Nice âşık kayboldu görünen sırda şimdi,
Derdini derman etmiş parlayan güneş şimdi,
Ummandan kopan dalga kumsalına zor öfke —
Hayalleri konuşur, sırça köşkünde sirke.
Uykusuz gecelerin kabına girdi şimdi,
Sesli harfti; dünyayı konuşturan
Sessiz harfle ruhuma iniyordum
Hangi kalple doğduk da
Gün aktı içimize
Yalan, yalan, yalan —
Maziyi anarken hayalin kuran
Dillerim lal oldu, gönlüm perişan
Takvimin yaprağı; geride duran
Anıdan dağların kalbime ürüşan.
Hazandır baharlar, güneşsin gece
Toprak gülünü bıraktı
Aşıklar raksa durdu
Yetime yalnızlığı
Beşikteyken vurdu
Göğe doğan Güneş
Aydınlığını kurdu
Beşikten mezara vazgeçme Abbas
Uğruna aldandın, taklalar attın
Sandın ki bu dünya, leyliden bir pas
Ananı boyayıp babana sattın.
Ha bugün ha yarın biter bu rüya
Aşka düşen aşık: hali nicolur
Fıçıyla içerde mey sarhoş olur
Kara sevda odu dumansız olur
Yanıyorum yarim üfle de söndür.
Uzun ince bir yol, yolcudur onur
Yine güneş battı
Andan görünen bukalemun karanlığa boyanırken
Süzülüyordu taa gözümden içeri
Uykularım yarım kaldı
Yatağımda uyurken derinden, hırsız zaman beni çaldı.
Ilgıt ilgıt esen rüzgar,
Bilirim,
Sırtında taşıdığın rahmetin,
Gözlerinde silik bir hüzün,
Dünyada gama batanın
Üstündeki yama libas.
Mecnun, aşka dönenler
Seyyah olur gezerler
Dost bağına girenler
Lale, sümbül dererler.
Gönül perdem yırtıldı
Bir bahar günü,
çiçek açarken
Nemrut Dağı sırtıma bindi.
İşte o an hüzne bulandım,
yangınlardan sızan kızıl bir geceydi içim.
Bir adım attım — yer ürperdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!