Yarin öpülesi yanağı
Gelmemiş baharlar
Ilık akşam üzerleri
Ve sabahlarımızdan eksiltilmiş bütün günaydınlar adına...
Soruyorum size
I.
Bir kişi eksik uyandık yine bu sabah
Bir çift ayakkabı daha kondu kapı önlerine
Bir kişi daha azaldı beklediğin kuyruktan
Bir muhabbet daha azaldı demli çayımızdan
Soframızdan bir tabak
Ellerin kayıp
Ve durmadan titriyor dizlerin
Paltosu yamalı bir çocuk üşüyor
Yüreğinin saçaklarında
Yanı başındaki serinlik
Yalancı bir dünyanın sahte esintisi
Hasret çekilene değil
Hasrete vurgun bir yürekteydi sevdamız
Sevdalanmak değildi
Ki sevda zaten vardı yaratılıştan bu yana
Ve yaratılışın sırrını içinde taşıyordu ilk günden
Sonbahar;
İki ayrı kıyıdan görülen
İki farklı suret,
Ölüm ve hayatın
Susmaktı her konuşma
Ve onun için yalandı her cümle biraz
Söylenmesi düşlenen her söz gerçek.
Her kavga biraz destan
Her düş biraz çocuksu
Kader dediğimiz
Dalından zamansız düşen bir incir tanesi
Yahut bir çiçek mevsimsiz açan
Bir türlü inanmak istemediğimiz
Ama yaşadığımız
Şarkılar bu kadar güzelleşeceklerini biliyorlardı elbette
Onun içindi bu alaycı bakışları gözünün içine
Sözlüklerin en kuytuluk yerinde saklı kalan
O kelimeler biliyorlardı elbet kendi anlamlarını aşacaklarını bir gün
Söylemek vardı o şarkıları
Her veda
Bir kitaptır şaire
Uzaklaşırken hızlı adımlarla
Ardında buğulu bir camda
Ağlayan bir kadın yüzü bırakır.
Ey İstanbul
Çocukluğum, gençliğim
İlk heyecanım
İlk deniz kokusu
İlk martılar
Ve ilk fark edişim yeryüzünü




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle