kan akmaya devam ediyor hâlâ
çarklar dönmeye,
sermaye büyümeye,
emek sömürülmeye,
ve "büyük insanlık"
hiç yaşamamış gibi ölmeye...
Tüm kadehler karıştığı zaman birbirine
Devrilen son şişenin dibinde
Bekliyor seni gülümseyişim
Üç mısralık bir şiirim mezar taşlarında
Kurumuş toprakta üç damla su
Bir çocuğun
Rüyasında gördüğü oyuncaktır devrim.
Fırından yeni çıkmış ekmeğin
Ağza yayılan sıcak buğusudur.
Hiç kimsenin adını bilmediği bir sokakta
Müzisyenin akordeonundan çıkan
Dilim tütün acısı kardeş
Ayaklarım uzak yolların yolcusu
Bir kez olsun yürümemişim
Ankara’nın çamurlu sokaklarında
İçim hiç böylesine üşümemiş…
Sıradan bir akşam
Sıradan bir şeyler üzerine konuşuyormuşum gibi
Dinle beni
İster bir roman gibi
İstersen tek kişilik bir oyun gibi tiyatro sahnesinde
Gece sırnaşık bir kedi gibi
Dolanıyor ayaklarıma
Dört kişi ateşin başında
Adlarını ve adreslerini bilmediğim
Dört kişi yalnızlıklarını yakıp ısınmakta
Merhaba,
Benim dört yanı denizlerle kaplı yalnızlığım
Kanatları kesilmiş güvercinler gibi
Duvarlara çarpan hasretim
Adıma özgürlük demişlerdi bir zamanlar
Konamıyorum artık hiçbir ağacın dalına
Karartılmış gecelerde
Siyah perdelerin ardından
Kaçamak birkaç bakıştı bizim sevdamız
Ne söyleyebilmiştik birbirimize
Ne de vazgeçebilmiştik
Bu gece uyumaktan önemli işlerim var yapılacak
Var mısın
Şiirler yazalım sabaha kadar
Buharı tüten dizelerle karşılayalım doğan günü
Var mısın sabaha kadar türkü söyleyip ağlayalım
Ne ayrılık biter
Ne şiir
Boşver gönül
Böyle yaşamak da güzel
Düşlerde kalsa da o kavuşmalar




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle