Kim bilir
Hayatın bize de gülümseyeceği bir gün vardır elbet
Üzerime yıldız örtüp uyuduğum geceler şahittir
Bütün kapıların çocuk gülümseyişimin yüzüne çarpılışı
Ne kadar büyük ciddiyetle yaşamıştık oysa
Bir gün
Yüzünde sebepsiz gülümseyişiyle
Şarkılar mırıldanarak yürüyen
Erken büyümüş bir çocuk görürsen karşında
Bil ki o benim…
O aşk ki
Sonucunu düşünmeden bağlanmak bir imkansıza,
Görmezden gelmek eksik olanı
Ya da sevmek en az kendin kadar
Hiç bir zaman olmayanı
Sen hiç ay ışığında şiir yazdın mı?
Belanın tam kıyısında
Korktun mu hiç ölesiye
Alırlar diye elinden kalemini?
Öyle bir akşamdayım ki şimdi
Sen yüreğime çizdiğim resimsin.
Gökyüzüyle boyarım gözlerini,
Saçlarını sabah güneşiyle.
Ne zaman bütün acemiliğimle
Alsam fırçayı elime
Dünyanın en güzel resmini yaparım.
Gökyüzü
Beyaz bir kılıç gibi
Saplıyor öfkesini geceye
İnan ki küsmedim hiçbir maviye
En zayıf yerime saplamış olsa da bıçağını
Şiir gibi yaşamak isterdim ömrümü
Ne iş yaparsın diyene
'Sadece şairim
Ölürcesine sevmektir mesaim' diyebilmek.
Ömrüm boyunca
Nefes aldığım her an
Görülecek hesabım var daha bu şehirde
Ağlatanı ağlatmak
Kanatanı kanatmak için değil
İntikam almak için değil
Bütün şiirlerimi yazdığım şu koca şehirden
Şu havada kafanın üzerinde
Sürekli durmadan dönüp duran
Leş kuşlarını gördün mü
İşte onlar, ta kendileri
Senin bir an önce düşmeni bekleyen kuşlar
İyi bak onlara




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle