Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil



Kaşıkçı kaşığını Kral’a uzatmamış
O anda Tanrının gazabına uğramış
Kaşıkçı buharlaşıp ortalıktan kaybolmuş
Anlaşılıyor ki, Tanrıyla Kral ortakmış…

Devamını Oku
Mehmet Halil

İkiyüzlüler,, ikiyüzlülere inandılar
Tanrı silahını başlarına kuşandılar
Bir rüyada gibi arsızca saldırdılar
Sanki Azrail olarak atanmışlar…

Otuz sekiz insan yatıyor parça parça

Devamını Oku
Mehmet Halil

Ben dilenci değilim
Ne bir fatiha isterim
Ne de başka bir dua
Rahat bırakın derim
Yazın mezar taşıma.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Uzun yıllar geçti aradan
Kara denizin kara suları
Kıvrandı yıllarca sıkıntıdan
Yükseldi dağlar gibi dalgaları.
Yine de dinmedi acıları.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kendimiz olamıyoruz, kendimizi bilemiyoruz…
Yaşadığımız zamanı bilemiyoruz. Zamanı bilmek demek, zamanda neler oluyor bilmek demek. Şeffaf ne kaldı? Zaman çifte örtüler altında, zaman sanki serada yetişiyor. Zaman ilbit tohumlarla, doğru için çabalayan az da yalan için çabalayanın hesabı yok. Yalan üzerinden nemalanan çok. Tek hedef para olunca, zenginlik olunca ve bu uğurda her şey mübah olunca şaşırmamak gerek. Ünüversiteler artık bu temel üzerine kaydı. Yarış yalnız servet için.
Zamanı bilmiyoruz ki kendimizi bilelim. Yalan içinde yüzerken, doğruyla yıkanabilir miyiz. Aklanabilir miyiz? Aramızda sihirli değnekler dolaşıyor da bazılarımızı alıp gidiyor adeta. Yıllarca izini bile bulamıyoruz. Kemikleri bile yok ortalarda. Nasıl kendimiz olabiliriz. Kendi olmaya çalışanlar sihirli değnaklar tarafından uçuruluyor. Benliğimiz üstünde yüzlerce ton ağırlık varken nasıl doğrulabiliriz?
Yeteneklerimizi geliştirecek ve kullanacak zamanımız olmadan nasıl kendimiz olabiliriz? Nasıl yaratıcı gücümüz ortaya çıkar da kendimize dair bir izimiz olabilir? Başka ağaçların gölgesindeki ağaç meyve verebilir mi? Gelişebilir mi?
Hızlı okumak, okuyoruz gibi yapmak yemekleri çiğnemeden yutmak gibi bir şey, sindirmeden çıkarmak… Algılamadan anlamadan karar vermek… En çok politikacıların yöntemi. Onlar çoğu zaman okuduklarını anlamadan, anlamak istemeden, yüzeysel olarak, savunma yapabilme amacıyla okurlar. Yaratma, geliştirme zihniyeti onlarda mevcut değildir. Düşmanlıklar yaratıp ortalığı birbirine katmaları ondandır.
Cinsel açlığı doyurmak gibi bir şey hızlı okuma, sevmak yerine ilişki kurmak… Dostluk geliştirme, dayanışma yerine, memnuniyet yerine açlık giderme, bir mutfağa sahip olmak yerine, yoldan geçerken ayaküstü atıştırıp geçmek gibi…Anlamadan, kavramadan kitabı okumak ve kapattıktan sonra unutmak…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Obama’nın seçilmesinin ardından, Erdoğan ve medya ortak bil dille, Amerika’nın özgürlükler ülkesi
olduğu doğrultusunda bir gösterge olduğu gibi... mesajlar vermeye başlamaları garip.
İnsanın şimdiye kadar Amerikadan ne gibi özgürlükler elde ettiniz diye sorası geliyor.
Elli yıl sonrasının, belki de daha da uzun bir dönemin rayları döşenmiş bir sistemde, Obama’nın gelişiyle her şeyin değişeceği imajı verilerek ne elde etmek isteniyor?
Genetik bir kalıtım olarak yüzyıllardır devam eden ırkçılığın birdenbire kaldırılması mümkün mü?
Bir ülkenin başbakanı, Obama’nın seçimi kazanması üzerine verdiği ilk mesajda ‘’ırkçılıkta bir kırılma oldu, Amerika’da ırkçılığın artık olmayacağı...’’ anlamında... mesajı şaşırtıcı.

Devamını Oku
Mehmet Halil



Hadi hayırlı olsun yurttaşlarım
Bacasız fabrikalardan sonra
Duayla yönetim devri yazıldı
Sizlerin iradesiyle alnımıza…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yazı yazmak da anayasa referandumu gibi… Başlamak zor, bitirmek daha da zor…
İç savaş örneği… Aylar oldu tartışmalar bitmiyor. Gibi mi? Solun iç savaşı mı? Dış İşleri Bakanlığı’nın dışarıda yapacak işi kalmayınca… İçeride emekçilere yüklendiği gibi…
Dışarıdaki güçler %70 boyunduruk altına almıştır ama, suçlu emekçiler arasında aranır.
‘’Sol’’ da aynen örnek almış Kemalist devlet siyasetini… Darbeyi %70 burjuvalardan yer,
Ölüm, işkence, fişlenme, sömürülme, işsizlik, kayıplar, cinayetler ve dalga geçerek serbest bırakılmalar. Keyfi tutuklamalar, 10 yıllık göz altıları, cezaevlerinde ikinci cezaevleri, daha niceleri… ‘’Sol’’cular deryadan habersiz balık gibi… Suçlayıp duruyorlar birbirlerini…

Devamını Oku
Mehmet Halil

İnsanlar ne kadar çok ezilirlerse o kadar çok ibadete sarılıyorlar… Ekonomik kriz dönemlerinde olduğu kadar hiçbir dönemde namaz kılanlar sokaklara taşmazlar… Nedeni ise, kendini ezen güçlerle iki yerde yan yana eşitlenebiliyor. Birincisi mezarda, ikincisi camide veya kilisede… Ezilenler o ezenlerle yan yana geldikleri zaman sanki ezilmişlik komplekslerinden kurtulmuş hissediyorlar kendilerini, aynı safta yer alabiliyorlar…

Devamını Oku
Mehmet Halil

‘’Benim gitmem demek,
Devletin yıkılması demek’’
-Zorunlu tüketim maddesi-
Olmazsa olmazmış mübarek...

Soğan ekmek, nasıl yenir?

Devamını Oku