Şiirimin anayurdu yalnızlık,
Unutmadım gülümseyişini
En yorgun akşamlarımda
Cam kırıkları içindeyken göz bebeklerim
Kayıpken beynimin sol yanı
Şiirinin sandalına bindim bu akşam
Al götür beni yine sularına,
Yüreğim uslanmaz bir çocuk
Haydi uslandır beni
Dalıp dalıp kaybolmayı özledim
Şiir dediğin bıçak yarasıdır
Durup durup kanayan
Her kanayışında mürekkep olup
Binlerce dizeye savrulan,
Şiir dediğin,
Sizi
Size rağmen
Sizin sevemediğiniz kadar
Çok seviyorum
Masum bir bakıştı
Biliyorum ne desem eksik kalacak
Dünyaya ve sana dair
Biliyorum gözlerimin ardındaki ‘sen’i göremeyecek kimseler
Sustukça daha da büyüteceğim seni içimde
Sana söylediğim son söz
Uykusuz gözlerimdeki kırmızılık,
Beni şiir yazmaktan alıkoyan ruhsuz gece,
Susma temiz kalan yanım benim
Susma ey insanlığım benim
Konuş,
Susmak için sonsuzluk kadar çok vaktin olacak
Sakın sorma bana kendine sürgün yüreğimin kederini. Acıyı bu denli sahiplenişime mantıklı bir sebep bulmak öyle zor ki...
Öyle zor ki güzel çocuk, acı tebessümümü büyük şehirlerin yalnızlığa bırakıp bir ıhlamur kokusunun peşine takılıp gidebilmek.
Kendimi bildim bileli boğazımda bir yumruyla dolaşıyorum. Saçları bir kez okşanmayan bütün çocuklukların yasını tutuyorum her gece. Omuzları çökmüş her babanın kederini taşıyorum omuzlarımda...
Senin suçun değil çocuk, deniz kıyısında bir martının gözlerine bakıp hayata dair cümleler kuramayışın
Kaç gece
Yüreğimin elleriyle
Çiçek topladım sana Samanyolu’ndan.
Oysa sen bilmedin hiçbir zaman
Gün ışığına nasıl düşman olduğumu
Seni alıp sakladığında yalancı maviliğine
İki satır yazı sadece
Tüm söylenemeyenlerden arda kalan.
Belki unutuldu birçoğu o cümlelerin.
Gez
Göz
Arpacık
zordur benim sevdiklerim, kafamda kurduğum binlerce cümlenin en kısasını bile kekelemeden söylemeyi beceremem hiçbir zaman... bir şarkıya sığsın isterim, ya da dünyanın bile durduğunu sandığım saniyelik bir bakışmaya...
tesadüf değil gerçekten de, her eylül, uykularımın altüst olması, rüyalarımda gördüğüm mutlu günlerimin sadece şiirinin yazılması... ve kalbim bir göçük altından çıkartılıyormuşçasına uyanmak gelen sabaha...
Hep böyle değilmiydik büyüsek de bir yanı çocuk kalan.. ne zaman gerçekten sahip olduk ki kaybetmekten çılgınca korktuklarımıza...




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle