Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Bütün krallar düşünceye düşmandır. Onun içindir ki Krallar hep düşünenleri hedef almıştır. Düşünenlerin onurunu kırmaya çalışmıştır.
Düşüncenin en büyük düşmanı gürültüdür. İnsan gürültüde düşünemez. Bütün savaş alanlarında ‘’Mehtar Takımı’’ bunun içindir.
Roma’da, Krallar, şairleri aslanların önüne atarak halkı eğlendirmeye çalışmışlar. Spartaküs, (ilk köle ayaklanmaların güçlü lideri) aslanların önüne atılarak öldürülmüş…
Ortaçağda kızını, oğlunu evlendiren krallar, yine halkı eğlendirmek için mahkumları kaleden aşağı atarak eğlenirlermiş… Bunun için köleler veya mahkumlar arasında yarışmalar düzenlenir ki bu yarışmalar kazanılması imkansız olan yarışmalar… Sonuçta halkı eğlendirmek için kaleden uçuruma atılacak mahkum veya köle bulunurdu.
Düşünmeyen, düşünemeyen halk da bunu heyecanla alkışlarmış… Bol bol da içki içilirmiş…
Bu gün hala kıralar ayakta kalabilmek için iç ve dış savaşlara sarılıyorlar…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Bir otomobil farı gibi aydınlattı
Metrelerce ileriyi.
Kendisi, karanlıkta kaldı
Farları parlak, otomobil gibi

Sonuna kadar kullandı sesini

Devamını Oku
Mehmet Halil

düşünüyorum
Ben neredeyim,
ne yapıyorum
ben neyim?
dönüp dönüp
kendimi arıyorum.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Psikeard’ın 50 sayısında. Sonsuz İnşaat başlıklı yazısında Şule Öncü ‘’Aşırı yüklenen bütün sistemler kendi üstüne çöker’’ demiş… Buna katılmamak mümkün mü? Çöken inşaatlarda az mı can kaybettik. Bizim on tane C.başkanımız yok ki, çöküşüne göz yumalım. Onun için: AKP’lilere ve tüm vatandaşlara sesleniyorum. C.Başkanı sarhoş, onu bu tehlikeden kurtarmak için aşırı yükleme yapmayalım. Erkek dünyasında sarhoşlara yardım etmek de erkekliğin şanındandır. Gelin hep bir olalım 16 Nisan’da HAYIR
diyelim de yükün birazını paylaştıralım. C. Başkanımız ve tabi onun yönettiği ve yöneteceği devletimiz kendi üstüne çökmesin. Son pişmanlık fayda etmez… Geç kalmadan görevimizi HAYIR’lısıyla yapalım…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kılı kırk yararak iktidara gelenler bir dönem sonra oraya neden ve nasıl çivileniyorlar?
Hükümet olan önce neden medyayı ele geçirmeye çalışıp sansür uygulamaya başlıyor?
Sanat ve aydınlar üzerine baskı ve terör neden bu kadar yaygın?
‘’Sık sık duyarız. Hayat bir oyundur. Hayat bir tiyatrodur’’ diye… O halde bu benzetme neye göre yapılıyor… Hayatla Tiyatro orasındaki bu bağlantının sebebi ne?
Tiyatro deyince yönetmen, oyuncu ve seyirci gelir aklımıza…
Hayatta da hükümetler, bürokrasi ve halk vardır oyunun kahramanları olarak…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Etrafında dönülen bir kazıktır diktatör
Manyetik alanı açlık, şiddet, korku, ölüm…
Haksızlıklara, eşitsizliklere, adalete karşı kör
Her ne kadar dik hecesi geçse de kelimede
Doksan derece dik değil, 23,5 derecedir
Bu da tartışma yaratır bazı çevrelerde…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Diktatörlük olsaydı, böyle konuşup böyle yazabilir miydiniz?
Demek diktatörler, sadece konuşma yasağı koyarlar, öyle mi?
Soma’da işçileri daha fazla kar için ölüme gönderebilir miydiniz?
Asansörde on işçinin ölümüne sebep olabilir miydiniz?
Robosky’de bombalayarak öldürdüğünüz insanlara para karşılığı susma teklif edebilir miydiniz?
Ağaçlara göz dikip, köklerine balta indirebilir miydiniz?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Liyakat için kağıt parçasına ihtiyaç yoktur… İnsanın liyakatı icraatlarıyla ölçülür.
Bir Cumhurbaşkanı başbakan kendi halkına eziyet ediyor kendi çocuklarını öldürüyorsa yüzlerce diploması olsa ne yazar?
Bir ülkenin yöneticileri, kendi koydukları yasalara bile uymuyorsa diktatörlük uyguluyor demektir…
Bir devletin ilk görevi toplumsal düzeni sağlamaktır. Devletin yöneticileri, toplumsal düzeni kendileri bozuyorsa vay o vatandaşların haline…
Ey vatandaşlar!
AKP iktidara geleli ekonomik durum çöktü, zamlar altında eziliyoruz…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Her ne kadar kendimizi tanıdığımızı zannetsek de, yanılıyoruz. Bilmediğimiz çok yönlerimiz var. Kendini tanıyamayan başkasını da tanıyamaz. Bu nedenler insan olarak kendi aramızda yeterli ve doğru iletişim kuramıyoruz. Yapıcı değerlerimizi ortaya koyamıyoruz. Eleştiri mekanizmasını, ya yıkıcı ya da yağdanlık olarak kullanıyoruz.

Bu nedenle insan üzerine araştırma yapan psika analistlerden yararlanarak birkaç satır yazmak istiyorum.

Erich fromm, ‘’kendini savunan insan’’ başlıklı psikoloji dizisi olarak yayınladığı kitabında İnsanları incelerken, ‘’insancıl ahlaka karşı otoriter ahlak’’ı inceler. Orada ‘’iyi ve kötü arasındaki farkı ayırt edebilme yeteneğimizin tohumları çocuklukta atılır. Çocuk akılcılığı ayırt etmeden önce, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmayı öğrenir. Değer yargıları, onun hayatında önem taşıyan insanların verdiği iyi ve kötü tepkilerle gelişir. Yetişkine duyulan bu mutlak bağlılık ve sevgiyi göz önünde bulunduracak olursak, bir annenin suratında beliren onaylayan veya onaylamayan bir ifadenin çocuğa iyiyle kötü arasındaki farkı yeterli bir şekilde ‘’öğretmesi’’ bizi şaşırtmamalıdır.’’ demekte.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Kendinizi tanıyın ey insanlar, kendinizi tanıyın! Bir sinek gibi ökseye konmamak için kendinizi tanıyın. Kendinizi tanımak için, içinizdeki sırça köşkten dışarıya çıkın. Kim içinde oturduğu otomobili doğru dürüst tanıyabilir? Kendinize başka bir gözle bakın, kendinizi tanıyın. Yoksa sizi dışarıdan bakan başka biri keşfeder, Amerika Wesbuçi’nin Amerika’yı keşfettiği gibi… ve sonra Amerika’lı yerlileri yok ettiği gibi yok eder, yok sayar, istediği gibi at oynatır doğup büyüdüğün topraklarda… İçine yerleşir. Neyiniz var neyiniz yoksa sahiplenir. Siz köleleşirsiniz… İnsanların köleliğe karşı verdiği bin yıllak mücadeleye siz yeniden ve sıfırdan başlamak zorunda kalırsınız. Bu gidiş o naktaya doğru… Herkes ne yapıp yapsın o büyük burunlarını yontsun ve ilerisini görmeye başlasın. Ben biliyorumdan kurtulup, biz biliyoruz demeye başlayalım… Yoksa ne olduğumuzu tamamen unutmak zorunda kalacağız…

Devamını Oku