Kara Çocuk 3 Şiirleri - Şair Kara Çocuk 3

Kara Çocuk 3

Hâmûş olsa o şâh-ı cihân, gayrı yâr istemez,
Cân cevrini çekse de, özge bir dildâr istemez.

Ağyâr gelip kûyuna arz-ı endâm eylese,
Çeşmim o şemsden gayrı bir zerr-i envâr istemez.

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

Geldiler...
Yüzlerinde bana ait olmayan bir heves,
Dillerinde yorucu bir telaşla.
Gözlerime bakıp, beni sevdiklerini söylediler.
İçimde kendilerine bir yer aradılar uzun uzun.
Sadece sustum.

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

bugün yine şehrin içinden geçtim;
kimse fark etmedi içimdeki boşluğu.
bir otobüs durağında çakılı kaldım —
kalbimin yön tabelası hep sana dönük.
sen gelsen yeter.

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

Sessizliğin ortasında bir isim yankılanır,
Kalbimin en gizli yerine saklanmış bir sır gibi.

Düşlerime dokunan ince bir sızı,
Her hatırlayışımda sevdaya dönüşür.
Bir gökyüzü kadar uzak,

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

Gökyüzüne bakarken
aklıma yine sen düşüyorsun;
mavinin bir yanı aydınlık,
bir yanı senden kalma karanlık.

Rüzgâr yüzüme çarpınca

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

Gün doğmadan yola düştüm Gülhane’nin gölgesinden,
Süzülüyordu sabah, tarihin sessiz nefesinden.
Serinlik indi usulca Ayasofya’nın taş kubbesine,
Kalbim, ilk ezanla eğildi; secdenin derin sesine.

Sultanahmet’te yürürken, her adımda tarih uyanır,

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

Ben o gülü soldurmak istemem,
Hep güzelce çiçek açsın isterim.
Kimi zaman arada kalır, kimi zaman susar,
Ama bilirim; bir gün can suyuna ihtiyaç olur.

Ansızın bir bulut gelir,

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

I.
Gümüş bir mühür gibi basıldın geceye; kaskatı, vakur ve dilsiz,
Sen ey Dolunay! Bakışın mermerin iliklerine sızan o derin dehliz.
Zamanın paslı dişlilerini durduran o dikey, o mağrur beyazlık;
Ruhun en tenha sokağında yankılanan o mukaddes yalnızlık.
Sana bakmak; bir uçurumun kıyısında, dünyanın bütün gürültüsünü

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

Ağaçlar bakıyor gök hâleye,
Yağmurun iç sesi süzülür geceye.

Dolunay, suskun bir misafir gibi,
İçimi okşar, yalnızlığa sıcak bir perde.

Devamını Oku
Kara Çocuk 3

​I.
Hududun öte yakasında, zamanın hükmünü yitirdiği o kör noktadayım.
Arkamda, kapıları yüzüme mühürlenmiş o "yasaklı coğrafya" flulaşıyor.
Burası; senin o mağrur sınırlarının bittiği,
Benim ise "hiçliğimin" başladığı, mayın döşeli o tampon bölge.
Gümrük kapıları sürgülü, tel örgüler jiletli...

Devamını Oku