Bazen bir deniz olmak bile yetmiyor
Anlatmak için ruhumda kopan fırtınayı
Öyle zamanlarda.
Okyanus olsam keşke diyorum
Öyle zamanlarda
Terk ediyorum kendimi
Aynalarda bırakıyorum üzgün yüzümü
Yollarda bırakıyorum yorgun ayaklarımı
Dostun sıcak ellerinde bırakıyorum ellerimi
Sizi değil
Türkülerimi yazdın sen benim
Yasaklarımı değil
Sendin ellerimin sıcaklığında
Hiç bahar göremeyen kar taneleri gibi eriyen
Zulüm çökerken yasalarıyla
Karabasan gibi üzerime
Yeryüzünün çağrıştırdığı bir şiirdir sevdan
Neşter vuruldukça
Kanaması duran tek yarası ömrümün.
Şehrin ışıkları çizerken resmini
Karanlık sulara
Bağlı olsa da ellerin ayakların
Çırpınmalısın
Bedenin isyan etse de beynine
Yüreğinin sana dur dediği yere kadar
Dermansız kalmış olsa da bedenin
Şunu bil ki
Sen şiirime sunulmuş
En güzel armağansın
Yüreğimde patlamaya hazır dinamit gibi dursan da
Söküp götürsen de toprağımdan
Yağmurunu içtiğim her bahçede
Kökümden bir parça kalır
Görülecek hesabım var daha bu şehirde
Ağlatanı ağlatmak
Kanatanı kanatmak için değil
İntikam almak için değil
Bütün şiirlerimi yazdığım şu koca şehirden
Koskoca bir yalana inanmak ihtiyacı duyacak kadar
Basit ve acınası yaşıyoruz
Belki sadece bu yüzden
Kimsenin vazgeçemeyeceği biri olmayı beceremiyoruz
Kimsenin ‘o olmazsa yaşayamam’
Demeğe cesaret edemediği...
hep gözümüzün gördüğüne
vurulduğumuz içindi belki
rüyalarımızın düşman olması günlerimize
ve dipsiz bir bardaktan
aşkı yudumlamaktı seni düşlemek




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle