Geçti sabah,
Geçti Öğlen.
Zaman daralıyor
Unutma sakın.
Şimdi
Vakit ikindi.
Alacağım var benim zamandan,
Çok çabuk geçti hızlı tren gibi,
Ben çocukluğumu yaşamadan…
Alacağım var benim zamandan,
Çok çabuk geçti rüzgâr gibi,
Ben gençliğimi yaşamadan…
Bil ki silleyi vuran âlemlerin ilâhıdır bu,
Büyüklenmenin büyük günâhıdır bu,
Hak edenleri demiyorum ammâ,
Haksız yere mahkûm olanların âhıdır bu.
Kimsenin âhı kimsede kalmaz,
Bin sekiz yüz seksen birde
Doğdun Selanik’te.
Hür havasını aldın yurdun.
Yirmi üç Nisan bin dokuz yüz yirmide
Millet meclisini açtın.
Toroslar gelinliğini giyerken,
Karlar sel olup ovaya inerken,
Herkes neşelenip gülüp oynarken,
Benim gözlerim hazin hazin ağlar!
Gelirken dağlarına evvel bahar,
Seni sevmek ,
Gül olmaksa gül olurum
Kül olmaksa kül olurum
Yanmaksa yanarım,
Kanmaksa kanarım.
Biliyorum,günahkârım,
Ben bir öğretmenim
Gözlerim çakmak çakmak
Tarihten ilham alarak
Daima ileriye bakarım,
Adın ile yazdım adını yüreğime
Bedenini değil,yüreğini sevdim
Canımı canına minnet bildim
Çarptın yüreğime merdiven başında
Diyemedim, gözlerim gözlerine erir bakınca
Ellerim ellerine dokununca dirilir
Bir şair,
Şunları söylüyor
Açlığa dair:
Açlık çoğunluktadır.
Hangi açlık?
Midesel açlık mı?
“Her canlı ölümü tadacaktır.”
Hüküm kesin ve herkesin başında;
Açılınca dünya kafesi
Bir anda uçar kuş
Duyulur ölümün çıtırdayan sesi
Ve verir kalbim son nefesi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!