Kırmızı gül
Kar gibi ak
Kadife gibi yumuşak
Yumuşacık
Dikensiz…
Geçti yaz,geldi sonbahar
Sararan ayva mı,
Kızaran nar mı?
Gelen kış mı, yâr mı?
Yâr şöyle dursun
Usul usul yağarken,
Severim sesini yağmurun.
Ninni gibi gelir bana.
Kokusunu getirir ,
Bahçedeki ıhlamurun.
Hayalin gelir birden aklıma.
Bütün haşmetiyle geldi beyaz kış
Ve bütün doğa beyaza büründü.
Kar severler tutarlar iken alkış,
Hayvanlar karlar içinde süründü.
Karların inceden yağdığı yerde
Dokunsun hayatıma hayatın ya Resülallah!
Sen şahsın,sen padişahlar padişahısın,sen pîr,
Ne mutlu bana olabilirsem kapında kıtmîr.
Üfleyince boruya bir gün görevli melek
Ne canlar kalır ne cananlar ne de nuh felek
Tamam olunca vakit,savrulacak gök ve yer
Uçup gidecek bir anda umut ve hayaller.
Ben bir çınarım
Yaprakları dallarına
Dalları gövdesne
Gövdesi köklerine
Kökleri toprağa bağlı
Öksüz kaldım annemden küçücük yaşta
Emanet ettim tüm sevgimi ben ele
Uyudum başımı koyup kara taşta
Sarıldım anne diye dikenli tele
Bütün acıları, kederleri, elemleri,
Derleyip toparlayıp denize katacağım
Acı,dert ve keder yazan bütün kalemleri,
Kırıp kırıp derin kuyulara atacağım.
Karayel rüzgârları gibi denizden esip,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!