Nasıl ekmek olursa hamur, pişince
Hadden geçerse şiirdir ham düşünce.
Varsa içinde kabalık,edepsizlik;
Bu, şiir değil, okuyana işkence.
İnsanlar vardır:
Silik,
Sıradan…
Malda, mülkte; makamda,mevkide
Gözleri yoktur.
Söz etmezler paradan.
Anlatma en yakınına bile sırrını,
Söyleme saçının teline bile.
Anlatır diğer saç tellerine;
Söyleme sırrını rüzgâra,
Rüzgâr fısıldar ağaçlara,
Ağaçlar anlatır kuşlara,
Alimler ilim bilmezdi
Kişi kendini bilmezdi
Zihin göyaşın silmezdi
? işareti olmasaydı.
Cehalet ki, hep önlerde
İyiliğe niyet edeceğim,
Darlıkta kanaat edeceğim,
Bollukta şükredeceğim,
sıkıntıya sabredeceğim,
Varsa hatalarımı kabul edeceğim;
Aza kanaat edeceğim,
Allah’ı seviyorsan
Onun sevdiklerini seviyorsan
İnsanları seviyorsan
Hayvanları seviyorsan
Ağaçları seviyorsan
Kuşları seviyorsan
Karanlık bir gecede kaybolanlar nerede?
Geçti bahar, ağaçların dalları kurudu,
Canımdan saydığım yâr bile bu gün el oldu.
Ne garip ki,dostum düşman,düşmanım dost oldu.
Güneşi yakar gündüzün ortasında ahım!
Çok,çok yoruldum hayattan tutmuyor dizlerim,
Serin ve sisli bir sonbaharın seherinde
Alev gibi bir haber geldi ta uzaklardan.
Ateş gibi yanan gönlümün gül bahçesinde
Kurtulamadı bülbül kurulan tuzaklardan.
Can verdi o şeyda bülbül o gamlı havada
Duruyor mu merdivende hâlâ ayak izlerin?
Unuttum, kahverengi miydi neydi gözlerin?
Gelsem bahçendeki ağaçlar tanır mı beni?
Gözlerim hatırlayabilir mi ki gölgeni?
Senden bir haber uğruna yollara vurdum ben,
Öyle mi böyle mi?
Bir şarkıcı,
Bir sinemacı,
Bir tiyatrocu
Soyununca sanat,
Bir kadın Allah için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!