İnsanlar bürünmüş, kuzu postuna,
Güveni kalmamış, dostun dostuna,
Asla toz kondurmaz, kimse üstüne,
Tozanları Mevlâ’m biliyor dostlar...
Gören gözlerini gaflet bürümüş,
Sorma bana, sorma bayram ne diye,
Hasretin vuslata döndüğü gündür…
Kuldan değil gelen Hak’tan hediye,
Rahmetin ecrini derdiği gündür…
Ne olursa olsun halin, ahvalın
Mutlu olmak istiyorsan,
Seçin, M.H. P’yi seçin!
Ülke bizimdir diyorsan,
Seçin, M.H. P’yi seçin!
Devlet ebed müddet için,
Kime derdim yansam mertlikten yana,
Namertle anlaşır, aslan kesilir!
Sitemde bulunsam sertlikten yana,
Benimle oynaşır, mestan kesilir!
Ne zaman özlemle baksam da düne,
Acaba diyorum; yazsam mı zehir, zemberek?
Acaba ben miyim, kobra yılan, o engerek?
Acaba diyorum; güne dünden mi başlasam?
Acaba ben miyim suçlu? Beni bağışlasam!
Yumurta doğuran tavuk misali,
Yaygara yapmakla üste çıkılmaz!
Düzme belgelerle devlet ricali,
Kolundan kapmakla derdest tıkılmaz!
Koyunlar ne anlar versen de arşı,
Üç ile beş ile övünen insan,
Ömrünü bir güne değer mi sandın?
Ölümlü eş ile avunan insan,
Hayatı emrine eğer mi sandın?
Ömrünü bir güne değer mi sandın?
İsterse dil, emri Hak’tan döktürür
Nefistense, zifr-i katran döktürür! ..
Unutma ki Hak söyletir kelâmı,
Salyangoza inci, mercan döktürür…
Lütfeyleyip döktürmese Yaradan,
Sözünde yalanı arındırmadan,
Dildeki kelamdan fayda bekleme
Özünde sevgiyi barındırmadan,
Eldeki selamdan fayda bekleme!
Edebî arından olmazsa yüzün,
Bin türlü laf ile dilini yorma,
Kalp tasdik etmezse ikrar boşuna!
Püsküllü gaf ile halini sorma,
Kalp tasdik etmezse ikrar boşuna!
Gözyaşın sulasa taze gülleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!