Bir damla yağmur deyip geçme
An gelir bir deli sel,
An gelir bir koca göl olur
Bir damla su deyip geçme,
An gelir hırçın bir döl,
Görüp bilmek istersen eğer yüce Allah’ı,
Böcek arıya değil,kovandaki bala bak.
Tanımak istersen sevgili Resulullah’ı,
Ayakkabıya değil,yürüdüğü yola bak.
ŞÜKRİYE TEYZE
Çift sürüyorum tarlada
Çift öküz
Bir yandan da bahçe suluyorum.
Öküzün biri yere yatıyor birden.
Aylardan şubat…
Yazdan kalma bir gün…
Yer Uncalı Mezarlığı…
Mahşeri bir kalabalık…
Beyefendi eşraftan…
Hatırı sayılır zenginlerden.
Sultanım!
Can bulur sende can,
Gövdesinde bin ayı barındıran,
Sende inmeye başladı Kur’an.
İnsanları miraca götüren Burak’sın,
Sırr-ı Kur’an’sın,
Koklar hasretini taze yağmış yağmur gibi
Dalgalı gözlerim o güneş kokulu şehrin.
Çeker her seher efsunlu bir oksijen gibi
Sevdalı hayalini ruhuna derin derin.
Kar yağdı dumanlı dağlara
Zehir katıldı ballara,yağlara
Hüzün indi bahçelere bağlara
Sus ey bülbül,ötecek zaman değil!
Çırpınıp neden tüylerini dökersin
Bilmem neden tek derdimiz mal,mülk,kat,yat
Hazır beklerken kapının önünde tahta at?
Tik tak,tik tak çalışır durmadan
Gece gündüz uyumadan saat.
Çalışmaz bazıları kurmadan
Uyursa saat,kopar bir feryat.
Ormanda ağaçların
Yeşili de olur kurusu da
Eğrisi de olur doğrusu da.
Dolaşır ormanda özgürce
Kuşu,sineği,böceği,arısı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!