Kara Çocuk 2 Şiirleri - Şair Kara Çocuk 2

Kara Çocuk 2

Gönlümde nur var, adı Hakk’ın sesi,
Her nefesim zikre döner, her anı tecelli.
Ben yokum derken ben, yokluğumda parlar varlık,
Fena perdesi aralanır, baki kalan yalnız O’nun nurudur.

Kalbim meydan oldu, aşkınla titrer sessiz,

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

Kapı çalındı; sarı lamba titredi.
Baristanın sesi “orta kavrum” dediğinde
kalbimdeki gece biraz açıldı.
Köpüğün üzerine ince bir yol çizdim;
adına çıkan en kısa güzergâh yine kahve kokusu oldu.

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

​1.
Gönül mülkünde sâbitiz, sükût-ı yâr fersâhtır,
Vefâ ehli olan dilde, vakar-ı aşk bir şâhtır.
​2.
Gözüm yumdum cihânın varına, sâdece bir nûra,
Ki bu tek bir teveccüh, bin cihâna bedel-i câhtır.

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

Hâmûş olsa o şâh-ı cihân, gayrı yâr istemez,
Cân cevrini çekse de, özge bir dildâr istemez.

Ağyâr gelip kûyuna arz-ı endâm eylese,
Çeşmim o şemsden gayrı bir zerr-i envâr istemez.

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

bugün yine şehrin içinden geçtim;
kimse fark etmedi içimdeki boşluğu.
bir otobüs durağında çakılı kaldım —
kalbimin yön tabelası hep sana dönük.
sen gelsen yeter.

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

Sessizliğin ortasında bir isim yankılanır,
Kalbimin en gizli yerine saklanmış bir sır gibi.

Düşlerime dokunan ince bir sızı,
Her hatırlayışımda sevdaya dönüşür.
Bir gökyüzü kadar uzak,

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

Gökyüzüne bakarken
aklıma yine sen düşüyorsun;
mavinin bir yanı aydınlık,
bir yanı senden kalma karanlık.

Rüzgâr yüzüme çarpınca

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

Gün doğmadan yola düştüm Gülhane’nin gölgesinden,
Süzülüyordu sabah, tarihin sessiz nefesinden.
Serinlik indi usulca Ayasofya’nın taş kubbesine,
Kalbim, ilk ezanla eğildi; secdenin derin sesine.

Sultanahmet’te yürürken, her adımda tarih uyanır,

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

Ben o gülü soldurmak istemem,
Hep güzelce çiçek açsın isterim.
Kimi zaman arada kalır, kimi zaman susar,
Ama bilirim; bir gün can suyuna ihtiyaç olur.

Ansızın bir bulut gelir,

Devamını Oku
Kara Çocuk 2

I.
Gümüş bir mühür gibi basıldın geceye; kaskatı, vakur ve dilsiz,
Sen ey Dolunay! Bakışın mermerin iliklerine sızan o derin dehliz.
Zamanın paslı dişlilerini durduran o dikey, o mağrur beyazlık;
Ruhun en tenha sokağında yankılanan o mukaddes yalnızlık.
Sana bakmak; bir uçurumun kıyısında, dünyanın bütün gürültüsünü

Devamını Oku