Hayatın içinde değirmen taşı,
Ezerken gönlümde bir diri kaldı.
Kışlar, yağmurlar ve boranlar,
Vurunca ayağım hep sana kaydı.
Kaç düştük sarıldık bugünden yarına
Musluktan akan su göle maya olurken
Güneşe bakan bulut, üstüme gölge oldu
Damlanın gücü sessizliği kabarttı
Aydınlık, gölge oldu; ışığını unuttu.
Zahirimizden görünen yarımız
Hazine zannettiğimiz aradığımız dünya!
Yakını göremedik uzağı sezmeyince
Neler çalmıştı bizlerden
Kimden aldık, kime nasıl sattık?
Görüntümüz papağandı ana
Şahikandan görünen
Derinliğinin yorumu.
Minik serçe çıkamaz
Kartalındır irtifa.
Bugün üzgünüm, kırgınım öyle dostlar
Dalları budanmış, yeşilsizim artık
Şemşiyem açılmaz, çalışmıyor ki şimdi
Yağmurdan koruyamam, ıslanırsın burda
Gölgem yok ki, yanımda güneş çarpmasın seni
Kim bilir, alışılagelenin dışında,
Morları beyaz yapmak,
Nadir yaşanılan bir an,
İstisnasız bir frekans!
Her yaşanılan sayılmasın,
Saçının telinden atlas ibrişim
Dolandım ummanı, meyhane meyhane
Aşığın hayalden kurduğu girişim
Kadeh de sen misin, ben miyim peymâne?
Gözlerin mavice, vurgun bezeydin
Suya üfleyip içmedim, bardakta suyum artık.
Ya olduğun gibi görün, hesapsız sade yaşam
Ya da akrebin iğnesinde yoğrulduğun gibi kal
Öleydim; bende öleydim, öleydim de göreydim
Gerçek sevgiliyi vucutsuz bir benle seveydim.
Zaman zamansızlıktır, sevgiliyi seyretmeye
Bu aşkı anlatmak kelimesiz bir hikaye
Öyle sevdim ki tarifsiz, ilaçsız bir reçete
Mihrabım oldun, aşka yüz sürdüm,
Yalandan uzak, doğru dil kimde?
Çözemediğim gönül var bende
Yöneldim, sustum kalbim arınsın.
Yüreğim susmaz, hakka yönelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!