Yıl iki bin üç tü, Avrupalıydık
Hala giremedik söyle yalan mı?
Kaç pakete imza attık olmadı
Yardım göremedik söyle yalan mı? Ozan Hepgüler
Yıl iki bin üç’te öyle demiştik,
Kul ne kadar güçlü sansa kendini,
Sineği havada görünce şaşar!
İlimle yoğrulup yense fendini,
Bakarsın onu da karınca aşar!
Kozaya girince böceğin yolu,
Bana bakın bana, sayın efendi,
Havalar atmanın sırası değil!
Gırtlağa dayandı, sabır tükendi,
Mazluma çatmanın sırası değil!
İyi düşün önce gittiğin yolu,
Sitemin kimedir ey insanoğlu?
İnsan kardeşine dargın gezer mi?
Hangisi yanlıştır, kimin ki doğru?
Bilen, kardeşine dargın gezer mi?
İstersen geçmişe bakınız önce,
Laf atıp boş yere kızdırma beni
Taşı gediğine koyarım sonra
Saçma sapan sözle bezdirme beni
Doğduğuna pişman ederim sonra
Her lafa her söze girme sen öyle
Ben gül isem onlar diken,
Kökümüzde piç var iken,
İçimize nifak eken,
Soysuzdur o, kardeş değil,
Sil onu sen kafandan sil! …
İşimiz terziliktir, eski yeni demeden,
Kalıbına uydurup; ölçer, biçer, keseriz…
Padişah kaftanını, üstümüze giymeden,
Kıvamını buldurup; ölçer, biçer, keseriz…
Gönül urbalarını; yamar, diker, giyeriz…
Her Arapça bilen Kur’an’ı okur,
Ancak, tefsir için bilim gerekir!
Sanmayın her bilen kilimi dokur,
İlmeği çözmeye ilim gerekir…
Okkanın çektiği nisap olmayı,
Ata’yı bilseydi gafiller, yapar mıydı hatayı?
Pervasızca gezer hainler, sürdürür safsatayı!
Cehalet değil bunun adı, ihanet sınırında,
Şuurunu kaybetmiş, belli; zerre yok onurunda!
Takke düştü işte göründü keli,
Kul Kerem ülkeye “Başkan olacak! ”
Yığınla peşinden süründü deli,
Mümkün mü deliler “Veli olacak! ”
Muhterem ülkeye “Başkan olacak! ”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!