Şiir yazıldı
Belki hiç okunmayacak,
Kapandı zarf içinde
Düğüm düğüm bütün kelimelerim
Belki hiçbir zaman
Hiç kimseye yollanmayacak
Bizim de güne bakanlarla dolu bereketli topraklarımızda gezindi
O çirkin yüzlü mezar kazıcılar…
Bizim de bestelenmemiş şarkılarımızı kurşuna dizdiler Şilili kardeşim
Bir eylül şafağı…
Dünyanın öbür ucunda suya düşen bir gül yaprağıydı adın
Belki sildiniz duvarlarımızdan
Yazdığımız yazıları
Ama yüreğimizden asla.
Biz ki
Güneşten koparttığımız kızıllıkla
Kazıdık her harfini
Yiten dostlarım geldi aklıma
Gülen yüzleri hiç gelmedi gözlerimin önüne
Herkesten çok şey bilmek
Herkesten biraz daha önce gitmeyi gerektiriyordu belki
Dünyayı sevmek
Gökyüzü yok sizin dünyanızda
koşu bantları
üretim bantları
gelmeyen paydos düdükleriniz var
ıslık çalmak yok keyifli akşamlarınızda,
Işıksa eğer bu karanlık yolun sonu
Yürümeye değecek bir şey var vardır uğrunda
Ölümün kalleşliği en fazla bir kez yakalar bizi
Ama bin defa yaşarız
Bakışımız kalır bir anıt gibi
Düştüğümüz yerde
Bu çürümüş karanlık,
Bu bayatlamış ekmek,
Bu açlık,
Bu sevgisizlik,
Bu kimsesizlik,
Akşam oluyor
Yine sisler çöküyor ruhumun kuytuluklarına
Kazandığımı sandıklarım
Kayıp gidiyor bir anda avucumun arasından.
Orada biliyorum
Yiğit kişilerin harcıdır
Işık için yakmak gözlerini hesapsızca
Savrulmak kavganın rüzgarında
Asılmak bir bahar sabahı bir şafak sorgusuzca
Suçu sadece güneşe bakmakken çıplak gözle
Bölüşmekken bir somun ekmeği kardeşçe
Yıllar geçti bir hediye almayalı
Ellerini getirsen yeterdi bana
Yüzüme sürseydim uzun uzun
Varsın son günüm olsun bu deseydim
Varsın son günüm olsun
Ne için yaşar ki insan




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle