Omuzlarında dünyanın kadim yorgunluğu,
Gözlerinde feri çekilmiş bir akşamüstü sessizliği.
Parmak uçlarında kırık dökük hayallerin tozu,
Sanki her adımı, bitmek bilmez bir yokuşun izi.
Aynadaki yüz tanıdık ama bir o kadar uzak,
Çizgilerinde saklı binlerce uykusuz gece.
Ruhu, fırtınadan yeni çıkmış bir yaprak,
Dudağında asılı kalmış yarım bir hece.
Ama bak, tam orada...
O yorgun göğsün derininde bir nabız atıyor,
Kışın ortasında unutulmuş bir tomurcuk gibi.
Zamanın külleri altına sığınmış bir kor,
Usulca bekliyor uyanacağı o serin vakti.
Çünkü güneş, en çok yorulanın alnına doğar,
Ve toprak, en çok sızlayan yerinden çiçeklenir.
Avucundaki çizgiler birer yol olur sana,
Tükenmişlik dediğin, aslında yeniden ekilmektir.
Silkele üstündeki o ağırlaşmış bulutları,
Senin içinde koca bir gökyüzü saklı.
Bir nefeslik cesaretle açılacak kapıları,
Görüyor musun? Gelecek, sabrına çoktan razı.
Kayıt Tarihi : 28.03.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!