Şimdi yırtık bir kağıt parçasına düşen feryadım
Yalnızlığına yenilmektedir
Karanlık odalarda
Sorgularda mı yitirdik
O güzelim sevincimizi
Yine saklıyor gökyüzü mavilerini
Griye kesiyor tüm dünya
Gece yine saklayacak yüzünü
Ay ve yıldızlar saklambaç oynayacaklar
Bulutların ardında
Sen şiirime sunulmuş
En güzel armağansın
Yüreğimde patlamaya hazır dinamit gibi dursan da
Söküp götürsen de toprağımdan
Yağmurunu içtiğim her bahçede
Kökümden bir parça kalır
hep gözümüzün gördüğüne
vurulduğumuz içindi belki
rüyalarımızın düşman olması günlerimize
ve dipsiz bir bardaktan
aşkı yudumlamaktı seni düşlemek
Yürü köylü çocuğu
Yürü ki bu dağ senindir
Okulun dağlar ardında bırakılmışsa
Mevsim kışsa
Donup kalmak varsa
Görülecek hesabım var daha bu şehirde
Ağlatanı ağlatmak
Kanatanı kanatmak için değil
İntikam almak için değil
Bütün şiirlerimi yazdığım şu koca şehirden
Koskoca bir yalana inanmak ihtiyacı duyacak kadar
Basit ve acınası yaşıyoruz
Belki sadece bu yüzden
Kimsenin vazgeçemeyeceği biri olmayı beceremiyoruz
Kimsenin ‘o olmazsa yaşayamam’
Demeğe cesaret edemediği...
Şu havada kafanın üzerinde
Sürekli durmadan dönüp duran
Leş kuşlarını gördün mü
İşte onlar, ta kendileri
Senin bir an önce düşmeni bekleyen kuşlar
İyi bak onlara
Bazen bir deniz olmak bile yetmiyor
Anlatmak için ruhumda kopan fırtınayı
Öyle zamanlarda.
Okyanus olsam keşke diyorum
Öyle zamanlarda




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle