Nerden açtın konuyu, bir ses geldi mezardan,
Rahmetli Hocamızın kemikleri sızladı! ..
Sakınmak lazım gelir, bilin ki bu Çoban’dan,
Şeker diye kandırdı, tüm sütleri tuzladı! ..
Unutmadı Hoca’nın başına gelenleri,
MUSTAFA KEMAL DİYOR Kİ!
“Muhterem milletime tavsiyem odur ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki ve vicdanındaki cevher-i asliyi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an vazgeçmesin! .. M. Kemal Atatürk”
CEVHER-İ ASLİ
Zamanlı zamansız öten kişinin,
Kalp öyle bir organ ki; efkârı var, har’ı var,
Zemheride kor olan el yakmayan nar’ı var!
Üfleyince kırılır incecik bir zar’ı var,
Dünyaları yüklenip devleşince gör onu!
Gönüllere hükmeder bir nah ile sıkılır,
Gönülden gördüğüm gönül dostların,
Bizleri beklerken bulduk Didim’de…
Yürekten sevdiğim bütün canların,
Kalpten sevdasıyla dolduk Didim’de…
Anadolu’m kükrer Ozan dilinde,
Aldırma sen cahillerin sözüne,
Sen doğru yolda ol, el eğri sansın…
Girmemişsen gafillerin gözüne,
Kendini bilince doğru insansın…
Varlığın sebebi olmaktan sonra,
Dost olmak öyle kolay ki “dostu bilmek” gibi,
Dosta erdim sanmayın, bir tek çivi çakmadan!
Hangi makam kutsidir, dost için ölmek gibi?
Dosta erdim sanmayın gel demezse bıkmadan!
Varlığının sebebi kul olduğun bilmekse,
Hayatıma sen gireli,
Değişti, dünyam değişti.
Görmez etti aşkın beni,
Değişti, dünyam değişti.
Kaşı kara, gözü kara,
Haktan geldi bize İlahi Hak’tan
Yakıştı adına Halil ve Haktan.
Hükmedip Allah’ım halketmiş yoktan,
Bu aciz kulunu sevmiş Allah’ım…
Nur topu TORUN’u vermiş Allah’ım…
Baktım Ozanlarım ilaç sorarlar,
Erkenden yarayı sarak der gibi…
Kelini gösterip derman ararlar,
Hedefe, menzile varak der gibi…
O yana bu yana koşar dururlar,
Sonu var mı bu yalancı sevdanın?
Deli gönül bir kendine sor hele!
Nefs peşinde koşanları dünyanın,
Doyan var mı nimetine sor hele?
Simsiyah saçların neden ağardı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!