Yazmanın, çizmenin kuralı nedir?
Edebe, adaba bakmadan geçmem.
Üstadı karşımda görüm hele bir,
Selamı, sabahı vermeden geçmem.
Davete icabet etmeden olmaz,
Atalardan devreden, bir söz vardır bizlerde,
Selam vermek sünnetmiş, alması da farz derler…
Akıllardan çıkmasın, unutmayın sizlerde,
Selam vermek sünnetmiş, alması da farz derler…
Esselamü aleyküm ve aleyküme selam…
Ne tükenmez hazinesin? Ey dil! Ne devasız dertsin?
Gâh, hayırlara vesile ya da gerçek musibetsin!
Sahip olduğun gücü düşün, verilseydi yılana,
Zehrini akıtıp da lisan, döner miydi yalana!
Ey güzel Allah’ım, ey Yüce Rabbim
Hakk’ın rızasıyla verenden eyle…
Senin iznin ile can bulan kalbim,
Yalnızca Hak için vurandan eyle…
Her zaman muhtacın elini tutan,
Boşuna uğraşma, yorma kendini,
Perişan haline güldürme beni.
Bini geçti yalanın, yalanın bini,
Daha da küçülüp, güldürme beni.
İnsan değil her şeylere yaraşır,
Devlet’e kahreden akıldan zayi,
Ağzından çıkandan haberdar olsa!
Millet’e küfreden dünkü enayi,
Kazığı çakandan haberdar olsa!
Gözünü açtırır körler adama,
Güneşin doğuşunu engellemek mümkün mü? ,
Şafak sökmüş, tan hazır; uyarıyor Bozkurtlar!
Gafleti boğuşunu gölgelemek mümkün mü?
Afak çökmüş, kan hazır; uyarıyor Bozkurtlar!
Güneşten korkanlara, dar gelecek bu yurtlar!
Aşk acısı çekmek kolaysa eğer,
Perişan halimi gör de karar ver.
Her aşkın sonu yanmakmış meğer
Aşkından yananı gör de karar ver.
Sevenin kadrini bilmez mi insan,
Rüzgâra kapılıp, gezip hayali,
Girdaba çevirme ömür selini…
Kaptansız, dümensiz tekne misali
Toprakta devirme hayat salını…
Atılan adımda olmalı izan,
Hayrola sevdiğim yolculuk nere?
Gözdağı vermeden git gideceksen!
Gitmeyi bir defa koydunsa sere,
Daha da yormadan git gideceksen!
Geveleyip durma, lafın tekleme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!