Şakımıyor seherde bülbül,dalında gülün
Seher mahzun ben mahzun,bülbül mahzun,gül mahzun!
Nazlansa da âşıktır sesine gül,bülbülün,
Feryadı kaldı şimdi gülün ve ruhumuzun.
Ah,şu yalan dünyanın çilesinden
Yandım bittim kül oldum ben
Öyle zayıfladım öyle zayıfladım ki,
Sonunda incecik bir tel oldum ben.
Yaz bahçelerinde sen bir gül,
Bu güle âşık bir bülbül oldum ben.
Bülbülün hüznü yansıyınca bir gün dağlara
Sümbül ağladı, bülbül ağladı,gül ağladı
Bülbül son şarkısını söyleyince bağlara
Ağaç ağladı,yaprak ağladı,dal ağladı!
Nankör kedinin gözleri değince toprağa
Emer de senin bir damlacık kanını
Bir kerecik gülmez sana o zalim gül.
Ey gül!Artık surat asmaya ne hacet;
Öldü rengi(ni) kanından aldığın bülbül.
Helal olsun gül için akan kanlarım
Aşık bülbül kavuşamayınca güle
Sitemle başlar her gün her seher söze
Sanki suç hep kırmızı güldeymiş gibi.
Seven “almalı”derler incinmeyi göze
Sanki gülü sevmemek eldeymiş gibi.
Burası var ya işte tam burası
Mevla’nın cana can kattığı yerdir.
Burası var ya işte tam burası
Nûrun karanlığı yuttuğu yerdir.
Kırk yıl bir fincan acı kahvenin
Kalksın üstümüzden bizi eriten büyü
Biz de yatalım yataklarda kuş tüyü
Esin esin essin sabah rüzgârı,
Kaldırsın üstümüzdeki örtüyü.
Açalım penceremizi
Güneş guruba meyletmiş her yer soluk soluk,
Mor bulutların gözünde bir hüzün bir hüzün!
Alevler sarmış her yeri yangın yeri ufuk,
Görünmüyor artık ölümü koklayan yüzün.
Hani tarihin başkenti var ya şehr-i İstanbul,
İlkbaharı konu seç,açsın çiçekler,
Üçuşsun kelebekler böcekler.
Olsa da olur,olmasa da vezin,
Neymiş imla, imge,duygu, fikir?
Noktalama bilmesen de olur şiir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!