I.
Uçurum diplerinde bekle beni
Kanının Kızılırmağ’ı kızıllaştırdığı yerde
Geleceğim akşam çökmeden
Gözyaşının yağmura karıştığı yerde bekle beni...
Yitirme umudunu asla
Yenilgilerinin toplamı olacak
En büyük zaferin
Yitirme umudunu
Belki hala boşalmamış bir kadeh rakı vardır
Seni unuttuktan sonra
Seni anımsatan hiçbir şarkıya ağlamadım
İçimde derin bir boşluk bıraktın sadece
Kelimelerimi çalıp şiirlerimden
Beni kendi hüznüme hasret bıraktın
Silahının kabzasına
Gülen çocuk resimleri çizen
Zoraki bir kontrgerillayım ben dağlarında.
Nişan almayı bilmez ellerim
Kalem tutmayı bildiği kadar
Çöktü acının toprağı
Etleri dökülürken biten umutların,
Şimdi hangi odanın
Hangi yanan ışığı
Geri getirebilir bitmiş olanı,
Beyaz bir güvercinsin sen.
72 mayıs şafağında Ankara’nın.
Avlulardan havalanan bir beyaz güvercinsin
Kimseler görmez seni
Tanımaz
Bilmezler
Daha genciz
Daha çok türkü söyleriz
Daha çok şiir yazarız hayata dair
Daha çok gecelerimiz olur
Ve yine severiz
Yine ağlarız
Belki son nefesimde
Bir yavru ceylan düşer aklıma
Üşürüm,
Ellerim titrer yine
Bir ana gözyaşı döker
Ansızın gidişime.
Bir temmuz daha geçti ömrümüzden
Yitirilen arkadaşların gülüşleri gibi,
Yaşanmamış ne varsa arkasında bırakarak
Hafiften bir hüzün salarak yüreğimize
Öfkelenerek gökyüzüne
İsyan eder gibi bileklerimizi oyan paslı zincire
Gece;
Demir bir parmaklık
Gece;
Karanlık kör bir zindan
Ellerinin sıcaklığı ve
Kış soğuğunda




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle