Kar yağdı dumanlı dağlara
Zehir katıldı ballara,yağlara
Hüzün indi bahçelere bağlara
Sus ey bülbül,ötecek zaman değil!
Çırpınıp neden tüylerini dökersin
Örümcek ağı
Mağaranın ağzında…
Göremiyorlar.
Güvercin yumurtası
Ve güvercin yuvası…
Korkma ölümden
Huzurda biraz eğil
Şunu iyi bil
Ki ölüm, bir son değil,
Taze bir başlangıçtır
Sonbahar geldi,
Hava hafiften soğuk.
Solgun karanfil,
Yaprak saman sarısı,
Topraksa koyu yeşil.
Kızdım mimara,hem de çok kızdım
Tavanda bir ip bağlayacak yer yok diye.
Eskiden evin tavanına asılırdı torbalar
Evin duvarına asılırdı tüfekler.
Boynum yanımda ama;
İpi asacak yer yok.
Okunurken sabah ezanı Varsak’ta her seher,
Geçmeye başlar halk otobüsleri birer birer.
Ezan sesleri motor seslerine karışır,
Günün taze ışıkları dostlarla barışır.
Ben bir bahçıvandım sessiz ve kendi halimde
Çalışıyordum; karnım yarı aç, yarı toktu.
Çok güzel güller yetiştiriyordum bahçemde
Hiç kimsenin canında,malında gözüm yoktu.
Hangi sebeple çıkardın beni işten usta?
Fark etmez,ister kışın ister yazın
Ölürsem mezarımı derin kazın
Bir gül dikin mezarımın başına
Mezar taşıma hiç gülmedi yazın.
O gül benim gülmediğimi bilsin
Lapa lapa yağar yağar kar,
Uçar uçar kelebek gibi uçar,
Bir oyana bir bu yana savurur rüzgâr.
Rüzgârın önünde beyaz bir bulut gibi
Kar…
Ağaçlar pamuktan birer kule,
Gönlümün mehparesi
Aşkımın çilehanesi
Vatanım!
Helaldir sana kanım
Fedadır sana canım
Vatanım!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!