Bugün
Sen ,ben ,o yok
Biz,siz,onlar yok
Bu,şu,o yok
Bunlar ,şunlar,onlar yok
Ayakları oldukça kısadır ve beş parmak,
Dili yapışkan, boyunun iki katı uzun,
Kıskaç olur ayaklar ikiye ayrılarak,
Olduğu yerin rengini alır bukalemun.
Asırlardır peşinden koştuğun gül
Sana yâr olmadı gitti ey bülbül!
Gülün yayından çıkan zehirli ok,
Şakımıyor seherde bülbül,dalında gülün
Seher mahzun ben mahzun,bülbül mahzun,gül mahzun!
Nazlansa da âşıktır sesine gül,bülbülün,
Feryadı kaldı şimdi gülün ve ruhumuzun.
Emer de senin bir damlacık kanını
Bir kerecik gülmez sana o zalim gül.
Ey gül!Artık surat asmaya ne hacet;
Öldü rengi(ni) kanından aldığın bülbül.
Helal olsun gül için akan kanlarım
Aşık bülbül kavuşamayınca güle
Sitemle başlar her gün her seher söze
Sanki suç hep kırmızı güldeymiş gibi.
Seven “almalı”derler incinmeyi göze
Sanki gülü sevmemek eldeymiş gibi.
Burası var ya işte tam burası
Mevla’nın cana can kattığı yerdir.
Burası var ya işte tam burası
Nûrun karanlığı yuttuğu yerdir.
Kırk yıl bir fincan acı kahvenin
Türk,Kürt,Abaza,Türkmen,Tatar…
Rengimize bizim renk katar.
Edirne’den ta Van’a kadar,
Bu yurt bizim, bu vatan bizim.
Güneş guruba meyletmiş her yer soluk soluk,
Mor bulutların gözünde bir hüzün bir hüzün!
Alevler sarmış her yeri yangın yeri ufuk,
Görünmüyor artık ölümü koklayan yüzün.
Hani tarihin başkenti var ya şehr-i İstanbul,
İlkbaharı konu seç,açsın çiçekler,
Üçuşsun kelebekler böcekler.
Olsa da olur,olmasa da vezin,
Neymiş imla, imge,duygu, fikir?
Noktalama bilmesen de olur şiir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!