Yarin öpülesi yanağı
Gelmemiş baharlar
Ilık akşam üzerleri
Ve sabahlarımızdan eksiltilmiş bütün günaydınlar adına...
Soruyorum size
Ellerin kayıp
Ve durmadan titriyor dizlerin
Paltosu yamalı bir çocuk üşüyor
Yüreğinin saçaklarında
Yanı başındaki serinlik
Yalancı bir dünyanın sahte esintisi
Nasıldır düşündün mü hiç
Mızrak ucunda yaşamak
Her kıpırdanışında
Etine işleyen tarifsiz bir acıyla uyanmak
Ve ne hisseder insan
Yanı başımda yirminci sayfasında bırakılmış
Mavi kaplı bir kitap
Beş yarda keten bezi
Üç ceket
Ve emeği ellerinin
O içinde kararmış gölün
Derinlerinde balıklar geziyor hala fark etmesen de
O karanlık ormanın
Bir yerinde
Cılızda olsa bir ışık yanıyor hala
Hasret çekilene değil
Hasrete vurgun bir yürekteydi sevdamız
Sevdalanmak değildi
Ki sevda zaten vardı yaratılıştan bu yana
Ve yaratılışın sırrını içinde taşıyordu ilk günden
Sonbahar;
İki ayrı kıyıdan görülen
İki farklı suret,
Ölüm ve hayatın
Susmaktı her konuşma
Ve onun için yalandı her cümle biraz
Söylenmesi düşlenen her söz gerçek.
Her kavga biraz destan
Her düş biraz çocuksu
Kader dediğimiz
Dalından zamansız düşen bir incir tanesi
Yahut bir çiçek mevsimsiz açan
Bir türlü inanmak istemediğimiz
Ama yaşadığımız
Şarkılar bu kadar güzelleşeceklerini biliyorlardı elbette
Onun içindi bu alaycı bakışları gözünün içine
Sözlüklerin en kuytuluk yerinde saklı kalan
O kelimeler biliyorlardı elbet kendi anlamlarını aşacaklarını bir gün
Söylemek vardı o şarkıları




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle