Geleceğe doğru tırmanırken zaman,
Daralan kafalardan akmıyor artık fikir.
Tıkanan damarlarda dolaşmıyor temiz kan;
Bütün damarlardan kir akıyor kir! ..
Kir taşıyor ırmaklar dalgalı denizlere,
Her zaman dosdoğru ol,söyleme yalanı,
Çıkarsın tatlı dilin deliğinden yılanı,
Ölünce hayırla ansın insanın geride kalanı.
Kırıcı olma,kırar mı insanı insan?
Çalma başkasının malını,olma hırsız,
Seviyorum çayı
Kıpkırmızı, nar gibi.
Gülüşü çay tadında olanları da…
Sıcaklığı yâr gibi…
Ormanda çamların ilahisini dinler gibi,
Akşama kadar susuzluktan cayır cayır yanıp
İftarda kana kana su içer gibi,
Çayla simit yer gibi,
Deniz kenarında dalgaların şarkısını dinler gibi,
Güneşin doğuşunu seyreder gibi,
Her sabah gelir penceremin önüne
Öter cik cik cik!
Minicik
Mini mini minnacık
Eti bir damlacık
Doğa harikası serçecik
Sert esti rüzgâr,kapladı her yeri kar,
Yorgun bir dal kırıldı ağaçtan,
Düştü toprağa; toprak kirlendi.
Eridikçe karlar,çoğaldı sular.
Elâ gözler uykuya daldı,
Baharım,yazım
Çiçek kızım…
Sağ kolum,
Güçlü kolum,
Aslan oğlum…
Sevgili eşim,
Kan sürülüyor ak günlerin duruluğuna,
Yorguluk yükleniyor dünün eskiyen yorgunluğuna.
Yakıyor içimizi baldıran zehiri sözler,
Birbirini görmez oldu,mil çekilmiş âmâ gibi gözler.
Savuruyor gönülleri dilde biriken fırtınalar,
Gelince mevsimlerden ilkbahar,
Açar rengarenk sevgi çiçekleri.
Sevgililer göğsüne takar,
Burcu burcu sevgi kokar sevgi çiçekleri.
Kimi kısa,kimi uzun,kimi ince...
Hüzünler yaşıyordu sevgili.
Çok daralmıştı.
Kaybetmişti çok sevdiklerini
Üç ayın birinde.
Önce bir anda bir aylık mesafeye
Oradan milyonlarca yıllık mesafeye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!