Beşikten mezara vazgeçme Abbas
Uğruna aldandın, taklalar attın
Sandın ki bu dünya, leyliden bir pas
Ananı boyayıp babana sattın.
Ha bugün ha yarın biter bu rüya
Aşka düşen aşık: hali nicolur
Fıçıyla içerde mey sarhoş olur
Kara sevda odu dumansız olur
Yanıyorum yarim üfle de söndür.
Uzun ince bir yol, yolcudur onur
Yine güneş battı
Andan görünen bukalemun karanlığa boyanırken
Süzülüyordu taa gözümden içeri
Uykularım yarım kaldı
Yatağımda uyurken derinden, hırsız zaman beni çaldı.
Ilgıt ilgıt esen rüzgar,
Bilirim,
Sırtında taşıdığın rahmetin,
Gözlerinde silik bir hüzün,
Dünyada gama batanın
Üstündeki yama libas.
Mecnun, aşka dönenler
Seyyah olur gezerler
Dost bağına girenler
Lale, sümbül dererler.
Gönül perdem yırtıldı
Öğrenmek bedelini ödetirken
Yollar tıkanıyor sanki
Ardından tesbihin tanesiyle
Sabır çeken biri var ki...
Mıknatısın uzağında
Şimdi saman inan ki.
Zamanın akrebi vururken beni,
İnlettin, inledim; akan bu zehir
Hayalden hikâye yıkarken teni,
İnleyen nağmeler yıkıldı şehir
Maziden karıştım, pusandım, kustum;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!