Varlıktan yokluk mu uykudur ama
Rüyalar görünür ruhundan sana
Her gördüğüne sakın aldanma
Zemzemsiz rüyan boştur cana.
Rüyalar mevsime göre konuşur
Saçları;
Kızıldan başak gibi
Başını tartarken
Meyveli ağaç sanki
Eğiliyor yere.
Gam yüklü hazin gelme
Kanatların kırık gelme
Bir çift turna umut haber
Sandığın aç hiç boş gelme.
Aylar, yıllar geçti burda
Kaç gönüle girdim,
Kaç gönül boyandım ben
Konuşsun!
Bulmaca satırları kaç sütun dolandım ben
Çarmıha gerilirken ayaklarım parmaksız
Bende sevdim
Kaldırımında sevdiğimin
Sevdaydı öğrendiğim
Haykırdım kendime
Kıskanırken seni
Sen zemheri
Kalk gidelim sevdiğim garip bağında
Seyranımız görünür huzur dağında
Kadifedir ezgisi gülü açarken
Oynayalım durmadan gönül çağında.
Naz anıdır her anı kalbi tavafta
Sinenden uzakta kaldığım zaman
Yüreğim sızlıyor, özlemim yaman
Bu nasıl sevdaymış yangınsız aman
Çayında şekerin kıtlama bana
Hıngeli; yağına, yoğurda dola
İçindeki huzurla
Yıldızların konuşur.
Körler diyarında
Ama gözlere gözlük,
Maviliğe uçan kuş
Görüş mesafesi daralırken inadına sürat!
Hayatın derinliğine
Farların yetersiz, kaç metreyi görüyorsun?
İleri görüşsüz, kaşesiz
Kazı bulmasın papaz.
Hayata vururum, gözlerim döner
Gücümdür tükenen, haydi yol öner
Yorulan ayağım, içimse söner
Vay Babo, yaşımsa altmışa döner
Hayatın yolları, makaslı ve kes




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!