Hiç kimse kimsede kusur aramaz,
Kişi, kim olduğun; haddini bilse!
Her şeyi bilse, ki; kusur bulamaz,
Varlık sebebini, kendini bilse!
Zerre-i an bile unutma Şahan!
Sizi başa getirdik,
Özümüzü yitirdik,
Çağdaş olalım derken,
Kendimizi bitirdik.
Sarmış bedeni yara,
Münafıklık artar olmuş Ülkemde,
Alameti üçtür onun say hele…
Biri yalan, biri gıybet desem de,
En kötüsü “ihanettir” gardaşım!
Hain olan ben olsam da kes başım…
İnsanlık adına gördüğüm rüya,
Söylenen sözlerin tamamı riya,
Boş yere vaatler, yeminler niye,
Duyulmaz feryadım, duyulmaz neden?
Kimden soralım bu hesabı kimden? ...
Kör olmuş insanlar, görmüyor gözler,
Hep aynı yalanlar, hep aynı sözler,
Maskeler düşse de kızarmaz yüzler,
Utanıp arlanmaz, kendini bilmez,
Ata’nın adını kimseye vermez! ..
Yaradan aşkına bakın şöyle bir,
İnsanım diyenler, insan ne halde.
Yanan kalpler, gören gözler nerdedir,
İnsanım diyenler, insan ne halde.
Kimileri, yıldızlarla yarışır,
Aradığı edebi bulamamış şiirde,
Utandırıp cümleyi ağlatıyor ahirde,
Hece hüsrana uğrar gecedeki kahırda,
Belli ki rahat değil İlhami hitabından!
Şairlere ders verir insanlık kitabından…
Ne savcı kalırdı, ne de bir yasa,
Özünü bilseydi şu insanoğlu!
Korkmadan şahsını bir yargılasa,
Ne gam kalırdı; ne zül, ne tasa!
Şahsını bulsaydı şu insanoğlu!
Bu gurur, bu kibir, inadın neye?
İnsan ol, ey cahil gönlüm insan ol!
Boşuna aldanma, aldattım diye,
İnsan ol, ey gafil gönlüm insan ol!
Gönlünü sevgiden, arıtma sakın,
Secde eden çam ağacı,
Yetmiyor mu ibret için?
O da Allah’a duacı
Yetmiyor mu ibret için?
Boğazından çıkan şu ses,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!