Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Dünyada iş bölümü öyle gelişti ki
Her ülke kendi dalında ihtisas sahibi
Darbe üretmekle ünlü bizimki…
Bol bol bizde üretilir çeşidi.

Hayvan aramadığımız kadar çok

Devamını Oku
Mehmet Halil

G20 (Götler yirmi) toplantısında, kesilecek başlar listesi yapılıyor...

Devamını Oku
Mehmet Halil

Avukatlar kuryecilik yapmış Apo’ya
Avukat da kalmadı bu nedenle dışarıda
Banka görevlilerinin hiç suçu olmuyor
Merkez bankasından para çalınıyor da
Aklı eren var mı bu saçmalığa…

Devamını Oku
Mehmet Halil

‘’Zaman en iyi öğretmendir’’ diyoruz inanmıyorlar
Bu gün öğreniyoruz ki, ileri demokrasi,
Demokrasinin, üreme organlarına kadar ilerlemesiymiş
Her organın hakkını yeteneğine göre veriyorlar.
Tepeden tırnağa hepsi görevlerini benimsemiş,
Dişleri dökülmüş, avurdu çıkmış yoldaşlarına

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yeni atanan yabancı elçi,
padişahın elini öpmek istemiş,
buna izin verilmemiş
dizini öpmesi istenmiş…
çok gelişme oldu o günden bu yana
şimdi kıçını uzatıyor padişah baba

Devamını Oku
Mehmet Halil

Haşin olmalı erkek dediğin
Ezip geçmeli dişil cinsi
-iktidar erkek, tebaları dişi-
Gevşeyip kılıbık mi dedirtelim?
O bir kromozun hakkı verilmeli
Vereceksin ki iktidar olabilesin

Devamını Oku
Mehmet Halil

Bin dokuz yüz altmış bir anayasası
Demokrasinin kapılarını araladı
Bir canlanma, bir gelişme çağıydı
Yarı açık kapılar zorlandı
Egemen güçleri bir telaş sardı.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Çok şükür filozof değilim
Onun için karım da yanımda
Decartes’ten bilgili değilim. Olsun
Kitap bırakacak değilim ya ardımda…
‘’Düşünüyorum öyleyse varım! ’’ demiş. Filozof
Masa var, sürahi var, bardak var yanımda

Devamını Oku
Mehmet Halil

Roma teorisi gelecek yüzyıllara öğütler düzenlerken Roma pratiği gelecek yüzyıllara miras bırakmak üzere iki toplumsal kurum pekiştirmektedir. Mülküyet ve Aile
Mülkiyet, insanlık tarihinin belli bir aşamasında meydana çıkmış tarihsel bir olgudur. Tarihsel süreçte üretim tarzıyla belirlenmiştir. Yunan ozanlarının altınçağ adını verdikleri kominal toplumda özel mülkiyet yoktu, kominal topluluğun hep birlikte mülkiyeti demek olan ortak mülkiyet vardı. Çünkü insanlar tek başlarına değil, kollektif bir biçimde hep birlikte üretebiliyorlardı. Ortak çalışma zorunluluğu ortak mülkiyeti gerektiriyordu.
Zamanla üretim aletleri gelişti, bir aile başka ailelerin yardımı olmaksızın üretebilme gücünü kazandı. Ne var ki insanlar. Çalışma özelleşince mülkiyet de özelleşti. Daha açık bir deyişle mülkiyet, nasıl ortak çalışmada ortak olmak zorundaysa, özel çalışmada da özel olmak zorundaydı.
İnsanlar nasıl üretirlerse öylece tüketirler, tüketim biçimi üretim biçiminden ayrılmaz.
Her insanın elinde üretim aleti bulunduğu surece insanlar birbirleriyle eşit kalırlar, ama insanların bir bölümü öbür bölümünün elinden üretim aletlerini zorla alırlarsa sınıflar gerçekleşir. Bir bölüm insanlar köleleşirken bir bölüm insanlar da köle sahibi olurlar. Sadece köle sahibi olmakla da kalmazlar, aynı zamanda ve aynı nedenden ötürü aile sahibi de olurlar.
Aile tarımın ve köleliğin gerçekleşmesiyle meydana gelmiştir. Demek ki özel mülkiyetin ürünüdür. İlkin, insanlar arasında her türlü kuraldan yoksun cinsel ilişkiler vardı.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Vallahi teröristlerle ticaretini açıklamam
İstersen tutuklarsın kendi gazetecilerini
Sen en iyisini biliyorsun, anladık, tamam
Sen ticari sözleşmeleri imzala yeter ki…
Kendini aldatmak senin bileceğin iştir.
Beni aldatmaya kalkarsan işin bitiktir.

Devamını Oku