Akıl bazan yaşta, bazan baştadır,
Yalnız gözde değil, hüner kaştadır,
Senin derdin başka, onun başkadır,
Velinimettir onlar, veli nimet...
Kızdırma onları, burası okul,
Bursa’da başlayan ‘kuruluş’umuz,
İzmir’de Bayrak’tı dik duruşumuz!
Seninle anılsın var oluşumuz,
Hazırlan Adana, hazır ol toya!
Alnında yazıyla, Vatan olmaya!
Evladı askere giden analar,
Tabuta bayrağı saran babalar,
Erini Vatan’a veren bacılar,
Hep birden diyorlar, Vatan sağ olsun.
Koçu kınalarlar, Allah’a kurban,
Allah’ım vermişse kula derdini,
Dermanda O’ndadır verir inşaallah.
Tefekkür edipte bilse kadrini,
Derman isteyeni görür inşaallah.
Kalbimiz seninle geçmişler olsun,
Ne yolcusun, ne de hancı,
Ustalaştın sen yalancı.
Belli ki çekmeden sancı,
Ustalaştın sen yalancı…
Yere bakıp yürek yakan,
Ne deyim Üstadım ne deyim size,
Doğrudan şaşmadı Üstad Karakoç.
Vur Emri’yle şi’ri sevdirdin bize,
Kabından taşmadı Üstad Karakoç…
Sola yamanmadı, halen sağlıydı,
Cahil ile dost olunmaz,
Sözün bilmez üzer seni…
Onun kitabı okunmaz,
İlim bilmez üzer seni…
Karşında varsa saygısız,
Şehidimden özür dileyen gardaş,
Şehidin yanı boş, halen dolmadı!
Kinini, hıncını bileyen gardaş,
Vaki değil, vaki! Talan olmadı...
Bozkurdun yurdunda kalan olmadı!
Zamanın padişahı tebdili kıyafet yapmış,
Baş veziri alarak, halkı teftişe çıkmış…
Derenin kenarında bir yaşlıyı görmüşler,
Elinde derilerle ne yapıyor demişler…
Dışarda arama ağı’m(*) içimde,
İt gibi üreyen “yağı”m(*) var benim…
Talan oldu talan bağım içimde,
İçimde türeyen yağım var benim...
Gafilim pervasız nutuk atarken,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!