Kör olmuş insanlar, görmüyor gözler,
Hep aynı yalanlar, hep aynı sözler,
Maskeler düşse de kızarmaz yüzler,
Utanıp arlanmaz, kendini bilmez,
Ata’nın adını kimseye vermez! ..
Hiç kimse kimsede kusur aramaz,
Kişi, kim olduğun; haddini bilse!
Her şeyi bilse, ki; kusur bulamaz,
Varlık sebebini, kendini bilse!
Zerre-i an bile unutma Şahan!
Sizi başa getirdik,
Özümüzü yitirdik,
Çağdaş olalım derken,
Kendimizi bitirdik.
Sarmış bedeni yara,
Dünyayı tozpembe göster bakalım,
Foyanız meydana çıkacak elbet!
Böbürlenip durma dayı cakalım,
Mızrak çuvalını yırtacak sabret!
Foyanız meydana çıkacak elbet!
“Gül bahçesine girmekle,
Karga bülbül olur mu? ”
Gül bahçesine girmekle,
Karga bülbül olur mu?
Birkaç kelime bilmekle,
Kaynana alınca taze gelini,
Kabarır yüreği, büker belini!
Sıcaktan soğuğa vurmaz elini,
Bir çaydanlık gibi fokurdar durur!
Acıyla, tatlıyla her gün emlenir
Var ise yılanda kuyruk acısı,
Mutlaka sonunda ayacak gardaş!
Kırk yıl geçse bile geçmez sancısı.
Seninde canına kıyacak gardaş!
Münafık her zaman kullanır dini,
Karmaşık tüm işler girer yoluna,
Kur’an ve sünneti rehber eylersen!
Allah’ın rahmeti erer kuluna,
Kur’an ve sünneti rehber eylersen!
Şeytana, nefsine vursan zinciri
Soma yasta ben yastayım,
Öz avunsa, göz ağlıyor…
Demese de ten hastayım,
Göz yalansa, öz ağlıyor…
Sobalarda köz ağlıyor…
“Kurbanın aptalı, kasabın bıçağını yalarmış”
Kurbanın aptalı dönmüş deliye,
Kasaba yanaşıp bıçak yalarmış…
Mezada gitmeden sormuş veliye,
Kasabın kolunu kucak sanarmış…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!