Seni düşlerken,
Gün yeni sıyrılıp çıkmıştı
Gecenin koynundan,
Uykudaki yaramaz bir çocuk gibi
Hareketsizdi Karadeniz…
Renkli gözleriyle
Bir çocuk ağlıyor kollarımın arasında
Denizin en ıssız yerinden almışçasına
Gözlerinin mavisini
Sınırsızca yazmalı diyorum kendime
Yasaklayabilir misiniz bana dünyayı
Sökseniz de dilimden sözcüklerimi
Anlarım
Dilini bilmediğim uzak ülkelerin
Özgürlüğe yakılan kan kırmızı türkülerini.
Siz satarken gerçek uğruna
Yarım kalan birşeylerin sancısı bu
Her dakika beynimi kemirip duran
Gelip geçici bütün heyecanlarım
Acılarım bile terk edip gitti beni
Tükenecek nerdeyse bütün sözlerim
Hep yarın içindi
Bugünü yaşayamayışının pişmanlığı
Hadi çevir yüzünü güneşe
Hangi sabah bu kadar maviydi gökyüzü
Hangi bahar böyle çiçeklendi toprak
Şair olmak,
Ne garip şey
Duvarlara kanayan yarandan
Sızan kanlarla yazı yazmak gibi,
Akarsu üzerine resim yapmak gibi,
En büyük acılardan
Sahip çıkmak istiyorum
O yaralı ruhuna
Gel bul beni
Sürgün yüreğimin uzaklığında.
Bizim için yazılmış bu kader baksana
Eksik kalmış neyimiz varsa
Sen bir şehrin gözyaşlarını saydın mı hiç
Esmer yüzlü bir direnişçi gezinirken uykularında
İçimde talan edilir bir şeyler
Ve her zamankinden beterdir
Tepemdeki gri bulutların hıncı
Acılar mıydı büyüten yüzünü
Hep çocuk kalmak isterken
Toprağın kuruyan yüzümüydü
Yaz sıcağında
Böylesine çatlatan ellerini
Öyle bir özlemdi ki bu
Ne suya benzerdi
Ne de ormana.
Yalnız bir an için
Koskoca bir ömrü harcayabilirdi belki insan
Vazgeçebilirdi bütün anılarından




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle