Şiir gibi yaşamak isterdim ömrümü
Ne iş yaparsın diyene
'Sadece şairim
Ölürcesine sevmektir mesaim' diyebilmek.
Ömrüm boyunca
Nefes aldığım her an
Gökyüzü
Beyaz bir kılıç gibi
Saplıyor öfkesini geceye
İnan ki küsmedim hiçbir maviye
En zayıf yerime saplamış olsa da bıçağını
Şu havada kafanın üzerinde
Sürekli durmadan dönüp duran
Leş kuşlarını gördün mü
İşte onlar, ta kendileri
Senin bir an önce düşmeni bekleyen kuşlar
İyi bak onlara
Bazen bir deniz olmak bile yetmiyor
Anlatmak için ruhumda kopan fırtınayı
Öyle zamanlarda.
Okyanus olsam keşke diyorum
Öyle zamanlarda
Terk ediyorum kendimi
Aynalarda bırakıyorum üzgün yüzümü
Yollarda bırakıyorum yorgun ayaklarımı
Dostun sıcak ellerinde bırakıyorum ellerimi
Sizi değil
Türkülerimi yazdın sen benim
Yasaklarımı değil
Sendin ellerimin sıcaklığında
Hiç bahar göremeyen kar taneleri gibi eriyen
Zulüm çökerken yasalarıyla
Karabasan gibi üzerime
Yeryüzünün çağrıştırdığı bir şiirdir sevdan
Neşter vuruldukça
Kanaması duran tek yarası ömrümün.
Şehrin ışıkları çizerken resmini
Karanlık sulara
Bağlı olsa da ellerin ayakların
Çırpınmalısın
Bedenin isyan etse de beynine
Yüreğinin sana dur dediği yere kadar
Dermansız kalmış olsa da bedenin
Şunu bil ki
Sen şiirime sunulmuş
En güzel armağansın
Yüreğimde patlamaya hazır dinamit gibi dursan da
Söküp götürsen de toprağımdan
Yağmurunu içtiğim her bahçede
Kökümden bir parça kalır




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle