulaklarıma dolanan sesin büyüsü
Yanık izi kalmış akşamlardan
Ve keşke
Ben yazmış olsaydım diyecek kadar güzeldi
Delikanlım
Yaşamak mı dersin
Bu kurtlar sofrasında
Zalime kurban olarak
Yoksa ölmek mi onurunla
İlk çeyreğinde hayatın.
Aşka düşmüşsen
Her söz yarımdır artık.
Kırmızısı tükenmiş bir ressamın
Maviyle avutması gibi kendini…
Yankısı yok yine sesimin
Ve mevsim
Yine paramparça bir sonbahar
Ölüm ve doğumun en büyük randevusu yitik avlularda
En kırılgan çağı ömrümün
Adı yok doğan günün




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle