Bir akşam vakti
Doğuverdi güneş yüzüme
Selam çaktı ötelerden ay
Güneşi kıskandı mı ne?
Ne cam var ne çerçeve
Ne kapı var ne pencere
Ne de ocağında kaynayan tencere
Ama umudu var
Kupkuru umut bir şeye yaramıyor
Çıktım incir ağacına,
İki incir kopardım.
İkisini de aldım tek elime.
Üvey annem bir taş attı,
Söylemeden tek kelime.
Birini düşürdü,
Bir ilkbahar günü
Güneş ışınları dik geliyor
Ok gibi…
Rüzgâr çok hafif esiyor
Sanki yok gibi.
Cıvıl cıvıl Kalekapısı
Bir akşam vakti…
Önümde bir masa…
Masanın üstünde
Yeni demlenmiş bir çay…
Pırıl pırıl gökte yıldızlar…
Tepsi gibi bir de dolunay…
O gül yanaklarında bir ben olsam ben
Görsem oradan kahve gözlerinin rengini
Gitsem ben de seninle nereye gidersen sen
Seyretsem gözlerinin aynasında kendimi.
Sarsam çıplak ruhuma kefen gibi gölgeni
Allah’ı nasıl seversem
Bayrağımı öyle severim
Bayrağımı nasıl seversem
Vatanımı öyle severim
Vatanımı nasıl seversem
Ben çok yoruldum hayat,
Dostlarım da terk etti bir bir,
Gülümserken yüzüme kabir,
Yemyeşil çimenlerin üstüne
Yüzüstü uzanmak istiyorum.
Mor bulutların üstünde dolaşmak,
Bu gece çok,çok mübarek beraat,
Edelim Kur’an’ı bolca kıraat.
Alalım sağdan beraatimizi ,
Her saniye her dakika her saat.
Uyumasın bu gece göz,kaş,kirpik,
Artık ne sevgi ister ne de sevgili,gönül,
Açsın her seher kabrimde nergis veyahut gül.
Ötsün başucumda sabahlara kadar bülbül,
Kabrimde Fatiha okusun kızım Gonca Gül.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!