Okunurken sabah ezanı Varsak’ta her seher,
Geçmeye başlar halk otobüsleri birer birer.
Ezan sesleri motor seslerine karışır,
Günün taze ışıkları dostlarla barışır.
Fark etmez,ister kışın ister yazın
Ölürsem mezarımı derin kazın
Bir gül dikin mezarımın başına
Mezar taşıma hiç gülmedi yazın.
O gül benim gülmediğimi bilsin
Denizin kıyısına kazın mezarımı;
Çünkü ben denizin emzirdiği çocuğum.
Ilık deniz rüzgârı almalıyım,
Yoksa huzur içinde uyuyamam.
Girince kabre ne güneşim kalır
Üzüm gözlüm gel sana bir nasihat edeyim.
Gel gir rüyama oradan hiç geçici olma.
Ben sensiz, renksiz,karanlık rüyayı nedeyim.
Gel beni terk ederek benden kaçıcı olma.
Üzüm gözlüm gel çıkma evde kal sağlıklı kal
Kara gözlerinde
Kara bulutlar dolaşıyor,
Yağmur
Ha yağdı ha yağacak;
Fakat güneş ufuktan
Yine doğacak.
Uyan ey gözlerim derin uykudan!
Uyan,aşkın rengine sen de boyan,
Aşka çağırıyor seherde ezan,
Uyan ey gözlerim derin uykudan!
Budur bu âlemde en hayırlı iş
Balkondayım,
Soğuk bir balkonda…
Vakit gece yarısı…
Şimdi ışıklar yanacak,
Görenler beni hırsız sanacak.
Uykularım kimbilir nerdesiniz?
Nerdesiniz ey kaçan uykularım?
Yıldızların uçtuğu yerdesiniz.
Sabahlara dek sizi sayıklarım.
Şimdi acep kimin gözündesiniz?
Uyurken herkes mışıl mışıl
Uyku tutmuyor benim gözlerimi
Gökyüzüne bakıyorum,
Hava açık,ışıl ışıl…
Cemal Süreya şüphesiz büyük şair;
Fakat dediği gibi uzaktan sevmek olmaz.
Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
Kokusunu almadan,
Boynuna sarılmadan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!