Bir şiiri inkar etmek
Dünyanın gözlerinden gözlerini kaçırmaktır...
2006
www.melihcoskun.com
Bir imla hatası bile bazen
Değiştirilemeyecek kadar güzel durabilmeli
Yılların yüzünde belirginleştirdiği her çizgide
İnadına daha da çok sevebilmeliyim seni...
Her gün biraz daha güzelleşmeli gözlerin
Sen benim okurken
Ağladığım
İlk ve son kitabımsın
Bunca zaman
Elime kalem kağıt almadığımı söylesem
Anla artık sevdiğim
İkimiz için yaratılmadı bu dünya
Onun için deniz gibi sevdim seni hep.
Görmezlikten gelmek çare değil
Sadece bizi anlatmıyor çünkü
I.
Bu saatlerde
İçimde bir şair vurulur her akşam
Sınır boylarında yalnız başına
İsimsiz
Hüviyetsiz
İçimi burkan sensizlik değildi
Seninleyken sensiz olmayı anlatan mısralarım değil
Güzelliğin değildi
Yüreğimde ışık değmemiş ormanları
Yedi renge boğan
Kahraman olmak istemiyorum artık
Sevilmek istiyorum sadece sevdiğim kadar,
Hep ayıpmış gibi sakladım göz yaşlarımı bugüne kadar
Artık ağlamak istiyorum
Dizeler döküp geceler boyu
Denizi maviye
Kaçıncı geçişim bu yoldan
Ve kaçıncı kere
Yoksun rüyalarımda
Öyle güzeldi ki
Hiçbir zaman gelmeyeceğini bilerek
Kaç kez uyandım uykulardan
Ömrümün en güzel dizelerini yazarken rüyalarımda
Çırpınıp can verirken avuçlarımda binlerce balık
Dışarıda çocukluğum gibi yağıyordu kar
Hiçbir zaman hiçbir kelimesini hatırlayamadım oysa o dizelerin
Güzel annem,
Burada bir haftamı bitirdim. Yavaş yavaş alışmaya başlıyorum buradaki hayata. İlk günlerdeki burukluğumu da attım üzerimden. Alışkanlık böyle bir şey işte anne. Ne kadar berbat olursa olsun yadırgamıyor insan bir zaman sonra, ilk başta şaşkınlıkla, tedirginlikle karşıladıklarını.
Bunları yazarken aklıma geldi. İnsan acaba acılarına da alışabilir mi anne? Alışmak mı, yoksa sağalması mı hiç kapanmayacak sandığımız yaralarımızın?
Bu soruyu sana soruyorum çünkü biliyorum en çok annelerdir acı çeken. Sende bir annesin ülkemin bütün yüreği kanayan anneleri gibi. Hiç kimse annelerin hissettiklerini duyamaz etinden canından bir parça koparılıp koynundan binlerce kilometre uzağa gönderildiğinde. Hiç kimse hissedemez biricik oğlunun artık hiç dönmeme ihtimalini düşündüğünde hissettiklerini.
Yine sulandırdın biliyorum o güzel gözlerini. Ağlama demiyorum sana. Yoksa bilirim gizli gizli içine akıtacaksın gözyaşlarını. Ağla ama umutsuzluk olmasın gözyaşında. Hasret olsun sadece, hasret büyütür sevincini kavuşmaların.




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle