sonsuzluğun ortasında bir ozan:
evreni yaşatan hayat damarları
sana koştuğum yollardır
yaşamaya olan zaaflarım
ne sen ne bir başkası
karşımda gülüşün uzak ilkyaz özlemleri
kağıt gemilerim kalsın denizlerimde izin ver
uzak düşlerimle ıslansın ellerim sıkıntısız
mütevazi rüyalarımda kaçıncı kez gittin güvercinli
gerçekler abartılıdır oysa bir ayrılığın ortasında
ne bir kanat sesi ne bir serap yanılgısı...acı...
yalnızlığın en köşesindeydim
aklımın ucunda devamlı gideceğin
ortasında olduğum tek şey
düşünmekti...
herşeyden önce sesime dokun istedim
karıştım sesinin kalabalığına
yokuş yukarı ikindilerde
bütün yönlerin hazin ve
açık vişne çürüğü sonuyum ben
sesinin kalabalığında ağır düşünceli
bir ara sokak mutluluğu
kitap heyecanlarıyla dağıldı ev
kararık odada unuttuğum sesim
hala seviyor seni...
ölü kuş portreleri çiziyor uykum
uyanınca bir göçten kurtuluyorum sanki
balkonlarımız akşamlara hazırlanırdı
rüzgardan kaçmak imkansız
sokaklar boyu acılı bir bekleşmek bu
biliyorsun rüzgarlar acılaştırırdı
balkonlarımıza düşen rüzgarın sesini
çocuk seslerine banardık acılaşmamızı
kısıldığım kapanda kuş sürüleri
herkesin özgürlüğü bi garip
sevmelerimin muhatabına esir
yalınlığımla sokağınım
hiçbir kapımın numarası yok
ve bulutlarla mühürlü kimliğim
bu defa çok konuşmayacağım
sevgilim
duygusal geceye doğruluk
yoğunluğunu atamıyorum üzerimden
aralık soğunun
is kokulu seyrek çocuk saçlarında
karşı karşıyayız ayrılığımızla
kavuşmakla ise sırt sırta
niyeyse
sarılamıyorum karşımdaki boşluğuna
sarılıp uyuyamıyorum




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.