“Kalp deniz, dil kıyıdır;
Denizde ne varsa kıyıya vurur.” Mevlana.
Irmaklar coşsa da akmaz tersine,
Kalpler deniz ise, dil de kıyıdır…
Denizde olanın bakmaz cinsi ne,
Sizi başa getirdik,
Özümüzü yitirdik,
Çağdaş olalım derken,
Kendimizi bitirdik.
Sarmış bedeni yara,
Dünyayı tozpembe göster bakalım,
Foyanız meydana çıkacak elbet!
Böbürlenip durma dayı cakalım,
Mızrak çuvalını yırtacak sabret!
Foyanız meydana çıkacak elbet!
Kaynana alınca taze gelini,
Kabarır yüreği, büker belini!
Sıcaktan soğuğa vurmaz elini,
Bir çaydanlık gibi fokurdar durur!
Acıyla, tatlıyla her gün emlenir
Münafıklık artar olmuş Ülkemde,
Alameti üçtür onun say hele…
Biri yalan, biri gıybet desem de,
En kötüsü “ihanettir” gardaşım!
Hain olan ben olsam da kes başım…
İnsanlık adına gördüğüm rüya,
Söylenen sözlerin tamamı riya,
Boş yere vaatler, yeminler niye,
Duyulmaz feryadım, duyulmaz neden?
Kimden soralım bu hesabı kimden? ...
Rüzgârlara kapıldınsa fermansız,
Vefasıza koşuyorsan kime ne?
Yağmur olup yağdın ise zamansız,
Derelerde coşuyorsan kime ne?
Kaf Dağı’nda bulut olup durmuşsun,
Bizler neyiz, kimiz ki; değil miyiz sıradan?
Aklımıza hükümran, yazdırıyor Yaradan!
Özünden ödün verip nefse teslim olanı,
Düz ovada yolundan azdırıyor Yaradan!
Gafil, gafil bakıp da görmüyorsa gözlerin,
Hiç kimse kimsede kusur aramaz,
Kişi, kim olduğun; haddini bilse!
Her şeyi bilse, ki; kusur bulamaz,
Varlık sebebini, kendini bilse!
Zerre-i an bile unutma Şahan!
Yandan çarklı beyim, dayı cakalım,
Burnu havalarda olan utansın! ..
Her şeyi tozpembe göster bakalım,
Havada uçuşan YALAN utansın! ..
Bela gelmez imiş Hak yazmayınca,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!