Kankam, ‘’İnanamıyorum!’’ dedi
- Niye inanamıyorsun?
- Devlet yalan söyler mi?
Çayımızı yudumlarken TV izliyorduk.
Müstakbel başkan,
Her muhalifin çivisini çakıyor tabutuna
Sanki olanlar sıradan,
Ve biz bekliyoruz sıramızı kahramanca.
Barbarlıkla ıslah edilen bölgeler
Medeniyetin barbarlaştırdığı bilgeler
Kaput bezinden,
Kendi sözümüz yok mu bizim?
Planör gibi kuyruğa ekleneyim
Aptalların her söylediğine
Atlıyoruz cevap verelim diye
Alet oluyoruz böylece
Suni gündem değişikliğine
Bir zamanlar aydınlar üzerine tartışmalar olmuştu. O tartışmalardan aklımda kalan ‘’aydınlar bilgi taşıyıcı ateş böcekleridir’’ gibi şeyler aklımda kaldı.
Oysa okuduğum romanlarda veya diğer yazılarda, gerçek anlamda aydınların eylem adamı olduğu, inandığı davalarda ölümü bile göze aldıklarını biliyoruz…
Tarihin tekerleğini ileriye doğru döndüren bu kararlı insanlara çok şey borçluyuz…
Tarihe mal olmuş o değerli insanlar hakkındaki tartışmaların bende bıraktığı izler, bizim aydınların daha ileride olduğu, geçen zaman içinde deneyimlerden elde edilenlerle daha ileri mevzilere sahip olduğumuzu sanıyordum.
Verimsiz topraklarda, gelişememiş uygarlıklar
‘’Niye insanlar silahlanıyor? ’’ diye sormayın
Bazıları avcılık döneminden kurtulamamışlar
Aşağılık duygusu beyne silah gibi dayanınca
Onlar da başlar kayıtsız şartsız silahlanmaya…
Enerjimiz yetmiyor ki her yeri aydınlatmaya
Dörtnala geçiyor zaman
Güçlülere gücümüz yetmiyor
Beni, yine anlayan
En yakın dostum oluyor.
Hadi, gel dostum nalbant
Kapitalizmin çürümüşlüğü her alanda kendini gösteriyor. Ekonomi alt-üst, eğitim öyle, ahlak sıfırlanmış... Her kötülüğe bir mazeret uydurmak için yalanın bini bir para... Son on altı yılda sanki istikrar varmış gibi, seçim sloganlarını ''İstikrar'' üzerine yoğunlaştıran politikacılar da var. Politikacılar derken politikayı da iyice karalamış oluyorum ki, bu benim suçum değil, politikayı bu hale sokanların suçu... Neyin istikrarı diye düşününce açlık, işsizlik, zam, iş cinayetleri, parça parça satılan ülkeden başka ne geliyor akla? Demek ki bu yolda istikrarlı olacaklarını söylüyorlar.
Bu kötü gidişte, işçiler ve emekçiler de hemen hemen ellerinden alınan bütün haklarından sonra, seçimi bir parça da olsa kendi lehine çevirebilme çabasındalar...
Yangından sonra geriye kalanları kurtarma peşinde olan ev halkı gibi, emeği savunan ya da emeği savunuyormuş gibi görünen partiler, son döküntüleri kurtarmak için çareler aramakta...
Açıktan açığa emeğe saldıranlar bir cephe oluştururken, buna karşı mevzilerini korumaya çalışan kesimler de var. Her işte bir iş sırası ve bazı ilkeler olur ama, yangın söz konusu olunca insanın bilinç altı devreye girer ve hemen ilk akla gelene yönlendirir insanı... Tabi sonunda ana eksen kaçar ve yenilgi kaçınılmaz olur. Bu nedenle, haramiler baskını ilke olarak kabul etmişler... Her seçim bir baskın seçim olmaya başlamış... Demokrasi adına baskın uygulanmaya başlamış...
Kazananların durumu öğrendiklerinde akıllı olduklarını sanırlar. Çünkü kaybettiklerini bilmezler, bilmek de istemezler, görmezler, görmek istemezler. Zayıfın kaybettiği durumları öğrendiklerinde akılsız olduklarını sanırlar, çünkü kazandıkları durumları bilmezler, bilmek de istemezler. Onlar güçlü tarafça beslenirler, onlar için çalışırlar. Gerçeği görmezden gelip, yalanı yayarlar. Medyanın rolü de burada işte…
Ve köpeklerin uluması, zayıfları susturur…
Aptallar aptalların ardından gider... O aptal yetki sahibi omuşsa kendisi de aynı yoldan yetki sahibi olabileceğine inanır. Sayısal lotoya, piyangoya inananlar nasıl inanmaz aptala?
Mevkiini para ile satın alan kimseler, masraflarını geri alma yoluna düşerler. Bürokraside böyleleri çoktur…
Gözden uzak, gönülden ırak
Memleketimin karanlık köşelerine
Ulaşıp, insanların hallerini bir sorsak
Taht kuruluyor o sıcacık yüreklere
Önemli adamlar önemli olaylar bekler




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.