masumca mutsusuz hiç olmazsa
hiç yoktan iyidir
masumluğun her hali güzel
neyi örtbas etsem ki
baharı m ı
hani akşamlar açılırdı yüzümüze
aydınlığı sarı odalı kapılar
çocuk neşesiyle okşanırdı hüznümüz
ağlamak isterdik ağlayamazdık
boğazımızda düğüm düğüm hayat
dışarının ölü karanlığı
sen bir sonsuzluksun
bense başlangıçsız bir nokta
güneşli bir günün özlemi gibi örtersin mutsuzluğumu
aa canım bu senin saçların mıydı
hansız bakardık yıldızlara
yakamozlara uzak kuğu boyunlu
bağlamanın telinde en yanık ton gibi
öfkemizin kını yok
ama biliriz evreni anlamak hesap kitap işi
bizle biçimlenecek zaman
halimi anlamazsın düşkünüm başkalığına
başkalığına diyorum sen başkasın başkaları
başka baharların gülen gözlü kuşları
başka tüm şehirler ben hep ben her öteki adam
benden ayrıldın ayrılalı biraz biraz başkalarısın başkalarında
bu denli amatör olmasaydım kavuşmalara
herşeyimiz tamdı bir gözlerimiz yabancı
susuşumuzla çok şey anlattık birbirimize
sararan yapraklarda kırılgan öykümüz yalancı
serçelerin su içişi yağardı güneşimize
ağaçlar yapraksız bulutlar küsmüş yağmura
seni kaçırdım düşlerimden de
yetişemedim insan yanına bakışının
ve bu dünyanın zamanlarına sığmadı
birbirimizi tanımamız
senin yerini alan yollarda
elimde sonluluğun nihayet senin de
gözlerinde kalmaklı bakışlarının kuşkulu çaresizliği
sesinin yıkıcılığı sarhoşluğu benim bulutlarımın
affet dünyayı unutmuşluğumu
bazen yarım kalmış bir şiir gibi susardım hatırla
ölüme karşı sonsuz tercihimdir bu
yenilendim uygun görmedim eskimeyi hiçbir anımıza
ben yıkık köprüler gibi unutulmuş olsam da
içimdeki keskin ırmaklarını unutamamamın diretmesi
bu kar neşesi
bu eldivenliği ruhunun
ellerime geçişi öyle neye dokunsam
gözlerini aç
yüzüme vursun ışığın
ay içine kapanık bu gece
kış…soğuk…




-
Öztürk Acun
Tüm YorumlarBravo öğretmenim. Başarılar diliyorum. Bir perde açılır biri kapanır.