Dışarda arama ağı’m(*) içimde,
İt gibi üreyen “yağı”m(*) var benim…
Talan oldu talan bağım içimde,
İçimde türeyen yağım var benim...
Gafilim pervasız nutuk atarken,
Utanmadan şehit sayan gafile,
Bozarmayan öze yazıklar olsun...
Tükürsen yüzüne aysan nafile,
Kızarmayan yüze yazıklar olsun...
Kendini on yıllık kasap görüyor,
Akıl bazan yaşta, bazan baştadır,
Yalnız gözde değil, hüner kaştadır,
Senin derdin başka, onun başkadır,
Velinimettir onlar, veli nimet...
Kızdırma onları, burası okul,
Adamın biri, bir gün; bahçede otururken,
B.k böceğini görmüş yükünü götürürken!
Düşünmüş kara, kara; aklı, sırrı ermemiş!
Sonra kendi, kendine; içinden şöyle demiş:
Ey Allah’ım! Her şeyi çok güzel yarattın da,
Meclisin içinde köpek sürüsü,
Ürüyorlar işte, yoksa kör müsün?
Yurda yaymak için nifak virüsü,
Yürüyorlar işte, yoksa kör müsün?
Kendileri çalar, kendi ağırlar,
İlk sözünde son karar,
Verir yeni yetmeler…
Her gün bir devlet kurar,
Bizim yeni yetmeler…(*)
Öbek, öbek bölünür,
Melül, masum bakan surat,
Hem öldürür, hem güldürür.
Deh demeden koşan kırat,
Yüz güldürür, yüz güldürür.
Gönülden sunulan hürmet,
Eğer sen de; suçu yoktur diyorsan ki hırsızın,
Yüzüne tükürsem değmez, senin gibi arsızın!
İki koyun güdemezken çoban olmuş kavallı,
Kitabı tersten okuyan Çelik denen zavallı!
Özünde kendini bilen bir insan,
Kendini bilmezden yorum beklemez!
Varlığı özünde gören bir insan,
Haddini bilmezden yorum beklemez!
Geçmişte yaşanan olsa da acı
Esirgeyen, bağışlayan ey Rahman ve Rahim
Ey Ulu Allah’ım, nolur Ey Yüce Rabbim!
Senin adınla yanıp, atmıyorsa bu kalbim
Dönüp sana sormuyorsa, nolur yükleme bize!
Senden gelen şer olsa da çok şükür Rabbimize!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!